T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Bir ustanın ardından

Türk Edebiyatı dergisinin son sayısı geçtiğimiz şubat ayında vefat eden Ahmet Kabaklı Özel Sayısı olarak çıktı. 80'i aşkın seçkin kalemin Şeyhülmuharrin'i anlattığı 200 sayfalık sayı 40 bin adet basılarak sahasında bir rekor kırdı.

Türk dergiciliğinin okul kimliği taşıyan ve en uzun ömürlülerinden biri olan Türk Edebiyatı dergisinin 330. sayısı, geçtiğimiz şubat ayında kaybettiğimiz şeyhül-muharririn Ahmet Kabaklı özel sayısı olarak yayımlandı. Kabaklı Hoca'ya yakışır bir özel sayı olan dergi, vakıf ve dergi personelinin hummalı bir faaliyeti sonunda ortaya çıktı. Öğrencileri, dostları ve sevenlerinin kaleme aldığı yazılardan oluşan, 200 sayfalık özel sayı, hacim, kapsam ve derinlik itibariyle bir kitap-dergi kalitesinde. 40 bin adet basılan bu özel sayıda, 80'i aşkın yazar, şair, bilim ve fikir adamının alperen Ahmet Kabaklı'yı çeşitli yönleri ile anlatıyor. Ancak bu yazılardan biri ilim âlemi için de çok önemli. Yard. Doç. Dr. Erol Ülgen'in hazırladığı "Ahmet Kabaklı Biyografisi" bugüne kadar yazılanların en noksansızı niteliğinde. Dergide ayrıca, vefatından kısa bir süre önce Mehmet Canıtatlı'nın Şeyhülmuharririn Ahmet Kabaklı ile yaptığı bir konuşma ve Kabaklı'dan seçme yazılar ve şiirler de bulunuyor.

Türk Edebiyatı Ahmet Kabaklı özel sayısında İlhan Bardakçı, Yavuz Bülent Bakiler, Sevinç Çokum, Orhan Okay, Ümit Meriç, Sadık Kemal Turan, Altan Deliorman, Emin Işık, Ahmet Taşgetiren, Birol Emil, Muhammet Nur Doğan, Melih Has-Er, Ömer Lütfi Mete, Ozan Arif, Bahtiyar Vahapzade, Hüsrev Hatemi, Servet Kabaklı gibi pek çok seçkin kalem alperen Ahmet Kabaklı'yı dillendiriyorlar.

Ahmet Kabaklı Özel Sayısı'nın bir başka önemli tarafı da pek çoğu ilk defa yayınlanan Ahmet Kabaklı fotoğrafları. Kabaklı ailesinin albümlerinden derlenen bu fotoğraflar 10-11 yaşlarından başlayarak 77 yaşına kadar bir Ahmet Kabaklı panoramasını ortaya koyuyor. Yazı ve fotoğraflarıyla temiz, titiz ve doyurucu bir sayı olan Ahmet Kabaklı Özel Sayısı, her edebiyat severin kitaplığında yer alacak nitelikte bir eser.

48 gün arayla iki büyük acı

Türk Edebiyatı Vakfı ve Dergisi 48 gün arayla iki büyük acıyı ard arda yaşadı. 23 Aralık 2000 tarihinde, bir Kadir Gecesi'nde vefat eden Ahmet Kabaklı hocanın eşi ve Vakfın kurucusu Meşkûre Kabaklı Hanımefendi ardında kalanları kedere boğmuştu. Ondan 48 gün sonra 8 Şubat 2001 tarihinde şeyhül-muharririn Ahmet Kabaklı da Hakk'a yürüdü. Hocalığıyla, kalemiyle kendini 54 yıl Hakk'a ve millete adamış bu büyük insan fâni dünyaya elveda diyerek gerçek âleme göç etti. Geride kalanları derin kederlere boğan bu göç, 10 Şubat 2001 Cumartesi günü Fatih Câmii'nin avlusunda on binleri tek yürek hâline getirdi. Câmiin içini ve avlusunu hıncahınç dolduran sevgi seli, Kabaklı Hoca'yı Eyüp Sultan'daki ebedi istirahatgahına kadar takip etti. Türk milleti 54 yıl kendi değerlerini bayrak yapan, Altan Deliorman'ın deyimiyle "Bayrağı yükseğe kaldıran adamı" ihtişamlı bir törenle sevdiği Allah'ına uğurladı. Tel: 0 212 526 16 15

 
Suya da, sabuna da dokunuyorlar!

Mora'dan Viyana'ya Osmanlı'nın Avrupası
Yunanistan'dan Almanya'ya 9 ayrı ülkeyi 55 günde dolaşan gazeteci Nihat Kaşıkçı ve Hasan Yılmaz, bu yorucu seyahatlerini bir albüm-kitapta topladılar. Türkler'in yaşadığı ülkeleri dolaşarak Aras'tan Volga'ya Kafkaslar, Kafkasya Seyahatnamesi, Batum'dan Burgaz'a Karadeniz'in Öteki Yakası, Karadeniz Seyahatnamesi adıyla ikisi albüm kitap olmak üzere 4 kitap yayınlayan seyyah-gazeteciler Almanya'dan Yunanistan'a uzanan seyahatlerini de 'Mora'dan Viyana'ya Osmanlı'nın Avrupası' adıyla albüm kitap haline getirdiler. Türk Metal Sendikası'nın sponsorluğunda gerçekleşen seyahat sonucu oluşan 'Mora'dan Viyana'ya Osmanlı'nın Avrupası' adlı eser, yine aynı sendika tarafından yayınlandı. Nihat Kaşıkçı ve Hasan Yılmaz'ın karayoluyla gerçekleştirdiği yorucu 9 ülkeye seyahat sonrası ortaya çıkan eser, Almanya dışında diğer ülkelerin tarihi, sosyolojik ve kültürel özelliklerini taşıyan fotoğraflar ve bu fotoğraflarla ilgili bilgilerden oluşuyor. Eser de ayrıca, her ülkenin tarihi hakkında da bilgiler veriliyor. Kaşıkçı ve Yılmaz seyahat ettikleri ülkeleri şöyle tanımlıyorlar: Yunanistan; AB üyeliğinden kaynaklanan refah nedeniyle 'rahat ve seyahati kolay', Arnavutluk; Lüks otomobilleriyle 'korna çalma hastalığı'na tutulmuş, Makedonya; 'Medeni dünyaya ayak uydurmaya çalışıyor', Kosova; 'Avrupa kıtası üzerindeki bilek güreşinden kaynaklanan sanal savaş' alanı, Macaristan; 'Geçmişinde imparatorluk dönemini yaşamış olmanın vakarını taşıyor', Hırvatistan; 'AB haritası içinde yerini alacak', Bosna-Hersek; 'Avrupa'nın göbeğinde Müslüman olmanın tüm zorluklarını yaşıyor', Avusturya ve Almanya; 'Liberal sistemin Avrupa'daki kaleleri.'
4 Nisan 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED