|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
"Din öğretiminde Avrupa Birliği normunu yakalamak." Milli Eğitim Bakanlığı bu yolda "ilk adımı" atmış. Bu "ilk adım"ın atılması iyi de, arkasını nasıl getireceksiniz? Din öğritiminde "Avrupa Birliği normu" adı verilen "şey"i yakalamak o kadar zor bir iş ki... Üstelik bu alandaki zorluk Türkiye'nin bundan sonraki "adımları"nı nasıl atacağıyla sınırlı da değil. "Din öğretimi" konusu öyle zorlu bir konu ki, "Kürtçe TV ve öğretim" gibi konuların onun yanında sözü bile edilemez... Herşeyden önce "Din öğretiminde Avrupa Birliği normu" gibi bir "norm"dan söz etmek mümkün değil. Neredeyse, Avrupa Birliği içinde yer alan 15 ülkede 15 ayrı "norm" var... Komşumuz Ortodoks Yunanistan'daki uygulamayı mı örnek alacaksınız; yoksa Katolik İrlanda'nın seçimini mi? İngiltere mi bize örnek olacak, yoksa laik Fransa ya da laikliği tanımayan Almanya mı? Ayrıca dikkat ederseniz, şöyle ya da böyle "Hıristiyan Avrupa"dan söz ediyoruz; "Müslüman Türkiye"nin "norm"a ilişkin başka problemleri de var kuşkusuz! Yunanistan'ı örnek alırsak yandık... Hepimiz biliyoruz ki, Yunanistan'da Ortodoksluk ve "ulusal kimlik" bir bütün oluşturuyor. Bu ülkede, farklı inançların açıkça yarıştığı anlamında bir din ve vicdan özgürlüğünün olmadığını kabul etmeyen yok. Ortodoksluğa bu ülkede tanınan anayasal statünün bir benzeriyle diğer 14 ülkede karşılaşmak mümkün değil. Bu ülkede Ortodoksluk ve "kültürel kimlik" o derece iç içe geçmiş ki, inançlı olmayanların büyük çoğunluğu bile "medeni nikah" yerine "dini nikah"ı tercih ediyor. Ülkedeki "Din öğretimi"nin hangi "norm"a göre düzenlendiğini varın siz hesap edin... İrlanda'da Katolik Kilisesi ilk ve orta öğretimin yüzde 80-90'ını yönetiyor. Din öğretiminin (öğrenciler "bilgilensinler" diye değil, "Katolik" olsunlar diye) varlığını sorgulamak kimsenin aklından bile geçmiyor. Katolik Kilisesi'nin öğretmenler üzerindeki denetimi de çok kuvvetli. İngiltere'deki "norm" daha bir değişik. Eğitime ilişkin 1944'te çıkan yasa, (isteğe bağlı olsa da) programda din eğitimine yer açılmasını emretmiş. Okullarda sabah içtiması duayla açılıyor. İngilizler'in büyük bölümü okulda din öğretimine taraftar. Ülkede 16 bine yakın devlet okulunun yanında 7 bin kadar da farklı mezhep ve dinlerin çizgisinde özel okul var. Fransa'daki "norm" bambaşka. Devlet okulunda din dersi yok. Ama devlet, haftanın bir gününü, yani çarşambayı (önceleri perşembe idi) öğrencilerin okul dışında alacakları din öğretimine ("eğitim" anlamında) ayırmış. Çarşambayı telafi için de cumartesi günleri yarım gün okul koymuş. Ancak veliler giderek bu uygulamadan şikayetçi; "haftasonu" programını bozan cumartesi derslerinin kaldırılmasını istiyorlar. Bu ülkedeki çok sayıda okul da dinsel cemaatlerin yönetiminde. Almanya'da din öğretiminin "norm"u "Biz"e hiç uymaz! Anaokullarını zaten Kilise yönetiyor. Okullarda din öğretimi herkes tarafından kabul görmüş. Din öğretiminin amaçları ve içereği dinsel otoriteler tarafından tesbit ediliyor. Öğrencilerin bu dersten aldıkları not imanlarının ve dinsel pratiklerinden çok entellektüel performansları ölçüt alınarak belirleniyor. Derslerde birçok konu işleniyor; Yeni Ahit, dünyadaki dinler, Reform, insan hakları, silahsızlanma, çevrecilik, vs. Bazı eyaletlerde Müslüman Türk öğrenciler için özel program uygulanıyor. Bazı eyaletlerde din öğretimi almak istemeyen öğrenciler için "ahlak ilkelerinin öğretimi"ni esas alan bir ders konulmuş. Almanya'da (Bavyera dışında), öğrenciler 14 yaşında din öğretimi ve ahlak öğretimleri arasında bir seçim yapabiliyorlar. Yani sözün kısası, "Din öğretiminde Avrupa Birliği normu" diye bir "norm" mevcut değil... Bu durumda, olmayan bir "norm"u bulmak için İstanbul'da gerçekleştirilen sempozyum ne işe yaramış olabilir? Yoksa bu sempozyum, Milli Eğitim Bakanı Bostancıoğlu'nun "Onlar (çocuklarımız), kutsal metinleri ezberlemek yerine sorgulamalı. Bu sorgulamanın nasıl yapılacağını hep birlikte belirlemeliyiz"(!) diye üzerine vazife olmayan konularda açıklama yapması için mi düzenlenmiştir? Bu konuyu tartışmaya devam edelim...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |