T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Pardon çocuklar 23 Nisan bu yıl "büyükler"e lazım

Dün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı milletçe ve yabancı ülkelerden gelen konuklarla birlikte idrak ettik. Adının bu kadar uzun olduğuna aldanmayalım bu bayram aslında bir çocuk bayramıdır. "Ulusal Egemenlik"ten, ulusun egemenlik haklarının asker-sevil bürokrasiye devrini anladığımız için işin bu tarafı bugüne kadar pek önemli olmamıştır. Bizde her milli olay, nasıl olsa bu ülkenin ulusal egemenlik şuurunu bir bayram coşkusuna ya da bir savaş öfkesine dönüştürmek için bir fırsattır. PKK ile mücadele, Ermeni Soykırımı tasarısının bir yerlerde kabul edilmesi hepimizi celallendirir ya da Galatasaray'ın elde ettiği başarılar damarlarımızı kabartır. Bahanemiz çoktur. Dünyada, futbol müsabakaları öncesinde milli marşını okuyan tek ülkeyiz nihayet...

"Türk'e hergün ulusal egemenlik bayramı"dır. Adı 23 Nisan olmuş, 28 Şubat olmuş farketmez.

Ama bugün, durum diğer 23 Nisan'lardan farklıdır. Bugünlerde extra bir bayram gününe fevkalade ihtiyaç duyulmaktadır... Çocuklar kusura bakmasınlar, ulusal egemenlik üzerinden milli duygularının tatmini için bu bayrama onlardan daha fazla "büyükler"in ihtiyacı vardır.

Devleti; herkesten daha çok, herkesin yerine, herkesin adına düşünen ve "gereğini" her zaman yapabilen büyüklerin...

Şimdi de karar kara düşünüyorlar...

"Bu aziz vatanı" demokrasi ve hukuk bahanesiyle bölmek, parçalamak ve kardeşi kardeşe düşürmek isteyen "karanlık güçler"e karşı gövdelerini yıllarca siper ettikten sonra nasıl olup da Amerika'ya teslim etmek zorunda olduklarını düşünüyorlar.

Ulusal egemenliği bu "karanlık demokratik güçler"in eline bırakmamak için 28 Şubat'ta başladıkları "milli", "vatansever", "yerli" operasyonların milenyumun ilk 23 Nisan'ında gelip dayandığı "global iflas"ı düşünüyorlar.

Özelleştirmeyip turşusunu kurmaya niyetlendikleri, tek çivisini söktürmemek için bütün imkanlarını seferber ettikleri devlet şirketlerini elden çıkarmak için şimdi, "kurtulalım da varsın bedavaya gitsin" kararına nasıl "içleri sızlamadan" boyun eğdiklerini düşünüyorlar.

Bağımsızlığını herşeyden üstün tutan! Türk halkının nasıl olup da, içinde bulunduğu krizden kurtulabilmek için gözünü "emperyalist" güçlerin öncüsü Amerika, IMF ve Dünya Bankası'na dikip duaya durduğunu düşünüyorlar.

Neden, bu ülkeyi yıllardır iyi-kötü idare eden "Ulusal egemenlik edebiyatı"nın artık karın doyurmadığını düşünüyorlar.

Düşünüyorlar... Demek ki 23 Nisan düşünceyi de geliştiriyormuş.

Oysa, "Dünyada çocuklara bir bayram hediye eden tek ulus" olmakla övüneceğimize; bir kez olsun, "Dünyada, Ulusal Egemenliği bayram olarak ilan ettiği halde, ulusuna egemenlik hakkı tanımayan tek ülke" olduğumuzu fark etmeliydik.

Vatandaşlarını çocuk kandırır gibi sahte sloganlarla oyalayan bir ülkenin sonunda gelip modern dünyanın çeperlerine çarpacağını anlamalıydık.

"Ulusu" değil, sınırlı sayıda oligarşiyi finanse eden bir mali sistemin, kaynak dağıtım hakkını bir grubun eline teslim eden bir bürokratik mekanizmanın iflasının dramatik olacağını görmeliydik.

"Ulusal Egemenlik" hakkına ilelebet sahip olmak isteyen ülkelerin egemenliği gerçekten ulusa devretmek zorunda olduklarını, demokrasi ve hukuktan vazgeçmemeleri gerektiğini de unutmamalıydık.

Kusura bakmayın çocuklar... Büyükler herşeyi berbat etti. Bayramınıza bu yıl el koyuyoruz. Üstelik, gelecek yıl bu bayramın adının, "Ekonomik kriz ve Kemal Derviş Bayramı" olmayacağını da garanti edemiyoruz.


24 Nisan 2001
Salı
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED