|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, 12 Eylül döneminde hazırlanan 1982 Anayasası'nın, "gayrimeşru" olarak nitelendirilmesine katılmadığını bildirdi. Polis Akademisi'nin aylık yayın organı "Akademik Bakış" dergisinin Haziran sayısında bir söyleşisi yayımlanan Başkan Bumin, 1982 Anayası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mustafa Bumin, "Askerler bize 1982 Anayasası'nı zorla kabul ettirmediler. Kendileri de hazırlamadılar. Parlamentoyu çalıştırdılar. Alt komisyonlar çalıştı. Halkoyuna sunuldu. Sonuçta halkın oyuyla kabul edilen bir Anayasa ortaya çıktı. Onun için bu Anayasa'ya gayrimeşru diyemeyiz" dedi. Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'un 1982 Anayasası ile ilgili "gayrimeşru" şeklindeki değerlendirmesini "çok sert" bulduğunu ve bu görüşe katılmadığını bildiren Bumin, her kuralın, düzenlendiği tarihteki toplumsal koşullara göre hazırlandığının altını çizdi. Sami Selçuk'a katılmıyorum Bumin, 1980'li yılların şartlarını bir kenara atıp 1982 Anayasası'nı değerlendirmenin çok yanlış olduğunu belirterek, "Oysa 82 Anayasası zorla kabul edilmiş bir Anayasa değildir. 82 Anayasası birtakım olumsuzluklar gözönüne alınarak hazırlanmış ve halkın yüzde 90'ının üzerindeki bir çoğunlukla kabul edilmiştir. Dolayısıyla böyle bir Anayasa'yı gayrimeşru olarak görmek bence yanlıştır. Bu tür beyanlara katılmıyorum" görüşünü savundu. Yeni anayasa isterim "Ben 25 Nisan günü Anayasa Mahkemesi'nin 38. kuruluş yıldönümü nedeniyle yaptığım konuşmada 1982 Anayasası'nın artık değişmesi gerektiğini söyledim. Önemli gördüğüm birtakım eksiklikleri belirttim. O gün için doğru olsa bile 19 yıl geçmiş olan bir kuralın bugün artık ihtiyaçlara cevap vermemesi doğaldır. Elbette bir sivil anayasa hazırlanmasını ben de istiyorum. O konuda çalışmalar var." Yeni anayasa paketi yolda TBMM'deki "Partilerarası Uzlaşma Komisyonu"nun yeni anayasa çalışmalarına Eylül'e kadar ara verilirken, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu yeni anayasanın nasıl olması gerektiğine dair "görüş ve öneri paketi" hazırlamaya koyuldu. Kanadoğlu, 1924, 1961 ve 1982 Anayasaları üzerinde uzun bir zamandır devam eden çalışmalarının ürünü olarak hazırlayacağı anayasa paketinde, 'yasama', 'yürütme' ve 'yargı' ile ilgili çağdaş düzenlemelere yer verilmesini isteyecek. Adeta 'alternatif bir anayasa taslağı' niteliğindeki pakette Kanadoğlu, parti kapatma konusunda 'laik ve üniter devlet' ölçütünün esas alınarak Anayasa'nın 69. maddesinin muhafazasını isteyecek. Sabih Kanadoğlu, milletvekili dokunulmazlığına ilişkin 83. madde ile Başbakan ve bakanların görevleri ile ilgili suçlardan dolayı Meclis soruşturması açılmasını düzenleyen 100. maddede hiçbir kısıtlamaya gidilmemesini talep edecek. AB sürecine dikkat çekecek
Kanadoğlu, 1982 Anayasası'nın günümüz koşullarına uyum sağlamayan tüm maddelerinin yeniden kaleme alınarak Avrupa Birliği süreci içinde Türkiye'nin hukuk ayıplarından arındırılması gerektiğini vurgulayacak.
|
|
|
|
|
|
|