|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Orhan Aydın'ın "çaresizliğe düştük" demesi beni fazla hayıflandırmadı, çünkü tüm Anadolu esnafı, sanatkarı ve sanayicisi aylardır aynı şeyleri söylüyor. Ancak bu insanlar; bir başka şey daha söylüyor. "Ey bu devleti idare etmeye çalışanlar, bize kulak verin, bizim ülkemizi yabancılara kul köle etmeyin, güvenin bize, garanti verin de istediğiniz paradan daha fazlasını bulalım!" diyorlar da kimsenin ne duyduğu var, ne de kulak verdiği... Aynı şeyleri Orhan Aydın da söylüyor... "Benim ülkemi elaleme rezil etmek kimin haddine?.. Biz 15-20 milyar doları bulamayacak kadar acze mi düştük? Benim bugün itibarıyle devletime 20 milyar dolar lazımsa, ben 5 fazlasını bulayım. Ancak bunların bizimle hiç bir işleri yok. Onları halktan koparan, uzaklaştıran bir gizli güç var belli ki... Milletine güvenmeyen devlet olur mu hiç!.."
Devlete parayı biz bulalım
Orta Doğu'nun en büyük sanayi kenti OSTİM...Demiri hamur yapacak özellikleri olan binlerce sanatkarın odak noktası olarak bilinen büyük bir kent... Ancak bu muhteşem kentin kadir kıymetini bilen yok; veya biliyormuş gibi görünüp de, arkasını döndüğü zaman "adam sende" diyenler tarafından idare edilen bir ülkenin yöneticilerinin ihmal ettiği verimlilik fışkıran muhteşem sanayi bölgesi. OSTİM'in başkanı Orhan Aydın bazı konularda iş bilmezlere, idareden anlamazlara kafa tutuyor ve "Hükümetin beceremediğini biz yaparız, devletin bulamadığı parayı biz buluruz" diyorsa bunun altında yatan bir gerçek var demektir. Benim devletimi iyi idare edemeyip el oğluna muhtaç edenler, bazı gizli güçlerin talimatlarıyla hareket ediyorlar ve dışarıdan gelen talimatlarla kanun çıkarıp zam üzerine zam yapıyorlar ve tepedekilere hoş görünüp tabandaki halkı alabildiğine eziyorlarsa Orhan Aydın'ın feryadı haksız mı? "Devlet bize güvensin, garanti versin biz bulalım gerekli parayı" diyenlerin sayısı az değil ki!.. Anadolu tüccarının -hem de kısa bir zaman zarfında- 100 milyar doları bulabileceğine ben de inanıyorum. Çünkü yurt çapında yaptığım geziler zarfında hep bu teklifle karşılaştım. Balıkesir'de Borsa Başkanı, Denizli'de Sanayi Odası Meclis Başkanı, Konya'daki birçok holding ve birçok tüccar ısrarla aynı şeyi terennüm ettiler Bu devlet neden hâlâ bu sese kulak vermiyor ve neden "Haydi gelin bakalım, gösterin şu icraatınızı" demezler!.. Cevabı çok basit; "Halktan korkuyorlar da onun için!" Bu devleti yönetenler milletten korkuyorlar, hiç korkmasalardı şimdiye kadar "Çıkardık çıkarıyoruz" dedikleri Mahalli İdareler Yasası'nı çıkarmazlar mıydı? Biliyor musunuz bu yasayı çıkarmak millet idaresinin ta kendisi demektir; halkın uyanışı, demokrasinin tabana yayılışı, halkın çok okuması, kültürünün artması, aydınlığa kavuşması, aklının başına gelmesi, daha çok hürriyet ve daha çok demokrasi istemesi demektir, işte bunun için çıkaramıyorlar Mahalli İdareler Kanunu'nu.
Aynı şekilde Anadolu tüccarından para istemiyorlarsa bir nedeni vardır; hani bir zamanlar YEŞİL SERMAYE diyorlardı ya, şimdi bu yeşil sermayecilere muhtaç oldular dedirtmemek için tenezzül etmiyorlar. Elin gavuruna muhtaç oluyorlar da, kendi milletimize boyun eğmeyi gururlarına yediremiyorlar. Biliyor musunuz, bu yüce devletin kurtuluşu için bu millet meccane para bulur.. hele yurt dışındaki işçi kardeşlerimiz inanınız döviz yağdırırlar. Bu konuda Hayrettin Demirci diye bir Almancı ağabeyimle konuştu, inanınız beni ağlattı. Büyük rakamlardan söz etti, geri almamaksızın yardımcı olabileceklerini ifade etti. Ancak tek bir arzusu var, veya bir tek şartı "devlet güven versin."
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |