T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Vazgeçilmezimiz patates

Mutfakta en çok kullandığımız sebzelerin başında gelen patatesi bazen tek başına lezzetli bir yemek, bazen güzel bir yemeğin yanında ona eşlik eden bir garnitür olarak kullanırız. Patatesi saklarken ve kullanırken bazı şeylere dikkat etmemiz gerekir. Bahar aylarında piyasaya çıkan taze patatesi kullanacağımız miktarda alıp 48 saat içinde tüketmemiz gerekir. Taze patatesin taze olup olmadığını kontrol etmek için de tırnağımız ile hafifçe kabuğuna bastırıp kolay soyulup soyulmadığına bakmalıyız. Eğer kolayca soyuluyor ise patates taze demektir. Eski patates ise esasen yaz sonundan güz sonuna doğru en iyi zamanını yaşar. Eski patatesi saklarken siyah bir torba veya çanta uygundur. Güneş görmeyen, serin ve havadar bir yerde saklamak patatesin çabuk bozulmasını önler. Patatesi pişirirken eğer kabuğu ile haşlarsak patatesin besin değerini koruyoruz demektir. Patatesi soyup da pişirdiğimizde ise besin miktarında mineral yönünden bir miktar eksilme olur. Bu değerli besinler suyla atılır. Patates buğdaydan daha çok potasyum içerdiğinden diyetlerde ekmek yerine yenebilir. Ayrıca posa yönünden de zengin bir besindir.

Hepinize sağlık, mutluluk ve huzur dolu günler dileği ile.

Sandal sefası

MALZEMESİ: 5 adet orta boy çekirdeksiz patlıcan, 350 gram parça et (kuzu veya süt danası), 1 adet iri soğan, 5-6 adet sivri biber, 2 adet domates, 1 tatlı kaşığı salça, 1 su bardağı sıvı yağ, 4-5 diş sarmısak, tuz, karabiber. Sos için: 2 çorba kaşığı tereyağı, 2 çorba kaşığı un, 2 su bardağı süt, 1 yumurta sarısı, kaşar rendesi (arzuya göre).

YAPILIŞI: Patlıcanların sapının iki parmak altından başlayarak soyalım. Karnını yaralım. İçine ve üzerine bolca tuz serpip bir süre bekletelim. Eti, iki kaşık sıvı yağda suyunu bırakıp iyice çekene dek sote edelim. Ayrı bir tencerede 2-3 kaşık sıvı yağda küçük doğranmış soğan ve sarmısakları hafifçe sarartalım. Ardından sırası ile doğranmış sivri biberleri, sonra salçayı ve sotelenmiş etleri tencereye alalım. Tuz ve karabiberini ayarlayıp etlerin üzerine hafifçe çıkacak kadar sıcak su ilave edelim. Ağır ateşte ve kapağı kapalı olarak etler yumuşayana dek pişirelim.

Etlerin pişmesine yakın rendelenmiş domatesleri tencereye alalım. Bu arada patlıcanları yıkayıp kurulayalım. Kızgın yağda hafifçe kızarttıktan sonra küçük fırın tepsisine çıkartalım. Patlıcanların karınlarına etli harcı, delikli kepçe ile dolduralım. Tenceredeki sosa biraz daha su ilave edip tepsiye aktaralım (patlıcanların yarısına gelecek şekilde).

Ayrıca bir tavada tereyağını eritip, unu ilave ederek hafifçe sarartalım. Sütü ilave edip topaksız bir bulamaç olması için karıştırarak koyulaşana dek pişirelim. Tuzunu ayarlayıp, ateşten alalım. Soğuduğunda yumurta sarısını ekleyip karıştıralım. Sosu patlıcanların karın kısımlarına döküp üzerine kaşar rendesi serpiştirelim. Orta ısılı fırında patlıcanların üzerindeki sos hafifçe pembeleşene dek pişirelim.


2 Temmuz 2001
Çarşamba
 
GÜLSEN ORTAÇ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED