|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hükümete güven sıfır
Ekonomik programa göre büyümeye geçişin başlamasının beklendiği yılın ikinci yarısında olmamıza rağmen, piyasalarda hala rahatlamanın olmaması programa ve hükümete olan güveni sıfır noktasına getirdi. Görüşüne başvurduğumuz uzmanlar krizden çıkış yollarını gösterirken, ilk şartın güven duyulan bir siyasi oluşum olduğunu belirtiyorlar. Yeni Şafak'a görüşlerini açıklayan Prof. Esfender Korkmaz, krizden çıkışın ilk şartının güven duyulan bir hükümet olduğunu söyledi. Mevcut hükümete artık güven duyulmadığını kaydeden Korkmaz, bunun çözümünün meclisin içinden tam mutabakatla yeni bir hükümet çıkarmak olduğunu söyledi. Yeni hükümette ekonomiyle ilgili bakanlıkların teknokratlara verilmesi gerektiğini söyleyen Korkmaz, krizden çıkışın ikinci şartının da iç borçların tasfiyesi olduğunu kaydetti. Korkmaz, "Ancak tasfiye için elde yüksek enflasyon ve para basma silahından başka çare kalmadı" dedi.
Türkiye'nin dinamikleri yeter
Prof. Özer Ertuna ise dışarıdan gelecek küçük kredi rakamları için Türkiye'nin taviz verdiğini ve bunun da hükümete güven bunalımı doğurduğunu söyledi. Ertuna, güven duyuyan yeni bir hükümet ile Türkiye'nin krizden, dışarıdan kredi almaya ihtiyaç duymadan, kendi ihracaat potansiyeli ile çıkacağını söyledi. Faizlerin çok yüksek olduğunu da söyleyen Ertuna, bu durumdan enflasyona karşı tam korumaya alınmış 'Paralel para' uygulamasıyla çıkılabileceğini ileri sürdü. Krizden çıkmak için öncelikle içinde bulunulan güven bunalımının aşılması gerektiğini söyleden Prof. Sudi Apak da ikinci olarak ekonominin planlı bir şekilde yapılanması gerektiğini söyledi. IMF'den 1,5 milyar dolar kredi almak için verilen banka kapama tavizinin 5 milyar dolara malolduğunu kaydeden Apak, "BDDK, IMF'nin şubesi gibi davranıyor" dedi. Prof. Kaya Ardıç ise ekonomik programın krizden çıkış yolunu gösterdiğini ancak, koalisyon ortaklarının siyasi kaygılarla programı uygulamaktan kaçındıklarını, bunun da piyasalara güvensizlik olarak yansıdığını söyledi. Krizden çıkışın şu anda görünen tek yolunun faize müdahale olduğunu söyleyen Prof. Merih Paya ise, aksi halde programın çökebileceği uyarısında bulundu.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Prof. Dr. Esfender Korkmaz:
Seçime gitmeden parti başkanlarının olmadığı ve bağımsızlar da dahil olmak üzere milletvekillerinden oluşacak bir güven hükümeti kurulmalı. İç borçların tasfiyesi enflasyonu artırarak ve para basarak yapılacak.
Prof. Dr. Özer Ertuna:
Krizden ihracata dayalı bir üretim ve istihdamı artırıcı programla çıkılabilir. Bunun için de ulusal mutabakat hükümeti kurulması lazım. Yüksek enflasyon çözüm olmaz. Bu işi ancak paralel para çözer.
Prof. Dr. Sudi Apak:
Reel sektöre belli ölçüde sübvansiyon krediler vererek ihracatla ilgili üretimi desteklemek gerekir. Dövizlerin ve turizm gelirlerinin bol olduğu dönemde faiz artıyorsa uzun dönemin iyi hesaplanması gerekir.
Prof. Dr. Kaya Ardıç:
Çözüm, kaynak ve tasarrufları artırıcı, sıkı para ve maliye politikalarıdır. Programın temel ayağı faizleri düşürmek olmalı. Dövize olan talebi düşürmek için faizi artırmak yerine dövizi yatırım aracı olmaktan çıkarmalı.
İŞÇİ VE İŞVEREN DE UMUTSUZ
TİSK: Ülkeyi milletin seçtikleri yönetsin
TÜSİAD: Teknokrat hükümeti demokrasi dışı
Uslu: Sorunların çözüm yeri yine parlamento
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |