|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Utangaç vatandaş traktörsüz
Ancak Çorum'un Sungurlu ilçesinde bir olaya şahit olduktan sonra her söze itibar edilmemesi, ancak yine de tedbirli davranılması gerektiğine kanaat getirdim. Sungurlu'nun otomobil tamircilerinin meşhur olduklarını duymuştum. İlçeye gitmişken bir de tamircilerin yer aldığı Yeni Sanayi Sitesi'ne giderek hem esnafla, hem de sanatkarlarla sohbet etmeyi planladım. Sevecen ve hatırnaz insanlardı. İşlerini sorduğumda, bitişik dükkandaki traktörün yanına götürdüler. Dükkan sahibi Ramazan Zehir konuşmaya başladı: "İşler iyi olsa ne olacak... Diyelim ki iş çok, biz de gece gündüz demeden çalışıyoruz, yaptığımız işin parasını kimden alacağız? İşte bu traktörü yaptık (tamir ettik) fakat sahibi gelip almıyor; belli ki parası yok. Utancından gelip halini de arzedemiyor.. Gelse de 'Arkadaş benim sana olan borcum 100 lira ise 10 lirasını verip traktörümü alayım, kalanını sonra ödeyeceğim" dese vermez miyiz? O da biliyor vereceğimizi ancak, dürüst bir arkadaştır, utangaçtır; bu nedenle gelip de halini arz edemiyor. Sanayi Sitesi'ni gezdiğimizde herkesin işsiz olduğunu ve bazı atölyelerde toplanıp sohbet ederek vakit geçirdiklerini görüyorum. Bitkinlik ve bıkkınlık bacayı sarmış. "Günlerdir siftah yapmadım" diyen bir sanatkarın hali beni üzüntüye garkediyor. Adının açıklanmasını istemeyen bir atölye sahibi ise, toplumumuza, özellikle esnaf ve sanatkar kesimine tercümanlık yapıyor: "Allah sizi inandırsın utanmasam dükkanımı kapatıp kaçacağım.. Yanımda çalışan iki gariban var onlardan da utanıyorum, çünkü aylardır maaşlarını veremedim, tam bir çaresizlik içindeyiz."
Biz köylü ve çiftçiye bağlıyız
"Bizim işlerimizin iyi olması çiftçi ve köylüye bağlı.. Onlar iyi üretim yapacaklar ki traktör alacaklar, otomobil alacaklar, kamyon, kamyonet alacaklar, daha doğrusu yatırım yapacaklar, en azından araç ve gereçlerini tamir ettirecekler.. Ne var ki köylüde para olmadığı için herşeyi olduğu gibi kabullenmek durumunda kalıyor, ne tamirata yaklaşıyor, ne ek bir masraf düşünüyor. Çorum ve civarının esnafının büyük bir bölümü aynen bizim gibidir ve hepimiz birbirimize bağlıyız. Bu hükümet köylüyü ve esnafı sıradışı olarak görüyor, ama bu kafa yapısı ile programlarını tutturamazlar ve gelecek günler hepimiz için hüsran olur." Sungurlu'da önemli bir modernizasyon şart. Halk hükümetten olduğu gibi belediye başkanından da memnun değil. Bunu açıkça söylediklerine şahit oluyorum. Bilge İş Merkezi'nin yarıda kalması konusunda çeşitli tahminler yürütenler var.. Bu konuda Belediye Başkanı Fevzi Öztürk ve müteahhidi suçlu bulanların hoş olmayan dedikodular ortaya attıklarına şahit oluyorum. DSP İlçe Yönetim Kurulu üyesi İhsan Çuhacı hükümeti ağır bir dille eleştirirken yeni bazı oluşumlardan söz ediyor ve bu hükümetin ortaklarının başarılı olmadığını, ancak bu krizin ezelden beri devam edip geldiğini, yolsuzlukla en iyi mücadele eden Tantan'ın ekarte edilmesinden hoşnut olmadıklarını söylerken büyük bir cesaret örneği gösteriyor. Oysa işsiz ve hareketsiz günler geçiren Sungurlu halkının her vesiyle ile her konuda söyleyeceği çok söz olması gerekirken, bu ürkekliğin ve korkaklığın, hatta cesaretsizliğin mevcudiyetini hissediyorum. Bu konuda Sungurlu Esnaf Odası'nda görevli bir yetkili şunları söylüyor:
"İş yok, para yok"
"Adamın zaten işleri iyi değil; bir de ileriyi geriyi eleştirip de başına dert mi alsın? İnsanlar kazanmıyorlar, kazanamıyorlar, iş yok, para yok ki vatandaş birbiri ile alış-veriş yapsın. Bu durumda herkesin morali bozuk. Dolayısıyle kimsenin morali yok ki konuşmaya meceli olsun. Bu millet için bir işkencedir, benim halkım bu işkenceyi hak etmemişti; ne yaptılar, ne ettiler de ülkemizi bu hale getirdiler anlamış değilim."
Bakkallar Odası Başkanı İsmail Karataş "Bu 3'lü koalisyonu oluşturan partiler acilen gitmeli, milletimiz onların dersini verecek" derken, kuaför Bekir "Biz bittik, esnafın nefes alacak hali kalmadı" diye görüş beyan ettiler.
|
|
|
|
|
|
|