Geleceğin Gözde Meslekleri...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Baskı ve şantaj gazeteciliği...

Daha önce Sabah gazetesi ve "yandaşlarının" (Bu yandaşlar hangi belediyenin hangi departmanında çalışıyorlar acaba?) ısıtıp ısıtıp piyasaya sürdükleri kadim "yolsuzluk balonu"nu, bu kez kartelin büyük ortağı devralmış görünüyor.

Olay şu:

Recep Tayyip Erdoğan, görev yaptığı dönemde belediye ihalelerini kastı mahsusayla Albayraklar grubuna vermiş ve buradaki büyük yolsuzluklara da, yine kastı mahsusayla göz yummuş.

Eski İçişleri Bakanı Saadettin Tantan da "inceleme" başlatmış.

Sonra, nasıl olduysa, Tantan, dosyayı kapatmış.

"Yolsuzlukla mücadele aynen sürecek" diyen yeni İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen de dosyayı "yeniden" açmış ve olayları soruşturmak üzere bir "süper müfettiş" görevlendirmiş.

Peki, hangi ihalenin hangi kaleminde ne tür usulsüzlükler yapılmış, kim kaç para kazanmış, kamu ne kadar zarara uğratılmış, Tantan'ın "kapattığı" dosyada hangi yolsuzluklar saptanmış? Ayrıca, bu ihaleler, ihale yasasına aykırı, kaç-göç usullerle mi yapılmış?

Bunların cevabı yok...

Aynı iddiaları yıllarca bıkıp usanmadan gündeme getiren kartelin küçük ortağı şu an banka boşaltmak suçundan Kartal Cezaevi'nde...

Maksat ne?

Maksat, bir taşla birkaç kuş birden vurmak.

Hem Recep Tayyip Erdoğan'ın önünü kesmek, hem Tantan'ı ve Albayraklar grubunu yemek, hem de her açıdan bitmiş ve bu ülkeye zarardan başka bir şey vermemiş Mesut Yılmaz'ın siyasi ömrünü uzatmak.

Daha da önemlisi, vurguncuların, hortumcuların, hırsızların korkulu rüyası Yeni Şafak'ı susturmak.

Yücelen'in ilgisini çeker mi bilmem, elimde bir mahkeme kararı var.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Aydın Doğan'la ilgili aldığı karar.

Bu karar, Doğan Grubu'nun, yasak olmasına rağmen kamu ihalelerini almak için hükümete baskı yaptığını doğruluyor.

Olayın ayrıntısını Kuva-yı Medya'dan okuyalım:

Turkish Daily News gazetesinin Aydın Doğan tarafından satın alınmadan önce 13 Kasım 1997 tarihli nüshasında, "Medya Patronları Enerji Projelerini Almak İçin Baskı Uyguluyor" haberi ile aynı tarihli İlnur Çevik tarafından kaleme alınan "Medya Patronları Ülkeyi Yönetmeye Başladığı Zaman" yorumlarında Doğan Grubu'nun İstanbul'un elektrik projesini elde etmek için hükümete şiddetli baskı yaptığı, Doğan Holding'in elektrik ihalesini kazanmak amacıyla her türlü yöntemden yararlandığı, basın karteli oluşturan medya baronlarının medyalarını, cazip enerji ihalelerini kendilerine vermesi için hükümete yoğun baskı yapmakta kullandıkları yazıldı.

Bu yazılarla "yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu" gerekçesiyle mahkemeye başvuran Doğan Grubu'nun başvurusunu değerlendiren İstanbul Asliye 5. Hukuk Mahkemesi Turkish Daily News gazetesinin Doğan Grubu'na 4 milyar TL tazminat ödemesine hükmetti.

Turkish Daily News'un bu karara itirazı üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Doğan Grubu hakkında yayınlanan yazıların "somut olgular" olduğu gerekçesiyle bu yazılardan dolayı verilen tazminat cezasının haksızlığına hükmederek kararı bozdu. Bu bozma kararı ile Turkish Daily News gazetesinde Aydın Doğan ve Doğan Grubu hakkında yazılan sert ifadeli yazılar Yargıtay tarafından onanmış oldu.

Tarih, 10/12/1999.

"Yolsuzlukla mücadele aynen sürecek" diyen İçişleri Bakanı Yücelen, kamu ihalelerine girebilmek için gazete ve televizyonlarını şantaj aracı olarak kullanan medya patronları için de bir "süper müfettiş" görevlendirmeyi düşünmez mi?

Merak...


18 Temmuz 2001
Çarşamba
 
MEHMET E. YAVUZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED