|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
'12 Eylül ruhu'
Pişkinsüt, Adalet Bakanı Türk tarafından, 'yasadışı örgütlerle aynı dili kullanmakla' suçlanmasını, "12 Eylül'ün ruhu diri tutulmaya çalışılıyor" diye değerlendirdi
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk tarafından, "Delilleri karartmakla" ve "yasa dışı örgütlerle aynı dili kullanmakla" suçlanan DSP'i Sema Pişkinsüt, "Hakkımda bir karalama kampanyası başlatıldı. Bunlar bilinçli yapılıyor. 12 Eylül'ün ruhu diri tutulmaya çalışılıyor" dedi. Türk'ün olayı çarptırmak için yoğun bir gayret sarfettiğini ve hatalarını örtbas etmek için bir kampanya başlattığını belirten Pişkinsüt, "Hakkımda bir karalama kampanyası başlatıldı. 12 Eylül'ün ruhu diri tutulmaya çalışıyor. Parlamento çalışmaları benim çalışmalarım gibi gösterilmek isteniyor. Siyasi linç düzenlenmek isteniyor" diye konuştu. Kemaloğlu örneği Türkiye'nin bir değişim süreci yaşadığını ve bu süreç içinde hukuku ve demokrasiyi özümsemesi gerektiğini belirten Pişkinsüt, şunları söyledi: "Hukuk devleti olmak ve hukukun üstünlüğünü sağlamak kolay değil. Türkiye'de hukuk dışı işlerden medet umanlar var. Ancak buna müsaade etmeyeceğiz. Millet de müsade etmez" diye konuştu. Pişkinsüt, ANAP Muş Milletvekili Erkan Kemaloğlu hakkında verilen 'takipsizlik' kararı ile kendisi hakkında başlatılan linç girişiminin aynı zamana rast gelmesinin de dikkat çekici olduğunu belirterek, "Siyasi bir linç altında olduğum biliniyor" dedi. Bu arada, Ecevitler'in "Or-An toplantıları"na çağrılmayan Pişkinsüt, dün Rahşan Ecevit tarafından davet edildi. Pişkinsüt'ün, konuyu Başbakan Ecevit'e de anlattığı ve seçim bölgesine ilişkin 14 sayfalık bir dosya verdiği belirtiliyor. Pişkinsüt'e destek yağdı Sema Pişkinsüt hakkında çıkarılan "dokunulmazlığının kaldırılması" istemli fezleke ortaya çıktıktan sonra milletvekilleri ve insan hakları kuruluşları tepkilerini ortaya koydular. ANAP İstanbul Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili Sühan Özkan ile ANAP İstanbul Milletvekili, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Emre Kocaoğlu, Pişkinsüt hakkında fezleke hazırlayan Savcı'nın "demokratik hukuk devleti kuralını ihlal ettiğini" bildirdiler. Özkan ve Kocaoğlu, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'e gönderdikleri mektupta, "Savcı'nın, Anayasa'nın 'demokratik hukuk devleti' ilkesini ihlal ederek Anayasa suçu işlediği" savunuldu ve hakkında işlem yapılması istendi. Saadet Partisi Grup Başkanvekili Yasin Hatipoğlu'da Pişkinsüt hakkında hazırlanan fezlekenin hukuk kurallarına aykırı olduğunu belirtti.. Ecevit'e mektup Mazlum-Der Genel Sekreteri Ömer Ekşi de, Pişkinsüt hakkında, görüştüğü tutuklu ve hükümlülerin kimliğini açıklamadığı için "suçun işlenmesinden sonra failine yardım" iddiasıyla fezleke hazırlanmasının, hukuk devletinde gerçekleştiğine kimsenin inandırılamayacağını belirterek, "Türkiye'de adaletten sorumlu bakanın Pişkinsüt'e yapılanı onaylayarak, 'işkenceyi yapanı cezalandırmak için mağdurun belli olması gerekiyor. Biz aletlere ceza vermiyoruz' demesi de bunun en somut örneğidir" dedi. TİHV Başkanı Yavuz Önen ise Başbakan Ecevit'e mektup yazarak, işkence yapanların cezalandırılması yerine, işkenceyi açığa çıkarmak için gayret gösterildiğini kaydetti. Bakan Türk: Şov yapıyordu Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, işkenceyle mücadelenin bu konuda sadece iddiaları ortaya atmak ve "şov yapmakla" değil, iddiaların açıklığa kavuşturulması için adli makamlara yardımcı olmakla gerçekleşebileceğini bildirdi. Türk, "Sayın Pişkinsüt'ün, yasa dışı örgütler ve onların sözcüleri ile aynı doğrultuda görüş açıklaması son derece ilginçtir" dedi. Pişkinsüt'ü savcılara yardımcı olmamakla suçlayan Türk, "İşkenceyle mücadele bu konuda sadece bir takım iddiaları ortaya atmak ve şov yapmakla değil, iddiaların açıklığa kavuşturulması için adli makamlara yardımcı olmakla gerçekleşebilir. İşkencenin soruşturulması ve bundan dolayı bir kamu görevlisine ceza verilebilmesi için gerekli olan mağdurun kimliğinin hangi gerekçelerle olursa olsun yetkili mercilere bildirilmemesi delillerin gizlenmesi ile eş anlamlıdır" diye konuştu. Örgüt suçlaması "Sayın pişkinsüt'ün, yasa dışı örgütler ve onların sözcüleri ile aynı doğrultuda görüş açıklaması son derece ilginçtir" diyen Bakan türk, Pişkinsüt'ün, hakkındaki fezlekenin siyasi gerekçelerle hazırlandığı yönündeki iddialarının hatırlatılması üzerine ise "Olayın herhangi bir siyasi yönü yoktur" diye konuştu. Türk, "Aletlere ceza veremeyiz" şeklindeki sözlerinin de yanlış aktarıldığını belirterek, "İşkence yapanlara ceza verebilmek için mağdurların belli olması gerekir. Pişkinsüt, mağdurların isimlerini bildiği halde savcılara bildirmeyerek olayların aydınlığa kavuşturulmasını engellemiştir" dedi.
|
|
|
|
|
|
|
|