|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir delilik tünelinden geçiyor gibi geçti bu ülke insanı 28 Şubat sürecinden. Puslu bir havanın hakim olduğu, korkuyla ürperişin, tedirginliğin, öfkenin ve utancın en fazla hissedilen ortak duygu olarak belirdiği, akla mukayyet olmanın ise ölesiye zorlaştığı bir zor zamandı yaşanan. Önce gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında karşımıza çıkarılan, sonra gerçekliğinden bile şüphe duyulacak kadar plastik tepkilerle sokağa dökülen kabus, 28 Şubat sürecinde akl-ı selim bir kaç kişinin söyledikleriyle hafifledi. Tedirginlik üreten puslu hava elbette dağılmadı ama aralandı. Sesini yükselterek, hukuk devletinden, sivil siyasetten, demokrasiden, özgürlükten, ötekinin anlamından, haktan ve hukuktan bahseden o bir kaç kişi toz dumanın, kargaşanın arasında gönüllere su serpti.
Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasasında devletin "demokratik bir hukuk devleti" olduğu kaydı olsa da gerek gündelik hayatta maruz kaldığımız bazı uygulamalar, gerekse gazete ve televizyonlarda rastladığımız bazı hadiseler, bu ibarenin Türkiye'de kâmil anlamda geçerlilik ve hakimiyet kazanmadığını göstermekte. Kamusal otoritenin kendi otoritesini pekiştirmek için yaptığı bazı tasarruflarda "hukukun üstünlüğü" ilkesini pekala göz ardı ettiği görülmekte. Özellikle 28 Şubat sürecinde hukukun siyasallaştığı hem hukuk çevrelerinde hem de siyasal çevrelerde sık sık tartışılan meselelerdendi. Kürşat Bumin de, Vadi Yayınları arasından çıkan "Hukuksuzluğun Günlüğü" adını taşıyan bu son kitabında, 28 Şubat sürecinin önemli bir merhalesi sayılan Refah Partisi'nin kapatılması davasıyla ilgili AİHM'in gerekçeli kararının Türk medyasında ele alınış biçiminden itibaren bu "hukuksuzluk sürecininin" bir günlüğünü sunuyor okura. "Hukuksuzluğun Günlüğü", Kürşat Bumin'in kararlar, gerekçeler, yasalar, yönetmelikler, genelgeler, filistin askıları, işkence gören lise öğrencileri, hapishaneler ile başörtüsü yasağı etrafında yaşananlar üzerine gün gün yazdıklarından oluşuyor. Bumin kitabıyla puslu bir dönemin kara günlüğünü tarihe kayıt düşüyor.
REMZİYE İNANIR
|
|
|
|
|
|
|