T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M

Çakır 'tarafsız' Bakan olacak!

Seçim öncesi "tarafsız" İçişleri Bakanlığı için adı geçen Vali Erol Çakır'ın bu şartı taşımadığı bildirildi.

TBMM'in Erken seçim kararı almasının ardından zorunlu olarak değiştirilecek bakanlıklar arasında bulunan İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturmak için İstanbul Valisi Erol Çakır'ın Ankara'da ziyaretlerde bulunduğu ve yoğun bir lobi faaliyetine giriştiği öğrenildi. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a yakınlığıyla bilinen Çakır'ın Hükümetin MHP kanadıyla da temaslarını son günlerde sıklaştırdığı belirtiliyor. TBMM Başkanı Ömer İzgi ile akraba olan Çakır'ın, İzgi üzerinden MHP'yi etkilemeye ve kendisinin İçişleri Bakanı olması için ikna etmeye çalıştığı ifade ediliyor.

'Çakır tarafsız değil'

Seçimden önce İçişleri Bakanı'nın tarafsız olması gerektiğini ifade eden kaynaklar, İstanbul Valisi Çakır'ın böyle bir niteliğe sahip olmadığını belirtirken, Çakır'ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ali Müfit Gürtuna ile işbirliği yaparak ANAP'a yakın iş adamlarına ihale verilmesi için çaba harcağı da kulislerde konuşuluyor. Vali Çakır'ın tarafsızlığını yitirdiğini belirten kaynaklar, "Çakır'ın seçim öncesinde İçişleri Bakanı olmaması için pek çok neden var. Çakır'ın İçişleri Bakanı olması çok tartışılır" dediler.

Çakır'ın karnesinde neler var?

Vali Erol Çakır geçen 1 Mart 1999'da uygulanması beklenen kamyonet yasağını belirlenen tarihten önce aniden uygulaması Perşembe Pazarı esnafını isyan ettirdi. Binlerce esnaf ve çalışan sokağa dökülerek Valiliğin uygulaması protesto edildi. Esnaf, "Vali istifa, esnafa kalkan eller kırılsın, Vali buraya" şeklinde sloganlar attı. Vali Çakır, 17 Ağustos Marmara Depremi nedeniyle bölge halkının yaralarını sarmaya çalışan ve takdire şayan faaliyetlerde bulunan insani yardım kuruluşlarına da çeşitli engeller çıkardı. Mazlumder, İHH ve AKUT'un banka hesaplarına el koydurdu. Yardım kuruluşları Çakır hakkında suç duyurusunda bulundular.

Gazetelere baskınlar düzenlendi

Vali Çakır, daha önce haklarında takipsizlik kararı verilen iddialarla ilgili küpürlere dayanarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait bazı ihaleler hakkında soruşturma açılması için ANAP'lı İçişleri Bakanlığı'na başvurdu. İçişleri ve Maliye müfettişlerinin hazırladıkları raporlar hiçe sayıldı. Yücelen müfettişleri görevden alarak yeni bir müfettiş görevlendirdi. Çakır, yeni müfettişe yardım etti. Yolsuzluklar üzerine giden Yeni Şafak gazetesi gayri ciddi bir bahaneyle güpegündüz basıldı, çalışanlar taciz edildi. Vali Çakır, hukuksuz baskın karşısında sessiz kaldı. Çakır hakkında Eyüp Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.

Belediyeye iş yapan işadamları hakkındaki asılsız iddialar nedeniyle yapılan operasyonlarda gece yarısı evler basılarak, eşleri ve küçük yaşta çocukları gözaltına alındı. Çakır ve oerasyonu yürüten polis şefleri hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Emniyet ile kapıştı TBMM'de bile tartışıldı

İstanbul Valisi Erol Çakır, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan döneminde İstanbul Emniyeti ile kapıştı. Çakır'ın Bakan Tantan'a yazdığı mektup, ANAP'a yakın gazetelere sızdırıldı. Çakır'ın mektubundaki iddialar haber haline getirilmek suretiyle İstanbul Emniyeti aleyhinde yayın yapıldı. Mektubu Çakır'ın sızdırdığı iddia edildi. Çakır ile Emniyet arasındaki polemik TBMM'de de gündeme getirildi. Milletvekilleri Vali Çakır'ın görevden alınmasını istediler. Milletvekilleri, "Sayın Vali Emniyet Müdürünü suçluyor, Emniyet Müdürünü Sayın Tantan'ın sözlü emriyle, hiçbir yasa ya da yönetmelikte yer almayan Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Amirliği adında bir teşkilat kurmakla suçluyor, telefonlarının dinlendiğini iddia ediyor. Emniyet Müdürü de Valiyi iftira atmakla itham ediyor. Sayın Vali, İçişleri Bakanına mektup yazıyor, Emniyet Müdürünü tarikatçılıkla suçluyor, görevden alınmasını istiyor. İstanbul Mali Şube Müdürünün İzmit'e tayini çıkıyor. Vali diyor ki: 'Bu tayin nereden çıktı, benim bu işten haberim yok.' Emniyet Müdürü diyor ki: 'Bu sözü söyleyen yalancıdır.' Şimdi, bir ilin emniyet müdürü, valiye 'yalancı' diyor" şeklinde Meclis'te konuştu.

Filistin askısını savundu

DSP Milletvekili Sema Pişkinsüt başkanlığındaki TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun İstanbul'daki karakollarda yaptığı araştırmalar sonucunda ele geçirilen ve filistin askısı olarak bilinen işkence aletleri için "ne idiğü belirsiz bir sopa" demesiyle günün adamı oldu. Vali Çakır'ın "Birileri bir sopa bulmuş. 2 m'lik bir sopa. Hepsi bundan ibaret. Üzerinde durulmaya değmez. Dış kaynaklı bu tür çalışmaları önemsememek lazım" demesi bardağı taşıran son damla oldu. TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve üyeleri yaptıkları açıklamalarla Vali Çakır'ı olayı örtmeye çalışmak ve şov yapmakla suçladılar. Komisyon Başkanı Sema Pişkinsüt, "TBMM'nin bir komisyonunun çalışmalarını değerlendirmek, bir valinin haddi değildir. TBMM halktan aldığı yetkiyle bunu yapıyor. Valinin münferit gibi cümleleri de olayı yanlış gösteriyor. İşkence suçtur. Bu tür cümlelerin arkasına sığınılmamalıdır" dedi. Pişkinsüt ayrıca, "Bu millet Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin herhangi bir validen daha büyük olduğunu bilen valilere Türkiye Cumhuriyeti'nin valisi diyor. İstanbul Valisi Erol Çakır Bey'in beyanlarını düşünürsek, kendisinin bir cumhuriyet valisi olup olmadığını tartışmak lazım. TBMM'nin bir komisyonunun çalışmalarını, iradesini değerlendirmek bir valinin haddi değildir" dedi. İzmir Barosu İnsan Hakları Hukuku ve Hukuk Araştırmaları Merkezi, İstanbul'daki bir karakolda işkence aleti bulunmasının ardından açılacak soruşturmanın önünü tıkayıcı şekilde açıklama yapan İstanbul Valisi Erol Çakır'ın görevden alınmasını istedi.

Doktorlara müdahale

Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi adına Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu tarafından İstanbul Tabip Odası Başkanlığı'na yazılan mektupta, Vali Çakır'ın yetkisini aşarak, Prof. Şebnem Korur Fincancı'nın gayri hukuki bir şekilde Adli Tıp Kurumu'ndaki görevinden alınmasını istediği belirtildi. Yazıda, "Hepimizde derin bir infial uyandıran ve meslek onuruna hakaret içeren, İstanbul Valisi Erol Çakır'ın bu tutumu karşısında, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı haklı olarak, Vali hakkında maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Dava konusu bağımsız, tarafsız ve bilimsel niteliklerine yönelik Sayın Vali'nin baskı içeren tutumudur" denildi.

Çocuklara kelepçe

TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nda oluşturulan alt komisyon tarafından hazırlanan bir raporda İstanbul'daki bazı okullarda meydana gelen gösterilerde 18 yaşından küçük öğrencilere kelepçe takıldığı için Çakır hakkında suç duyurusunda bulunulması talep edildi. Ocak ayının ilk haftasında meydana gelen yoğun kar yağışı öncesinde önlem almamakla suçlandı. İstanbul'da bir milyondan fazla öğrenci göz göre göre karda buzda perişan edildi. Vali Çakır, "Bu kadar kar yağacağını bilemezdim" diyerek kendini savundu. Bakan Ramazan Mirzaoğlu'nun İstanbul Valiliği'ni önceden uyardığı da ortaya çıktı.


 
Erdoğan'a yasak yok Diyarbakır DGM Hakimi Yücesoy, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki mahkumiyet kararının ortadan kalktığını bildirdi. Yücesoy, muhalefet şerhinde, 312'deki değişikliği neden gösterdi.
Denktaş: Annan net bir öneri ortaya koymamalı
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan'ın Paris'e elinde net önerilerle gelmesi gerektiğini söyledi
Captagon üretip ihraç etmişler
Gebze'de kurdukları fabrikada Captagon marka uyuşturucu hap üretip Arap ülkelerine ihrac eden bir şebeke ele geçirildi. Şebeke üyesi 14 kişi gözaltında.
'Güneysu tehdit altında'
Güneysu Belediye Başkanı Ahmet Minder, yağışlar sonrasında toprağın kayganlaştığını ve bazı noktalarda kopmaların devam ettiğini ifade ederek, ilk yağmurda ilçelerinin tehdit altında olduğunu söyledi.
Güneydoğu'da operasyon
Diyarbakır'da gerçekleştirilen operasyonda, 2 terörist ölü ele geçirildi. Çatışmada, 2 güvenlik görevlisi şehit olurken, 2'si geçici köy korucusu toplam 4 güvenlik görevlisi de yaralandı. Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'nden yapılan açıklamada, güvenlik güçlerince Diyarbakır'ın kırsalında sürdürülen operasyonlar sırasında çıkan çatışmada, 2 terörist ölü olarak silahlarıyla birlikte ele geçirildi. Teröristlerin açtığı ilk ateş sırasında 2 güvenlik görevlisi şehit olurken, 2'si geçici köy korucusu olmak üzere toplam 4 güvenlik görevlisi de yaralandı. Bu arada, Hakkari ve Van'da örgütten kaçan 2 terörist bir uzun namlulu silah, 2 el bombası ve 2 anti personel mayını ile birlikte güvenlik güçlerine teslim oldu. Öte yandan Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Siirt ve Şırnak'ta yapılan arazi aramaları sırasında ortaya çıkarılan terör örgütüne ait sığınaklarda toprağa gömülü vaziyette 10 kaleşnikof marka silah, 11 adet uzun namlulu silah, 3 roketatar silahı, 19 el bombası, 2 tabanca ve 1 telsiz ele geçirildi. Bölgede operasyonlar aralıksız sürüyor.
3 Ağustos 2002
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED