T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M

BİZİ DE DÜŞÜNÜN

İstanbul Özürlüler Koordinasyon Merkezi Danışmanı mimar Şükrü Sürmen, İstanbul ulaşımında planlama yapılırken özürlülerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Özürlüler bugüne kadar İstanbul metropolünde yapılan alt yapı çalışmalarda unutulduklarını dile getiriyorlar. İstanbul Özürlülüler Koordinasyon Merkezi Danışmanı mimar Şükrü Sürmen, özürlülerin en büyük sıkıntıyı hastanelerde yaşadıklarını ifade ediyor. Özürlülerin sorun yaşamadan kullandıkları mekanların başında ise Taksim-Levent Metrosu'nun geldiğini belirten Sürmen, bu hattı şehrin özürlüler açısından yüzakı olarak değerlendiriyor.

Sürmen, İstanbul'da ulaşımın bir parçası haline gelen taksilerin de özürlü vatandaşların ulaşımına uygun olmadığına dikkat çekerek, "Türk otomotiv sanayii, özürlü vatandaşların daha rahat inip binebilecekleri taksiler üretmelidir" diye konuştu.

Metro yapılırken masraftan kaçılmamış

Sürmen'in İstanbul'da üzerine toz kondurmadığı tesislerin başında İstanbul Metrosu geliyor. Sürmen'e göre, İstanbul Metrosu, bazı gelişmiş ülkelerin metrolarından daha üstün durumda. Karşılaşılan birçok zorluğa rağmen, metronun inşasında, çağın duyarlılık ölçüleri hiç ihmal edilmemiş, büyük külfet ve masraflardan da kaçınılmamış. İstanbul Metrosu'nda özürlüler için yapılmış özel asansörler, tuvaletler metroyu dünyadaki birçok metronun önüne geçiren unsurların başında yer alıyor. Mimar Sürmen, şehirsel ulaşım araçları içinde belki yegane çağdaş ve ulaşılabilir düzenlemenin İstanbul Metrosu olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "İstanbul Metrosu, yaşlılar ve özürlülere saygı ve duyarlılıkla yaklaşılabileceğine dair güzel bir örnek olarak toplum hayatındaki yerini güçlü bir şekilde almıştır. Metronun rahatlığı ve şehir ulaşımındaki üstünlüğü her geçen gün biraz daha güçlenerek ortaya çıkmaktadır. Bu noktada Taksim-Levent Metrosu'nu daha uzak noktalara götürmek için hamlelere ihtiyaç vardır"

  • OKTAY MEHMET

    Aileler özürlü çocuklarını gizliyor

    Hacettepe Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksekokulu Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü'nce, engelli çocuğa sahip 71 aileyle yapılan bir araştırmada, annelerin büyük bir bölümü, yaşam tarzlarının değiştiğini ve sosyal ilişkilerinin bittiğini ifade etti. Öğretim üyeleri Prof. Dr. Necati Baykoç Dönmez, Prof. Dr. Pınar Bayhan ve Doç. Dr. İsmihan Artan tarafından, down sendromu ile zihinsel ve fiziksel engelli çocuğa sahip 71 aileyle yapılan araştırmada, "engelli çocuğu olan ailelerin yaşam döngüsü içinde karşılaştıkları sorunlar" incelendi. Araştırmada, ilkokul mezunu annelerin yüzde 32.5'i, liseyi bitirenlerin de yüzde 59.1'i, çocuklarının engel durumunu öğrendikten sonra yaşam tarzlarının değiştiğini ve zorlaştığını bildirdi.

    KALDIRIMLAR ÇOK YÜKSEK

    Mimar Şükrü Sürmen, yol ve kaldırdımların yapımında özürlülerin fiziki durumlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Yol ve tretuvar çalışmalarının şehirdeki özgür hareketliliğin önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Sürmen, "Rampalarda en fazla eğik, 10 santimetrelik bir yükseklik farkı için yüzde 10, 10-25 santimetrelik yükseklik farkı için yüzde 8 olarak alınmalıdır. Kazaya yol açacak bir dik rampa yapmaktansa hiç yapmamak daha doğru olur" dedi.



  • 23 Ağustos 2002
    Cuma
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED