T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Melek Burcu'ndan Dünya Halleri'ne
bir kısa yolculuk

Melek Burcu'ndan gelen şair Mehmet Ocaktan son şiirinde kor ateşlere yanıp, bir heves gibi dağılıyor dünyaya...

"Bu dünyaya geç gelmiş olmanın
kederini yeni anladım
her gün kalbimin son kıyametinde
aşkta yandığım kadar yandım
kor ateşlere tutundum, kırıldım
dünyaya bir heves gibi dağıldım"

diye başlayan bir yangın büyüdükçe yol da uzuyor. Izdırabın tarifi işte bu!

Başı ve sonu olmayan ama derinliği olan şiirin kökleri de çünkü burada kıpırdıyor. Üstelik İstanbul'un çok uzağında, medeniyetin tabiatla kesiştiği o yerde başlıyor kıpırtısı.. Böyle diyor şair Mehmet Ocaktan "Dünya Halleri"nde..

Belki de Melek Burcu'nda biriken mısralar gibi şiirin tik taklarına yeniden kulak vermek gerekiyor. Çünkü şair için bu yolculuk gerekli..

Ama şunu bilmek gerekiyor:

Dünyayı yeşil ve kokulu bir elma gibi ikiye ayırmayı. Tuhaf bir ruh haliyle.. Elmanın bir yarısında yeşil ve kokulu bir parça, diğer tarafta ise plastikten bir tadın varlığını hissederek hem de.. Çünkü dünya, şiiri içinde saklıyor. Bunu görecek göz ise şairin kalbinde saklı. O da zaten son şiirinde bu sırrı ifşa ediyor, aşk meleğine verdiği gizli sözü hatırlatıyor:

"Aşk meleğine verilmiş gizli sözüm vardı
bu yüzden, içimdeki ses kımıldadıkça
dayanıksız, hatıraların telef edilmiş yüzüne düştüm.
Ve yüzyılın sonunda ırmak iki kere öpülünce
ölüm Azrail'in kalbine dokundu
cehennem kazandı, biz yenildik
bu yüzden kalbime hiç sığmadı
aşk denilen o ezeli melek"

Hayatın gizli bahçelerinde gezen şair için evren uçsuz bucaksız. Bu yüzden kaçacak sığınacak yer bulmak öylesine zor.. Mevsimler, tabiatın çağrısı, çocuklar, ölüm ve melekler hep gizli bir dille konuşuyor onunla..

Kimi zaman elinden tutup çocukluk günlerine götürüyor, kimi zaman ise, "ellerindeki aşk çizgisi''ni okuyarak meleklere götürüyor. Çünkü hep yanıbaşında duran ve kalbini katıksız acılara karşı koruyan bir melek şiirlerde gezinip duruyor.

Melek / melekler ruhunda helezonlar çizip dururken, şiirde bir iğnenin vereceği sızıyla kalbi çizerek kanatıyor.. Kurtuluş meleklerin kanatlarında!.. Bir de şair bu kanatlara dokunabilse...

"Bugün su ve dolunayın ilk günü
asri gül saatlerindeyim
sular ve melekler içindeyim
birazdan gözlerinin
kristal tenine salar beni meleğim."

  • AYŞE OLGUN



  • 23 Ağustos 2002
    Cuma
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED