T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
"Savaşa hayır"

Türkiye'nin savaşla ilgili niyetleri konusunda Amerika'nın yanlış düşüncelere kapılması doğal.

Dün pazardı. Gazeteler, hafta sonu ekleriyle birlikte, korkutucu bir dağ görüntüsündeydi. Ancak, hepsini baştan sona tarayan bir okur, kanaat önderi sayılması gereken yazarların, artık son aşamasına girildiği anlaşılan "Irak'la savaş" konusunu, üzerinde düşünmeye değer bulmadıklarını anlıyordu. Dünkü gazeteler arasında, bir tek Milliyet'te Derya Sazak, "Irak'ta savaşa hayır" başlıklı bir yazı yazmıştı. Gazetelerde köşe başlarını tutmuş yüzlerce yazar, dün, savaşı ele almaya değer bir konu olarak görmemişti.

Gazetelerin manşetlerine baktığınızda durum daha da garipleşiyor. Hemen hepsi, ABD'nin hükümet üzerinde uyguladığı baskıyı başlığa taşımaya değer bulmuşlar; ancak, iç politikada 'yanlı' manşet haberleriyle ünlü gazeteler bile, "En zor hafta", "ABD üsler için bastırıyor", "Irak için karar haftası" türü ne kokar ne bulaşır başlıklarla okur karşısına çıkmayı yeğlemişlerdi. Gazetelerin tavrından, ABD'nin Irak'a açmaya hazırlandığı savaşın tasvip edildiği yanlış fikrine sahip olmak bile mümkün. Kendilerini tutamayıp, hükümete, "ABD'ye verdiğin sözleri yerine getir" aklını dolaylı yoldan verenler bile var.

Türkiye'deki gelişmeleri Ankara'dan ve Washington'dan izleyen Amerikalılar, gazetelerin ve yazarların sessizliğine bakıp, "Türkiye savaşı bekliyor, hatta istiyor" kanaatine varırlarsa bu onların hatası olmayacaktır. Gazeteler gerçekten de savaşı bekliyor; bazı yazarların savaşı istediklerini düşünmek hiç de yanlış değil.

Oysa, durum halka inince çok farklı. Bugüne kadar yapılmış güvenilir kamuoyu yoklamalarında "Savaşa hayır" diyenlerin oranı hiçbir zaman yüzde 70'in altına düşmedi. Medya konulu araştırmalarıyla tanınan PEW adlı Amerikan kurumunun Avrupa ülkelerinde düzenlediği yoklamada, savaş karşıtlığının en yüksek olduğu ülke Türkiye çıktı. Bizim insanımız savaş istemiyor; ABD ve müttefiklerinin egemenlik mücadelesi için kan dökülmesine karşı...

Ancak, savaşa karşı olan insanlar, bunu ifadede zorlanıyorlar. Bazı sivil toplum örgütlerinin savaş karşıtı açıklamalar yaptıklarını, eylemler düzenlediklerini biliyoruz; Emek Platformu bir saatlik iş bırakma eylemi yapacak sözgelimi. Savaş karşıtı yeni bildiriler hazırlanıp sınırda okunacak. Ancak, bugüne kadar yapılanlar gerçekten cılız eylemler; medyanın ilgisizliği bir çok savaş-karşıtı eylemin kimseler tarafından duyulmamasına da sebep oluyor.

Medyanın sessizlik duvarını aşmanın yolu yüzbinlerin katılımıyla düzenlenecek mitinglerdir. Başta ABD olmak üzere dünyanın çeşitli köşelerinde yapılanlara benzer 'savaş karşıtı' toplu gösterilere ihtiyaç var. Her büyük ilde onbinleri savaş karşıtlığında birleştirip yüzbinlerce insanı Ankara'da toplayarak Meclis'e milletin iradesini duyurmak gerekiyor. Türkiye'de halkın savaşa karşıtlık kararlılığı, ABD ve müttefiklerini, planlarını yeniden gözden geçirmeye sevk edecektir.

Basın, savaşı, hergünkü olağan gelişmelerden biri sayıyor; kanaat önderi durumundaki yazarlar savaşla ilgili görüşlerini kendilerine saklıyorlar... 'Savaş-karşıtı' eylemler, sanki birkaç marjinalin ekzantrikliği gibi sunulabiliyor. Kamuoyu yoklamalarına yansıyan halkın savaş karşısındaki kesin tutumunu "Savaşa hayır" diye haykıran sokaklarla ispatlama girişimi yok. Bu da, Washington'un, Türkiye'nin bütününü 'üs' olarak kullanma iştahını kabartıyor ve hükümet üzerindeki baskılarını artırmasına yol açıyor.

Savaş, sadece belli bir ideolojinin hassas olduğu bir konu mudur ki, 'savaş karşıtı' kitle eylemlerini hep aynı eğilimin sivil toplum örgütleri gerçekleştiriyor? Yüzlerce örgütü çatısı altında toplayan Türkiye Gönüllü Kuruluşlar Vakfı gibi sivil toplum kuruluşları belli konularda duydukları hassasiyetleri neden Irak'a savaş ihtimalinden esirgerler? Savaş sonrası "Ekonomimiz battı" diye ağlaşan odalar, borsalar, iş dünyası kuruluşları, SİAD'lar, neden, gazetelerde tam sayfa "Savaşa hayır" ilânlarıyla rahatsızlıklarını şimdiden duyurmazlar? Sanatçılar, yazarlar, artistler, savaş konusundaki duyarlılıklarını kendilerini sevenlerle neden paylaşmazlar?

Türkiye, siyaseten olgunlaştığını, sivil topluma sahip bulunduğunu kendine de ispatlamak zorunda. ABD'nin Irak'a açmaya hazırlandığı savaşı durdurmak Türk sivil toplumu için bir sınav...

Gırtlağımız yırtılana kadar "Savaşa hayır" diye haykırmalıyız.


23 Aralık 2002
Pazartesi
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED