|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ortaokuldan itibaren yabancı dil dersi gören ama bir türlü 'dil' öğrenemeyen bir toplumuz. Bu gerçek sık sık yalnızca sohbetlerde değil, istatistiki rakamlarla da ortaya konulur. Ece Vahapoğlu'nun kaleme aldığı "Yabancı Dil Öğrenme Yolları" adlı kitap ise hem yabancı dilin nasıl en etkili şekilde öğrenileceğini anlatıyor, hem de iş dünyasından spora, sanattan gazeteciliğe kadar her sektörün önde gelen isimlerinin yabancı dil öğrenme hikâyelerini okuyucuyla paylaşıyor.
70 yaşındaki teyze yardımcım oldu Ayşenur Yazıcı (spiker): Babam askeri ataşeydi, 11 yaşımda iken Fransa'ya gittim. Babam beni evimize yürüme mesafesinde bir Fransız okuluna kaydettirdi. Okulun ilk günü de elime bir yol haritası tutuşturarak, beni tek başıma okula yolladı. Tek bir kelime bilmeden yeni okuluma gittim. Bir sınıfa girdim, ilk derste hiçbirşey anlamadım. Teneffüste çocuklar başıma dolandı, kendilerini gösterip bir şeyler söylüyorlardı. Anladım ki, isimlerini söyleyip benimle tanışmaya çalışıyorlarmış. Ben de 'Ayşe' dedim. Her gün okul çıkışı yaklaşık iki saat elçilikteki yabancılara Fransızca öğreten, 70 yaşlarında bir kadına giderdim. Elimde Fransızca sözlükle okuldaki dersleri rahatlıkla takip eder hale geldim". İngilizce'yi bol bol okuyarak öğrendim "Kura ile girdiğim devlet okulunda Almanca görmüştüm, ama hiçbir zaman bu dile ısınamadım. En kaliteli Almanca aksanını bile mümkünse almayayım! İngilizce'yi kendim öğrenmek istedim. Bol bol kitap okudum. Kasetleri dinleyerek çalıştım. Yani hem okuyarak, hem dinleyerek İngilizce'yi çalıştım. Beynimi boşaltmama yardımcı oluyordu. Kendi alanım dışında beni rehabilite eden, eğlendiren bir uğraş oldu. " Kulağım Rumca'ya Fransızca'ya alışıktı "Çocukluğumda Beyoğlu'nda yaşıyorduk, tınılarla büyüdüm. Kulağım Rumca'ya Fransızca'ya alışıktı. İlkokuldan hemen sonra Fransızca'yı Notre Dame de Sion'da, lise döneminde de Fransa Versailles Lisesi'nde öğrendim. İngilizce'yi Amerika'da dil okulunda öğrendim, ama okul parası çıksın diye eşimle gündüz çalışıyorduk. Oyunlarda Türkçe'nin yanısıra İngilizce ve Fransızca oynadım. Müzikalde yabancı dilde şarkı söyledim. Ama ilginçtir çok iyi konuşmama rağmen İngilizce yazmayı bilmem." Almanca'dan sınıfta kaldım Can Ataklı (gazeteci): İstanbul Erkek Lisesi'de okudum. Almanca dersi vardı , ama ben öğrenemedim. Herhalde benim öğrenememe kabiliyetim var! Orta sonda kaldım, hem de Almanca'dan. Alman bir hoca vardı, benim aksanım için bir keresinde 'Yahudi gibi Almanca konuşuyorsun' dedi. Öfkelendim tabii. Psikolojik sorun yarattı böylece. Hoca beni soğutmuş oldu. Sonra bir kompozisyon sınavımız vardı. (...) Sonra aklım başıma geldi, lisan öğrenmeden olmaz. İngilizce öğrenmeye başladım. Kasetler aldım. İşim dolayısıyla gece çalışıyordum. Güngör Mengi ile sabah erkenden 7'de yarı uykulu bir halde İngilizce ders aldık" AYŞE OLGUN / İSTANBUL
|
|
|
Oy Kullan
Sonuçlar
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |