T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R
Târih tekerrür mü ediyor?

  OSMAN AKKUŞAK
"Avrupa Birliği'ne girmek mi menfaatimize uygundur, yoksa bu kurumdan uzak durmak mı icabediyor?" Bugünlerde milletimizin mukadderatıyle, problemleriyle ilgilenen herkesi düşünmeye ve konuşmaya sevkeden soru budur..

Girersek, refâhımız ve medenî seviyemiz artacak mıdır? Yoksa istiklâlimizden (bağımsızlığımızdan) fedâkârlık yapmak zorunda mı kalacağız? Millî ve manevî bağlarımızda ve kültürümüzde bir çözülme ve yıpranma kaçınılmaz mı olacak, 21. Yüzyıl Avrupası'nın insanca ve uygarca telâkkileri bizim hayatımızda da olumlu tesirler mi hâsıl edecektir?

İtiraf etmek lâzımdır ki; bu mevzûlarda kesin bir karara ve kesin bir kanaate ulaşmak, sosyal, ekonomik ve teknolojik mahiyetteki gerçeklere ve ilmî ölçülere dayanarak sarih bir hükme varmak, hakîkaten zor bir meseledir..

Bunun için sağlam ve hatâsız bir düşünce ameliyesiyle birlikte sosyolojinin, târihin ve siyasî ilimlerin konu ile ilgili donelerini gözönünde tutmağa ihtiyaç vardır.. Bilhassa son 150-200 senelik müddet içinde Avrupa devletleriyle ayrı ayrı ve toplu olarak cereyan eden münasebetlerimizin bize öğrettiklerini de hesâba katmakta hem fayda, hem de zaruret vardır. Bu konuyu etüd ederken, bir muhakeme sistemi takibederken, son 150-200 yıl içinde Avrupa ile münasebetlerimizin seyrini ve bize karşı Avrupa'nın gösterdiği iyiniyetleri ve emperyalist emelleri toplu bir şekilde anlamak ve tesbit etmek için, İlhan Bardakçı tarafından yazılan "İmparatorluğa Vedâ" isimli eserin alelacele okunmasında isabet bulunduğunu belirtmek istiyorum!..

Tarihçi arkadaşımızın bu kitabı, sanki bugünler için yazılmış gibidir. Dili açık ve akıcıdır. Tesbit ettiği, hikâye ettiği olaylar üzerinde düşünmek, bugünkü konjonktürde bu olayların dikkate alınmaya değer birer unsur olup olmadığını anlamaya çalışmak gerekir.

Avrupalı devletlerin tek tek veya toplu olarak gruplar halinde Osmanlı devletine karşı yürüttükleri siyaset, zaman zaman günümüzde tatbik ettikleri siyasî metod ve emellerle benzerlik göstermektedir.. Bu benzerliğin ayrıntılarını sarih bir şekilde anlayabilmek için İmparatorluğa Veda isimli eseri, baştan sona, net olarak, dikkatle okumak çok faydalı olur.. Türk Devleti'nin rotasını tayin etmek mevkiinde olanların da ister hariciyeci, ister bakan, isterse bürokrat ve asker olsun, tarihten, bilhassa yakın tarihten haberdar olmaları, ihmal edilemez bir mecburiyettir.. Bismarck'ın, D'israeli'nin, II. Nikola'nın, Napolyon'un, Sir Edward Grey'in, Fransa'nın İstanbul Sefiri Paul Cambon'un, Ruslar'ın İstanbul Sefiri Nelikof'un, daha birçok Batılı devlet ricalinin Türkler ve Osmanlı İmparatorluğu hakkında söyledikleri, yazdıkları birer ibret ve tecrübe vesikası olarak bu eserde kaydedilmiştir.. Avrupa Birliği'ne karşı olumlu veya olumsuz takibedilmesi gereken politika ve stratejilerin tayin ve tesbitinde yakın tarihe ait bu bilgilerin ve vukû bulan olayların, sorumluluk konumunda olanlara da ışık tutacağına şüphe yoktur..
Bilgi için: 0212-5112923



23 Aralık 2002
Pazartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED