|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye'nin politikacıları çabuk ihtiyarlatan bir havası var, 'yeni yüz' bilinenler bile çabucak eskiyor. Gelişi farklı, değişik görüşleri olan, daha önce sözü edilmemiş konuları gündeme taşıyan bir politikacı, bir bakıyorsunuz, yıllardır tersyüz edilmekten bir hal olmuş, bildik teranelerle karşımıza çıkabiliyor. Bu, elbette, sadece o politikacılar için değil herkes için büyük bir talihsizlik... Alın, Kemal Derviş örneğini... Ülkesinden yıllarca uzakta yaşamış biri Kemal Derviş; politikaya heveslendiği kısa aralıklarda hep 'aykırı olan'ın peşinde koştuğu biliniyor; öyle olmasaydı YDH içinde işi neydi?... Eğitimini üç ülkede almış, anadili gibi İngilizce, Fransızca ve Almanca biliyor... Dünya Bankası'ndaki görevi kendisine Afrika ve Ortadoğu deneyimi de kazandırmış; kimbilir kaç ülkenin devlet adamlarıyla tanışıyor... Politikaya girmesi Türkiye açısından 'kazanım' sayılması gereken bir sima... Dün bir gazetede, Derviş, Türk politikacısının o hiç eskimeyen mâlum gerekçesiyle karşımıza çıkıvermesin mi? Neşe Düzel'e verdiği mülâkatta, bir punduna getirip, içinde 'şeriat', 'tehlike', 'AKP' ve Hitler sözcüklerinin geçtiği cümleler kurmuş Derviş. Okuyalım: "Türkiye'de bugün şeriat tehlikesi yok; ama ekonomik sorunları çözmezsek tehlike olabilir. AKP'ye oy verenlerin büyük bölümü şeriat istiyor. Hitler işsizliğin yoğun yaşandığı dönemde gelmişti." Bu cümlelerdeki mantığı tersinden sararsak, ülkedeki işsizlik sorununun kökeninde kendisinin titizlikle uyguladığı IMF politikaları yattığına göre, Türkiye'de Hitler-benzeri bir 'tehlike' söz konusu ise, bunun sebebi Kemal Derviş demektir... Gerçekleri gözlerden saklamak için kullanılan 'şeriat' ise bu ülke politikacılarının fersude hale getirdiği bir sözcükten ibaret. Kamuoyu yoklamaları AKP'nin ilk seçimden birinci parti olarak çıkacağına işaret ediyor. Oy oranı yüzde 30 ile yüzde 40 arasında değişiyor, ama 'birinci parti' olma durumu değişmiyor. Her üç kişiden biri, büyük ihtimalle, 3 Kasım'da oyunu Ak Parti için kullanacak. Böyle bir gelişmeyi 'tehdit' olarak yansıtmak için insanın iyi niyetten yoksun 'ihtiyar bir politikacı' olması gerekiyor... Nitekim, 'tehdit' konusunu Derviş'ten önce münasebetsiz bir biçimde kamuoyu önüne taşıyan, 50 yıldır politik hayat içerisinde bulunan bir 'eski yüz'dü: Bülent Ecevit... Derviş'in 'tehdit' değerlendirmesinde ne kadar yalnız kaldığını görmesi gerek; çünkü bildiği dillerle takip etmesi gereken yabancı yayınlarda, ilişkileri sayesinde kolayca elde edebileceği itibarlı uluslararası kuruluşların raporlarında, Ak Parti, 'güven' unsuru yönüyle 'olumlu' yönden değerlendiriliyor. Şu son bir hafta içerisinde MorganStanley, Standard Chartered, CA-IB gibi kuruluşların yayımladıkları raporlarda, Derviş'in 'tehdit değerlendirmesi'ni andıran en ufak bir iz bile bulunmuyor... Mülâkat okunduğunda, Kemal Derviş'in zihninin özellikle demokrasi konusunda ciddi biçimde karışık olduğu anlaşılıyor. Seçime gidilen bir ülkede şu sözleri kendisi de 'aday' olan bir politikacı nasıl sarf eder? "Türk Silahlı Kuvvetleri ülkenin ekonomik ve siyasal olarak çıkmaza girdiği durumlarda müdahale etti. Darbeler oldu ama TSK başka ülkelerde yaşanan darbeler gibi 30 yıl ülkenin başında kalmadı. (..) Keşke Hitler başbakan olduğu zaman Alman ordusu darbe yapsaydı. Türkiye'de bazı siyasiler demokrasiyi, devleti ele geçirmek için araç olarak görüyor." Bu cümleleri okuduğunuzda sizlerin de gözlerinizin faltaşı gibi açıldığına eminim. Son 50 yılı neredeyse bütünüyle heba etmemizi getiren askeri müdahaleleri onayan, yenilerine geçiş izni veren, Türkiye'yi diğer ülkelerin gerisine düşüren, ekonomisini bozan, sosyal düzenini darmadağın edip dayanışma duygularını törpüleyen zavallı bir zihniyetin 'kapsülleşmiş' biçimi bu cümleler... Hiç dikkate alınmayan kalemlerin, okunmayan sütunlarında bolca rastlanan bu zihniyetin, 'yeni' olma iddiası taşıyan dünya görmüş bir politikacıda hortlaması ise çok hazin... Havasından mı, suyundan mıdır bilinmez, Türkiye yeni yüzleri çabucak eskitiyor... Kemal Derviş'i de eskitiverdi işte...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |