T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M
AÇ-KAPA TERÖRÜ

BEDAŞ'la ortak çalışan taşeron firmalar, son ödeme tarihi geçen faturaların bulunduğu yerleri tespit edip elektrikleri kesiyorlar.

Elektrik sayaçlarını değiştirmek bahanesiyle gittikleri ev ve işyerlerinde, "Kaçak elektrik kullanmışsınız" diyerek milyarlarca lira cezadan bahsettikten sonra, baskı altına aldıkları vatandaşlardan anlaşma yoluyla 'haraç' alan taşeron firmaların ardından, şimdi de 'tuzak sözleşme' fırsatçıları adeta terör estiriyor.

Yaygın uygulamada zamanında ödenmeyen elektrik faturalarına bir sonraki fatura ile birlikte gecikme cezası kesilip, ev veya işyerinin elektriğinin kesilmesi yoluna gidilmezken, bazı taşeron firmalar, ödeme tarihi üzerinden bir gün bile geçse, hiç haber vermeden vatandaşın elektriğini kesiyor.

Vatandaş, hem gecikme cezası, hem de elektriğini açtırmak için açma-kapama ücreti ödüyor. İstanbul'da işyerleri için 9 milyon, evler için 4 milyon 700 bin lira olan açma-kapama ücretinin cüzi bir kısmını BEDAŞ'a aktaran taşeron firma, bu ücretin aslan payını kendisi alıyor. Bu firmalar, faturaların son ödeme tarihini tespit etmek için merkezi bilgisayarın başında elemanlarına nöbet tutturuyor. Ödenmeyen fatura listelerini eline alan elemanlar, girdikleri mahallede adeta terör estiriyor, aynı mahallede bazen onlarca abonenin elektiğini bir-iki saat içinde kesiyor.

Aynı caddede onlarca evin elektriğini kestiler

Taşeron terörünün son örneği, İstanbul Karagümrük'e bağlı Sofalıçeşme Caddesi'nde yaşandı. BEDAŞ'a bağlı taşeron firma elemanları, bu caddede, faruralarının son ödeme tarihi üzerinden 1 ila 7 gün geçmiş ondan fazla evin elektriğini haber vermeden kestiler.

Elektrik idaresine koşan vatandaşlar, daha önce böyle bir uygulama ile karşılaşmadıklarını, şimdiye kadarki uygulamada, gecikme cezasını bir sonraki fatura ile ödediklerini belirterek, yetkililerden son uygulamanın nedenini sordular. Aldıkları cevap ise, "Sözleşmelerinize iyi bakın" oldu.

Tuzak sözleşmelere dikkat

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Mehmet Sevim, elektrik, su ve telefon sözleşmelerinde keyfi uygulamaların olduğunu belirterek, "Sözleşmeler tüketici için birer tuzak niteliği taşıyor" dedi. Son zamanlarda vatandaşlardan gelen yoğun şikayetler üzerine görüştüğümüz Sevim, şunları söyledi: "Ortada tüketiciyi mağdur eden büyük bir sorun var. Bu sorun, firmaların tüketici ile yaptıkları sözleşmelerin açık ve net olmamasıdır. Çok uzun ve çok küçük yazılmış sözleşmeler var. Ayrıca kullanılan dil anlaşılır değil. Bunun nedeni, tüketicinin sözleşmeyi okumasını, anlamasını engellemektir. Bu nedenle tüketicinin şikayet ettiği hususlarda kendini savunması zorlaşıyor. Haber vermeden vatandaşın elektriğini kesiyorlar. Tüketici, bu tür konularda tepkisiz kalmamalıdır. Elektriğin kesilmesi sıradan bir iş değil, hizmetin kesilmesi demektir. Böyle keyfi bir uygulama olamaz. Çünkü zaten faturanın bedeli zamanında ödenmediği için alınan bir gecikme zammı var. Kesintinin yapılacağının normalde 1 ay önce yazılı bir şekilde bildirilmesi gerektiği halde haber verilmeden yapılması kesinlikle çok büyük bir yanlıştır." Sevim, konu ile ilgili bir kanun taslağı hazırladıklarını, seçimlerin araya girmesi nedeniyle Meclis'te görüşülemeyen taslağın, seçim sonrası oluşacak parlamentoda takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi.

Elektrik faturasında 'endeksli' soygun

Konya'da Meram Elektrik Dağıtım A.Ş'nin (MEDAŞ) gönderdiği faturalarda bulunan endeksler arasındaki tutarsızlık nedeniyle bazı aboneler ikinci kez aynı bedeli ödemek zorunda kaldıklarını bildirdiler. MEDAŞ tarafından verilen eylül ayı faturalarındaki ilk okuma endeksinin ağustos ayı faturalarındaki son okuma endeksi ile aynı olması gerekirken, önceki aylardan borç bulunmamasına rağmen bazı abonelerde sonraki faturaların ilk okuma endeksinde 80 ila 200 kilovat saat fazla elektrik kullanılmış gibi gösterildi.

Ali Duvarcı ve Hasan Duran, endekslerdeki tutarsızlık nedeniyle ödedikleri fatura bedelinin bir kısmını tekrar ödemek zorunda kaldıklarını belirttiler. MEDAŞ Genel Müdür Yardımcısı İsmail Hasırcı ise faturalarda belirtilen ağustos ayı son okuma ile eylül ayının ilk okuma endeksinin aynı olması gerektiğini belirtti.

Katil, müdürü kimlik sorarak öldürmüş

Şanlıurfa'da TEDAŞ Bölge Müdür Yardımcısı Hasan Balıkçı'nın öldürülmesi olayında, katil zanlısının birkaç kez TEDAŞ'a giderek Balıkçı'yı sorduğu ve öldürmeden önce de emin olmak için kimlik sorduğu belirlendi. Öldürülen Balıkçı, cezaevi kavşağında sigara almak için bir bakkala girdi. Bu sırada katil zanlısı Yılmaz Ç, Hasan Balıkçı'nın, başına silah dayayarak tekrar makam otomobiline bindirdi. Otomobilde, Muhasebe Müdürü Uğurlu'nun "Ne yapıyorsunuz, kimsiniz? Bırakın bizi" demesine, Yılmaz Ç. "Sen karışma aramızda namus meselesi var" diye yanıt verdi. Balıkçı'nın, "Ne olur beni öldürme, çocuklarım var. Sana kim ne kadar para verdiyse ben daha fazlasını vereyim" demesine rağmen, saldırgan Balıkçı'yı öldürdü.



22 Ekim 2002
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED