|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
'Herkese akıl veren' psikiyatristler, akla ihtiyaç duyarlarsa ne yaparlar? Osmanlı döneminde, çocukları okutan 'sıbyan mektebi' hocalarının, sürekli çocuklarla uğraştıkları için 'çocuklaştıkları' gerekçesiyle şahitliklerinin kabul edilmediği söylenir. Değişik sorunları olan hastalarla uğraşan ruhbilimcilere, hastalarının durumundan etkilenip etkilenmediklerini sorduk. Bu konuda samimi açıklamalarda bulunan Psikiyatrist Doç. Dr. Sefa Saygılı, psikiyatristlerin, hastalarından olumsuz etkilendiklerini kabul etmekle birlikte, bir ruh doktorunun kendi hastalığını kabul etmesinin zorluğuna işaret etti. Türk psikolog ve psikiyatristlerinin genelde sorunlarını yine kendi içlerinde çözümlemeye çalıştıklarını anlatan Dr.Saygılı, bunun nedenini şöyle açıkladı: "Ruh bilimciler için hastalardan biri olmak kendisine doğru gelmez. Ama bir psikiyatristin başka bir meslektaşına gittiği de oluyordur." Hekim de bunalabilir Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Uzmanı Doç. Dr Mücahit Öztürk de, "Ruh hekimleri de diğer insanlar gibi ruhsal sorunlar yaşama riskine sahiptir" dedi. "Nasıl bir cerrah apandisit olabilirse, ruh hekimi de kaygı bozukluğu yaşayabilir ya da depresyon geçirebilir" diyen Öztürk, şunları söyledi: "Bilgi ve tecrübesi bazen kendi sorununu çözmeye yetmeyebilir. Yardım istemek ve danışmak bir ruh hekimi için de doğaldır". SEVDA ALKAN / İSTANBUL
|
|
|
|
|
|
|