T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

S P O R
KARTAL'ın hamlesi

100. kuruluş yılında Beşiktaş'ın hedefi şampiyon olmak. Yönetim, takım ve taraftar üçgeni içinde bu konu iyi yorumlanıyor. Galiba şansları da biraz yaver gidiyor. Çünkü rakiplerinde bu inancı pek göremiyoruz. Böyle olunca da...

HAFTANIN YORUMU
SALİH SEZER

Beşiktaş'ı motive eden bu ikinci faktör daha bir önem kazanıyor. Her maça final havasında çıkıyorlar. Oyuna iyi asılıp biraz da agresif oynuyorlar. Taraftarın kafasındaki bazı soru işaretleri de yavaş yavaş silinmeye başladı. Mesela, Sergen ve Pancu için "acaba faydalı olurlar mı?" şeklindeki soru, Denizli maçında net olarak yanıt buldu.. Daha öncesi aynı soru Lucescu üzerinde yoğunlaşmıştı. Rumen Hoca'nın Beşiktaş'ı başarıya götürecek kapasiteye sahip olmadığını söyleyenlerin, şimdilerde biraz sesi kısıldı. Lucescu, sorumluluğunu biliyor. Israrla alınmasını istediği oyunculara takır takır futbol oynatıyor. Sahada pes etmeyen bir Beşiktaş izliyoruz. Sisteminden de ödün vermiyor. Bütün bunları şampiyonluğa oynayan rakiplerinde pek göremiyoruz. Beşiktaşlı futbolcu da bunu iyi gördüğünden her maçına artı motivasyonla çıkıyor.

CİMBOM'A NE OLUYOR?

Kuşkusuz eski Cimbom değil. Eski Terim hiç değil. O sadece Galatasaray değil, Milli takıma kazandırdığı oyuncuların da babası anlamını taşıyordu. Futbolcusunda uyandırdığı saygıda bir kusur yok ama, bu kez galiba Terim'i harcıyorlar. O da buna çanak tutuyor. "Ne demek sistemden ödün verdim" O sistem ki, Galatasaray'ı 4 yıl üst üste Süper Ligte, UEFA'da şampiyon ve Süper Kupa'nın sahibi yapmış. Üstelik o zamanlar ne Emre Emre'ymiş, ne Okan Okan, ne Ümit Ümit'miş, ne de Bülent Bülent. Bunların hepsi şimdi Terim patentli futbolcu. Asla suçlamıyorum. Ama merakımı da gidermek için soruyorum; Ne oldu o Fatih Terim'e?.. İnancını mı yitirdi? Daha yolun başında umutsuzluğa mı düştü? Yoksa eskiden olduğu gibi anlatamıyor, dinletemiyor, yaptıramıyor mu?

Bunların hepsi birarada olabilir. Ama asla benim tanıdığım Terim'in tarzı değildir. Yoksa yeniden Galatasaray'a döndüğünde bazı yazar-yorumcu dostlarının(!) dedikleri haklı çıkacak. Onlar demişlerdi ki, "Terim bu kez bomba olur." Hem de tüm kupaları şampiyonlukları bir kalemde çöpe atarak. Bilmem anlatabiliyor muyum?

"Sizin yüzünüzden Yunanlı da olduk. Panathinaikos'a başarılar dileriz" diye pankart açtılar. Tercih sizin ne diyelim... Rekabeti çirkinliğe taşıyanlarla işimiz olmaz. Beynine kötülük tohumları atılmış bir avuç Galatasaraylıyı, Galatasaray camiasına maletmek de hoş değil. Onların iyileşmesini beklemek de hayalcilik olur zaten. Tavsiyem, Fenerbahçe tarihini okumamaları.

FENER'İN SUÇU

Bir de bugünün Fenerbahçe'sine bakın. Ne oynuyor? Hiç... Kadro mu kötü, para problemi mi var, sakatları mı çok, sahası mı çamur, moral bozucu bir illet mi var yakalarında?. Hiçbiri değil. Kanımca tek yanlışları yeterli görmediğim Werner Lorant. Ona bağlı olarak da göz göre göre Lorant'a katlanan yönetim kurulu. Bu Alman'a hala Fenerbahçe gibi milyonlarca taraftarı olan bir takımın başında kalmasına nasıl izin veriyorlar, anlamak mümkün değil.

SAMAN ALEVİ Mİ?

Her sezon biri çıkar.. Ankaragücü, Gençlerbirliği, Kocaelispor, Denizli, Bursa gibi. Bir parlayıp, önüne geleni devirirler. Ama hiçbiri Trabzonspor'un yaptığını yapamadı. Trabzonspor adını "büyükler" arasına şampiyon olduğu için yazdırmıştı. Başka yok. Şimdilerde Gaziantepspor'u görüyoruz. Takır takır futbol oynuyorlar. Yenilgileri de yok. Şampiyon olurlar mı? bilemiyorum. Bunu zaman gösterecek. İstikrar meselesi. Olursa çok seviniriz. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Sonuçta Türk futbolu kazanır. Sağlık ve mutlulukla kalın...



22 Ekim 2002
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED