|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
"Anketlere inanma, anketsiz de kalma" dedim ya, nereye gitsem "Son ankette durum ne?" sorusuna muhatap oluyorum. Bir şeye dikkat ettim: insanlar kamuoyu araştırma şirketlerinin veya başındaki kişilerin adlarını ezbere biliyorlar... En kızdığım ise, "Yönlendirme yoktur, değil mi?" sorusu... Bazıları her anketin 'yönlendirme' amaçlı olduğuna inanıyor. Mutlaka öyleleri de vardır, ama benim tanıdıklarım açıkladıkları raporların kendi ve marka itibarlarını oluşturduğuna inanan araştırmacılar; hata yaparlar, ama bilerek yönlendirme yapmazlar... İyi tanımadığım kuruluşların araştırma sonuçlarını buraya ihtiyatla taşırım zaten... 'Araştırma' denilen çalışma müthiş pahalı bir uğraş... Dr. Erhan Göksel'in başında bulunduğu Verso'nun yaptığı ve sonuçlarını ilk burada okuyacağınız 'son' araştırma sözgelimi; 14 ilde, bir hafta boyunca (7-16 Ekim) 7812 kişiyle yüzyüze görüşülerek ortaya çıkmış... Derlenen veriler, günler süren değerlendirme çalışması sonucu tablolara taşınmış... Bendeki 41 sayfalık bol tablolu özet rapor; bütün ayrıntılar için 500 sayfa içine gömülmem gerekiyor... Her pahalı araştırmanın bir mâlî sponsoru bulunması doğal. Sözgelimi, Verso araştırması, Global Menkul Kıymetler (GMK) firmasının desteğiyle girişilen bir çalışma. GMK'in başında, bildiğiniz gibi, Mehmet Kutman bulunuyor. Mehmet Kutman da Mesut Yılmaz ile Turgut Yılmaz'ın kuzeni. Verso'nun araştırmasını, Global, yatırımcılarından önce, kendileri için 'kader seçimi' sayıldığından, Yılmaz kardeşlere göstermiştir... Yoksa göstermemiş midir? Göstermiştir de, gördüğü Mesut Bey'in canını sıkmıştır. Çünkü, Verso araştırması, diğer itibarlı kuruluşların anketlerinde de olduğu gibi, ANAP'ın durumunu "Daha epey çalışması gerekenler" arasında bulmakta: Yüzde 4.14... ANAP lideri, partisinin, kamuoyu yoklamalarında hergün yükseldiğini söylüyor, son oranı da "Yüzde 9'un üzeri" diye aktarıyordu. Oysa, Verso, "Yüzde 4.14" olduğunu bildiriyor... Sekizbine yakın kişiyle 14 temsili ilde yapılan çalışmanın, "Bugün seçim yapılsa oyunuzu kime verirsiniz?" sorusuna aldığı cevaplar şu: AKP 29.55; CHP 17.16; MHP 9,11; GP 7.56; DEHAP 6.71; DYP 6.56... Diğer partiler ise yüzde 6 sınırı altında yer alıyorlar... Bu duruma göre, 3 Kasım günü sandık başına gidildiğinde, seçmenler Verso'nun denekleri gibi davrandıkları taktirde, sadece iki partiye Meclis'te temsil hakkı vermiş olacaklar... MHP'nin de, küçük bir çabayla, barajı aşma ihtimali olduğu anlaşılıyor... Başka anketlerde tüzde 10 barajını aşar görünen Genç Parti, Verso'da, yüzde 8 civarında bir oya hükmediyor... Elbette, önümüzdeki günlerde, seçmen, çeşitli mülâhazalarla, eğilimini değiştirip farklı biçimde oy kullanabilir. Ancak, seçime on gün kadar az bir zaman kaldığını da unutmamak gerekiyor... Seçmenler bir partiye neden oy verirler? Bu soruyu kendinize sorup cevabınızı herkese genelleştirebileceğiniz gibi, dumanı tüten Verso anketinin bulgularıyla da yetinebilirsiniz. Denekler, en çok, inandığı (32.3), genel başkanını iyi bulduğu (10.5), ekonomiyi düzelteceği (2.5), tutarlı olduğu (1.7) ve işsizliği gidereceği (1.2) için bir partiye oy veriyor. "Denemek için vereceğim" diyenler de az değil: Yüzde 14.3... Seçmen, şu önümüzdeki on gün içerisinde oyunu değiştirirse, hangi partiyi tercih edebilir? Bu sorunun cevabı, "Seçmenlerin ikinci parti tercihi" ile ilgili bulgularda yatıyor. Bütün partiler arasında, "Kendi partimi tercih etmeyecek olursam oyum AKP'ye" diyenler en yüksek oranda: Yüzde 11.8... En yüksek ikinci tercih partisi ise SP (7.1); belli ki, AKP seçmeni, herhangi bir biçimde partisine yüz çevirecek olsa oyunu SP'ye verecek... (AKP'nin bazı konularda daha açık-seçik mesajlar vermesi, muhtemelen bunun farkına varmasıyla ilgili.) Sonraki sıraları MHP (6.8) ile BBP (2.7) işgal ediyorlar... Araştırma şirketleri ile yapılan çalışmaları değerlendiren uzmanlar ve yorumcuların şu aşamada en fazla dikkat ettikleri ayrıntılardan biri de, "Oyumu asla vermeyeceğim parti" tablosu. Bu, seçmenin, ne kadar kendini zorlarsa zorlasın oyunu vermeyeceği partileri belirlemede önemli. Bir ara, bir parti için, "Evet, yüzde 20 oy aldılar, ama ülkenin geri kalan kısmı onlara karşı" denilmişti ya, bu tablo onun sağlaması için... Verso'nun anketi, bu konuda köprülerin altından çok sular aktığına işaret ediyor. "Asla oy vermeyeceği parti" tablosunda, ilk iki sırayı, DEHAP (yüzde 26.5) ile DSP (14.6) işgal ediyor... CHP (10.0) ve AKP (7.4) fazla zorlanmadan lehlerine oy değiştirilebilecek partiler olarak karşımıza çıkıyorlar... Seçmen kimliğini de merak ediyorsunuzdur herhalde. 'Merkez sağ', 'merkez sol', 'milliyetçi', hatta 'dinci' gibi sıfatların uçuştuğu bir ortamda merak edilmez mi hiç? Verso, denekler üzerinden Türkiye'deki seçmen profilini de çıkartmış. "Kendimi merkez sağda görüyorum" diyenler (yüzde 34.4) ile "Merkez solda görüyorum" diyenler (30.7) en kalabalık gruplar; sonraki kalabalıklaşma "Milliyetçiyim" (22.0) ve "Mukaddesatçıyım" diyenlerin (12.9) öbeği... Bu anketler için yasaksız son hafta; önümüzdeki hafta anket yasağı devreye giriyor. Bence, buraya taşıdığım anketleri saklayın, seçim sonrasında, sandık sonuçlarıyla birlikte anketleri de değerlendiririz.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |