T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A
Hâlâ son hafta
beklentisi var

  • MEHMET OCAKTAN
    Türkiye, serbest seçimlerin bir bakıma başlangıcı olan 1950'den bu yana belki de ilk kez kafaların bu kadar karışık olduğu, müthiş siyasi savrulmaların yaşandığı bir seçimi yaşıyor. Siyaset adeta ağır bir deprem yaşıyor. Bir yanda halk, bunalımdan, yenilmişlik duygusundan kurtulmak için bir çıkış arıyor. Diğer yanda ise, siyasetin üzerine düşen "siyaset dışı" gölge giderek yoğunlaşıyor. Son beş yıldır siyaseti kuşatan bu "gölge" ne yazık ki sokaktaki insanın umutları üzerinde derin tahribatlara yolaçmış.

    Gezimizin ikinci durağı olan Bursa'dayız. Sokakta, kahvede birebir konuştuğumuz insanlar, ülkeyi yönetenlerden, devletin bütün kurumlarından neredeyse umutlarını kesmişler. Bundan sonra da işlerin düzeleceğine pek inanmıyorlar. Bir ara bindiğimiz minibüste, insanların konuşmalarına kulak misafiri oluyorum. Açıkçası ürküyorum. İnsanların konuşmalarından umutsuzluktan öte bir çaresizlik yansıyor. Ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar... Son olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun AK Parti hakkında Anayasa Mahkemesi'nde kapatma davası açması, insanların umutlarına yeni bir darbe indirmiş. Bu girişim, yüzlerce küçücük de olsa parlayıp sönen umut tebessümünü adeta aç bir rüzgarla dondurmuş... Açıkçası insanlar, bir bakıma yoksulluklarına çare olur diye sarıldıkları AK Parti'nin yolunun "siyaset dışı" yöntemlerle kesilmesinden endişe ediyorlar. AK Parti'ye yönelik "kuşatma" öncesi itibariyle Bursa'da seçim yarışı oldukça renkli ve iddialı... Bir kere AK Parti oldukça iyi durumda. Bursa milletvekilleri Ertuğrul Yalçınbayır ve Altan Karapaşaoğlu ile yaptığımız sohbette kendilerini seçimi önde götürmenin rahatlığı içinde buluyoruz. Bu arada, AK Parti'nin Bursa'daki aday profili konusunda ciddi eleştirilerle karşılaştığımızı da belirtmek gerekiyor. Bir grup işadamıyla yaptığımız toplantıda, özellikle bazı işadamları adaylar konusunda hatırı sayılır eleştirilerde bulundular. Bir işadamı aynen şunları söyledi:

    "Tayyip Erdoğan dışında bir AK Parti'den söz edemeyiz. Erdoğan rüzgarı o kadar güçlü ki, aday kalitesini hiç önemsemediler. Geçmişte Refah otobüsüne çıkanlar, aynen AK Parti listesinin tepesine yerleşiverdiler. Eğer Erdoğan rüzgarı bu kadar güçlü olmasaydı, oy alabilmek için daha ciddi ve kaliteli adaylar koyma hissederlerdi. Oysa şimdi böyle bir ihtiyaç hiç duymadılar, oy vereceğiz ama işleri zor."

    Bursa'da ikincilik yarışı DYP ile CHP arasında geçiyor. DYP il binasında canlı bir seçim çalışması yaşanıyor. DYP İl Başkan Yardımcısı, "AK Parti birinci, biz ikinci, CHP ise üçüncü olur" diyor. Ancak DYP'li yöneticilerin yüzlerinde, Türkiye genelinde barajı aşamama endişesinin izlerini görmek de mümkün. Çünkü baraj sınırında olduklarını biliyorlar. Bursa'da belki de en ciddi çalışma yürüten partilerden birisi de Saadet Partisi. Belli ki Erbakan Hoca'nın Bursa mitingiyle daha bir umutlanmışlar. İl Başkanı Sayın Hilmi Daniş, görkemli bir miting olduğunu söylüyor. Ancak onların da yüzlerinde derin bir kırgınlığın izleri var.

    ANAP seçim çalışmalarını güzel şarkılar ve oldukça iyi imkanlarla sürdürüyor. Ancak, sokakta ANAP'ı hayırla yâdeden insan bulmak oldukça güç. Özet olarak, her yerde olduğu gibi Bursa'da da AK Parti rüzgarı güçlü esiyor. Konuştuğumuz insanların büyük çoğunluğu, "Evet oyumuzu AK Parti'ye vereceğiz" diyor ve cümlenin sonuna bir "ama..." kelimesi ekliyor. Doğrusu, bu kelime son hafta içinde yeni bir adres arar mı bundan çok emin değilim...

    Bu arada, ekibimize yakın ilgi gösteren MÜSİAD Bursa yöneticilerine ve değerli işadamı Mehmet Aydın'a şükranlarımızı sunuyoruz.


  •  
    Barajı aşacak partiler belli olsa!..
    M. Karaalioğlu
    Siyaseti partiler değil, Ankara yapıyor!
    Mehmet E. Yavuz
    Bursa'da sol zayıf
    Mehmet Şeker
    Oy karşılığı yayla
    Iğdır'da 66 yıl önce yaylaları komşu köylere verilen Karaçomak Köyü'ndeki vatandaşlar, topraklarının geri verilmesi halinde oy kullanacaklarını, aksi halde sandığa gitmeyeceklerini bildirdiler. Halfeli Beldesi'ne bağlı Karaçomak Köyü'ne ait yaylanın, Tapu Kadastro Müdürlüğü'nce 1936 yılında iskan gördükten sonra 1977 yılında Evci, Hacıağa ve Özdemir köylerinde tahsis edildiğini belirten Karaçomak Köyü Muhtarı Ahmet Altuntaş, yaylanın dedelerinden kendilerine kaldığını ileri sürerek, topraklarını geri almamaları halinde 3 Kasım'daki seçimde oy kullanmayacaklarını söyledi.
    24 Ekim 2002
    Cuma
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED