T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Yılmaz'ın son hamlesi

DSP lideri Bülent Ecevit hükümetten çekilmeyecek. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin de hükümeti bırakmaya niyeti yok. Bu sebeple, Mesut Yılmaz'ın "MHP'siz hükümet" formulü sonuç alacağa benzemiyor. Ecevit ile Bahçeli'nin "ANAP çekilmeli" dâvetine Mesut Yılmaz ne cevap verecek?

Aslında bu sorunun cevabı, ANAP liderinin son hamlesinin gerçek sebebini de anlamamıza yarayacak. Yılmaz, "Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin, Kopenhag Zirvesi öncesi, hükümette MHP'nin varlığı yüzünden zarar göreceği" iddiasında. Sürpriz çıkışında, "Bu hükümetle Türkiye AB trenini kaçıracak" dedi Yılmaz.

ANAP liderinin çıkışını irtibatladığı AB gerekçesini ciddiye alan pek yok. Evet, MHP'nin, baştan beri destek verdiğini açıkladığı AB ile arasına, uyum yasaları çıktıktan sonra, mesafe koymaya başladığı fark ediliyor. Evet, MHP'nin, en büyük ortağı olduğu hükümetin iftihar ettiği uyum yasalarının altı maddesini Anayasa Mahkemesi'ne götürmesi de rahatsız edici. Evet, MHP'lilerin, aynı hükümette görev yaptıkları iki adalet bakanı hakkında suç duyurusunda bulunmaları da şık değil.

Bütün bu 'evet'lere rağmen, MHP'nin hükümet içinde kalması, Türkiye'nin AB yolculuğunu engelleyemez. Bunun ilk sebebi, ekim ayına kadar yetişmesi gereken uyum yönetmeliklerinin MHP dışı bakanlıkların ilgi alanında bulunduğu gerçeğidir. DSP'nin elindeki milli eğitim ve bağımsız adalet bakanlarının AB sürecini zedeleyecek bir gevşeklik göstermesi beklenemez.

Daha da önemlisi, seçimin, AB merkezleri tarafından merakla beklenen Türkiye'nin samimiyeti konusunda açık bir mesaj verme fırsatı oluşudur. Sandığa yansıyacak oylar, bir anlamda AB için referandum yerine de geçebilecek. 3 Kasım AB konusunda bugünkünden daha inançlı bir hükümet çıkartırsa, Brüksel, "Geciktiniz" mi diyecek? Elbette hayır. Seçim, dünyanın her tarafında, böyle durumlarda herkesin kolaylıkla kabul edeceği bir 'zorunlu sebep' sayılır... AB çevreleri, böylesine kritik bir konuyu seçim malzemesi yapanlardan kurtulduğuna ve daha 'güvenilir' bir ortak bulma fırsatı yakaladığına herhalde sevinecektir...

AB ile ilgisi yoksa, ANAP lideri, tam da bu sırada, hükümetin yıkılmasını getirecek bu çıkışı neden yaptı?

Başında bulunduğu ANAP, Mesut Yılmaz'la, sürekli kan kaybetti. Tek başına iktidar olmuş partiyi, başına geçer geçmez, gerekmediği halde soktuğu erken seçimle hükümetten uzaklaştırmıştı Yılmaz. 1999, ANAP için, baraj sıkıntısı yaşanmayan son seçim oldu. Kamoyu yoklamaları, ANAP'ın, 3 Kasım sonrasında Meclis'te temsil edilmeyeceğinin işaretlerini veriyor.

Başbakan Ecevit, Yılmaz'ın, ikili görüşmelerinde, 'seçimin ertelenmesi' teklifi yaptığını söyledi. MHP de, Yılmaz'ın son çıkışının arkasında, seçimi erteleme niyetinin yattığı inancında. Kamuoyu da, Mesut Yılmaz'ın çıkışını, seçimle ilintileme eğiliminde. Hükümetin sonunu getirecek her hamle, doğal olarak, seçimin ertelenmesine yol açacaktır çünkü.

Hükümeti düşürmeyi hedefleyen hamle, Bülent Ecevit istifayı kabul etseydi veya Devlet Bahçeli hükümetten çekilseydi, seçimin ertelenmesiyle sonuçlanabilirdi. Mesut Yılmaz'ın ANAP'ı hükümetten çekmesi aynı sonucu vermeyecektir; ANAP'lılardan boşalacak koltuklara DSP ve MHP'den yapılacak atamalarla bu hükümetin devamı sağlanabilir...

Mesut Yılmaz hükümetten ayrılma riskini göze alabilecek mi? Başarısız olacağı anlaşılan bu girişimini muhtemel 'küskünler hareketi'ne destek verme hamlesi takip edecek mi?

Bekleyip göreceğiz.


12 Eylül 2002
Perşembe
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED