|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yeni, yepyeni, çeşit çeşit, her dilde, heryerde başka anlamlı biri o, mavi derinliğin hakimi bir kaptanın oğlu. Nevzat Doğansoy, nam-ı diğer Nev. 33 yaşındaki sanatçı, doğma büyüme İstanbullu, merak edenler için, burcu Oğlak... İşletme eğitimi alan sanatçı, okul yıllarında arkadaşı Teoman ile birlikte harçlığını çıkarabilmek için müzik çalışmalarına başlar. Küçük gruplarda çalar, temkinli ve ağıbaşlıdır, hakettiğinde amacına ulaşacağını bilir. Üniversitede amatör olarak başlayan müzik serüveni, üretkenliğin eseri dopdolu bir albümle, 'Herşeye Rağmen'le profesyonelliğe ulaşır. Herşeye Rağmen adlı albümüyle süratli bir çıkış yapan Nev, albümün çıktığı ilk aylarda Almanya'da ayın albümü ödülünü alır. Toplumun nabzını tutan ve bunu yansıtıp derman olmayı amaçlayan sanatçı, müzik piyasasında emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Nev çeşitliliktir
Nev ismini kullanan sanatçı bu seçim hakkında bakın neler söylüyor. " Nev'in birkaç anlamı var asıl adım Nevzat. Nev, Farsça yeni anlamına geliyor, ayrıca çeşitliliği ifade eden bir kavram, yaşantım da, ismim ve müziğim gibi çeşitlilikleri barındırıyor. Albümde farklı parçalar var, slov, alaturka, caz, rock ve pop melodileri duyabiliyorsunuz." Günümüz müzik piyasasında benzerlerinden kalitesiyle hemen ayrılıveren ve "Sizce yaptığınız müzik hangi tarz müziğe daha yakındır" sorusunu yönelttiğimiz Nev, "Bu müzigin adı nevdir. Çeşitlilik hem kendi kültürümüzü hem de yabancı kaynaklı farklı müzikleri içine alıyor. Rock, caz gibi etkilenmeler var, ama bize ait değerleri de kapsıyor, folk müziği, sanat müziği, tasavvuf müziği...Böyle bir kültürden beslenmemeniz, çıkış noktasını yakalayıp istifade etmemeniz imkansız eğer gönül gözüyle bakıyorsanız..." diyerek şarkılarındaki bütünselliği anlatıyor.
Ondokuzunda koca bir kadın
Eserlerini kendi yazıp besteleyen Nev'in şarkı sözlerdeki derin mana, şairane uslup, kelime oyunları müziği daha anlamlı kılıyor. Edebiyat'a bakış açısını ve ileride bu alanda yapabileceği çalışmalarını merak ettiğimiz sanatçı bu konuda şöyle konuşuyor: "Sound öyle bir şey ki, kendi içimizdeki diğeri bize anlatır. İnsanın içinde hem kadın hem erkek vardır. Kadının içindeki erkeği anlaması gibi... Kadınlar, daha çok sorguluyorlar, daha ayrıntılı düşünüyorlar, doğruyu erken buluyorlar ve daha çabuk olgunlaşıyorlar. Ve hep bir jokerleri var, sizi sevseler de gidebiliyorlar. Ondokuzunda koca bir kadınla bunu anlatmak istedim, ayrıca ironi ve empati var. İnsanlar arasındaki ortak noktada, sanatın her alanında çalışırım. İleride edebi çalışmalar yapabilirim."
Toplumun derdiyle dertlenmek
Sanatçılar yaşadıkları dönemin aynası olmuşlardır, sorunları dile getirmiş halkla hemhal olmuşlardır. Şarkılarna taşıdığı sosyal içerikli söylemlerin izlerini soruyoruz Nev'e. "Ben memur çocuğuyum, bu durum toplumu anlama noktasında çok önemli bir yerdir. Bir çok kesimin sizden beklentileri vardır; ailenin, yakın çevrenin yükledikleri vardır. Kısıtlı bir bütçeyle hayata başlarsınız, hayalleriniz de bir yere kadar kısıtlıdır. Ama ben mutsuz bir hayattansa inanarak yenilmeyi tercih ettim. Engelliler için yazdım mesela, onları anlamaya çalıştım. Karanlığı senin kadar iyi bilemem ama/Aydınlığı gördüğümden bazen emin değilim/Sessizliği senin kadar iyi bilemem ama bakışların neler söyler anlar gibiyim... Bu mısralar onları anlatabilmek için."
MÜZİĞİN DİLİ TEKTİR
Pop müzik insanlara dayatılıyor. Amaçları belli bir tarzı olmayan kolay tüketilecek daha kolay satılacak eserler üretmek. İnsanlara kalitesiz bir müzik veriliyor. Ortak bir noktada insanları buluşturuyorum. Popüler kültürün dışında yaşayan insanlar var, başka hayatlar var. Ben toplumun her kesimine hitap ediyorum. Örneğin, Efkarlı'nın klibinde bayan bir semazen raksediyor, insanlar bunu görmeli. Çünkü bu dansta her şey, her renk var. İnsanlara hatırlatılması gereken değerler var. Bunu Madonna yapıyor biz de yapabiliriz. Kaldı ki kendi kültürümüze ait... HALE KAPLAN ÖZ
|
|
|
|
|
|
|
|