T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Seçimin ertelenmesi hukuken mümkün

TÜSİAD üyesi genel yayın yönetmeni de katıldı "seçimi erteletme lobisi"ne; önümüzdeki aylar AB üyeliğimiz açısından çok çok önemliymiş, seçimler ertelenmezse "hükümetin Avrupacı kanadı gitmiş, Avrupa karşıtı kanadı kazanmış olacak"mış...

Komik!

Avrupa karşıtı kanadın kazanmaması, ANAP'ın hükümette kalmasına bağlı oysa...

Bütün hesap, "seçilme umudunu" tümden yitirmiş Mesut Yılmaz'ı bir süre daha Meclis'te tutmak...

Ama, boşa kürek çekiyorlar.

Seçimlerin ertelenmesi "hukuken" olmasa da, "ahlaken" mümkün değil.

Gerçi TBMM'nin, Anayasa'nın 78. maddesinde belirtilen "savaş sebebi ile seçimlerin yapılmasına imkan görülmeme" hali dışında alınan seçim kararını kaldırma veya seçimleri erteleme yetkisi yok ama, bu nokta biraz tartışmalı...

Dün Mete Yapıcı'dan konuyla ilgili bir "e-mail" aldım.

Yapıcı, seçimlerin ertelenmesinden sözedenleri "Anayasayı ve hukuku bilmemekle" suçluyor ve "yazılarımızda işin hukuki boyutunu gündeme getirmemizi" istiyor.

Hay hay getirelim...

Yapıcı, seçimleri erteletme yönündeki bir teklifin TBMM Başkanlığı'nca gündeme alınamayacağı, hasbelkader alınmış kararın da "yok hükmünde bir karar olarak kalacağı" görüşünde...

Nasıl mı?

Yapıcı'nın satırlarından okuyalım:

1. Anayasa'nın 6. maddesi "Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisini kullanamaz" hükmünü havidir. Seçimlerin yenilenmesine veya ertelenmesine karar vermek yetkisi de bir devlet yetkisidir.

2. Anayasa'nın 77. maddesi herhangi bir kayıt koymaksızın, meclisin, seçimlerin yenilenmesine karar verebileceğini beyan etmektedir. Bu hükme uygun olarak da seçimlerin 3 Kasım 2002 yılında yapılmasına ilişkin TBMM kararı ile seçim tarihi belirlenmiştir.

3. Ancak Anayasa, Meclis'e "seçimlerin yenilenmesi" için verdiği yetkiyi "ertelenmesi için" vermemiştir. Anayasa'nın 78. maddesi açıkça "savaş sebebi ile seçimlerin yapılmasına imkan görülmemesi" halinde TBMM'nin seçimleri "en fazla bir yıl" geri bırakabileceğini belirtmektedir. Yani, sadece "savaş hali"nin varlığı değil, bu savaşın "seçimlerin yapılmasına imkan vermemesi" halinde geriye bırakma kararı alınabilecektir.

4. Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca savaş ilanına karar verme yetkisi de TBMM'ye aittir. Meclis tarafından "savaş kararı" alınmadan "savaş hali"nden bahsedilemez.

Hulasa...

TBMM'nin seçimleri erteleyebilmesi için öncelikle savaş ilanına karar vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde kendisine ait olmayan bir yetkiyi kullanmış olacaktır ki, bu "yok hükmünde" bir karardır.

YSK, bu kararı dikkate almadan seçimleri yapmakla görevlidir.

Dolayısıyla, seçimlerin ertelenmesi teklifi, Anayasa değişikliği yapılmadıkça, veya bir savaş durumu söz konusu olmadıkça Meclis'e sunulamaz.

Sunulsa da, Meclis Başkanlığı bu teklifi gündeme alamaz.

Diyelim ki, tüm hukuk kuralları çiğnendi ve Meclis "seçimleri erteleme kararı" aldı.

O zaman YSK Anayasa'nın kendisine verdiği yetkiyi kullanır ve Meclis'ten çıkan kararı dikkate almadan seçimleri sonuçlandırır.

Ancak Yapıcı'nın yanıldığı, ya da dikkate almadığı bir nokta var.

O da şu:

3 Kasım, Anayasa'nın öngördüğü seçim takvimine tekabül etmediği, yani yasama süresi olan 5 yıl tamamlanmadığı için, Meclis bu "belirsizliği" kendi lehine kullanabilir ve seçimleri erteleyebilir.

Hukuken buna engel yok.


12 Eylül 2002
Perşembe
 
MEHMET E. YAVUZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED