|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Çok ilginç bir seçim olacağı belliydi 3 Kasım'ın; kafaları kurcalayan sorulara cevap alınınca daha da ilginçleşiyor. Bu seçim, Türkiye'nin uluslararası ilişkilerini, AB serüvenini etkileyeceği gibi, siyasiler, siyasi partiler, sivil toplum, güç odakları ve tek tek bireyler açısından da çok önemli,... Kafaları kurcalayan, "Sistem Tayyip Erdoğan'ın adaylığına izin verecek mi?" sorusunun cevabını artık biliyoruz: Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) 4-3 çoğunlukla verdiği karar, Tayyip Erdoğan'ın milletvekili olmasının önünü kesti; AK Parti seçimden birinci parti çıksa ve tek başına hükümet kurabilecek duruma gelse bile, Erdoğan, başbakanlık görevini üstlenemeyecek... YSK'nın "Aday olamaz" diyen üyelerinden biri fikrini değiştirseydi farklı bir Türkiye'nin önü açılacaktı. Her karar, karar alanın da hayatını etkileyebilir. Milletvekili seçilmesi önünde engel bulunmayan Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki Ak Parti seçimden daha fazla oy alarak çıkabilecekse, YSK, kararıyla bunu engellemiş oldu. Ak Parti tek başına iktidara gelecek oyu aldığında hükümeti Erdoğan kurabilseydi, halkın teveccühünü hak eden becerilere sahip ise, ülkenin mâkûs talihi sayesinde değişebilirdi; YSK kararı Erdoğan'ın becerilerini sınamamızı önlediği gibi, becerikli ise elde edilecek yararın da önünü kesti. Her yiğidin farklı bir yoğurt yeyişi vardır; YSK'nın kararının 'olumsuz' olması yüzünden, Tayyip Erdoğan'ın ülke siyasetine ve yönetime neler katabileceğini, hiç değilse yakın vâdede öğrenemeyeceğiz. Bu bir 'kayıp' ise, hepimizin -hatta kararı veren yargıçların bile- hayatı bu sebeple derinden etkilenecektir... Artık cevabını bildiğimiz "Sistem Tayyip Erdoğan'ın adaylığına izin verecek mi?" sorusu kadar önemli bir soru daha var: "Erdoğan'ın önünün kesilmesine Ak Parti nasıl bir tepki verecek?" Bu sorunun cevabı yalnızca seçim atmosferini etkilemeyecek, önümüzdeki dönemin dinamiklerini oluşturacak şartlar da Ak Parti'nin tavrından üreyecek. Kitlelerin sisteme öfkelerini biraz daha artıracak yöntemlerle oyları çoğaltmak mümkün; bu tür yöntemler AK Parti'nin 'kendi' kitle tabanının bütününe ulaşmasını, zaten parti saflarında buluşmuş onların da kaynaşmasını sağlayabilir... Ancak, Ak Parti'nin, özellikle bu seçimde oy derdi yok. Ak Parti'yi ilerde gösteren kamuoyu yoklamaları bile tablonun bütününü sergilemekten uzak. Siyasi tarihimizde üç kez tekrarlanan kitlesel hareketlenmenin varlığı şimdiden sezilebiliyor. Bu sebeple, Ak Parti, 1950, 1965 ve 1983 öncesinin şartları içerisinde oluşmuş, hakkını yedirmediği halde husumetleri körüklemeyen stratejiler geliştirmek zorunda. İlk akla gelen her zaman en iyi fikir değildir. Öfke baldan tatlı olsa bile öfkeyle kalkan zararla oturur ve keskin sirke de küpüne zarar verir. Önemli olan öfkesini içine atabilmek ve sorunlara sağduyulu yaklaşabilmektir. Ak Parti'nin YSK kararına verdiği ilk tepki, konuyu seçimde nasıl kullanacaklarına dair henüz bir karar veremediklerinin işaretleriyle doluydu. Öfkeli bir üslup benimseyebildiği gibi, gerilimi düşürmeyi de yeğleyebilir Ak Parti... AK Parti kitlesinin 3 Kasım seçiminde dördüncü kez tekrarlanacağını umduğu siyasi başarılardan ilk ikisi (1950 ve 1965) ancak anılardan ve tarih kitaplarından öğrenilse de, parti yönetimi sonuncusunu (1983) hatırlayacak yaşta. DP'liler "Devr-i sâbık yaratmama" ilkesini baştan açıklamışlardı; AP yönetimi, 'siyasi haklar' konusunu istismar edenlerin tuzağına düşmemişti. Görevi kendisine vermekte tam bir ay tereddüt geçiren asker devlet başkanını Turgut Özal'ın kucaklayıp öpüşü nasıl unutulur? Tayyip Erdoğan'ın gelecek hafta sonu Hakkari'den başlatacağı seçim kampanyası, Ak Parti'nin tercihine ışık tutacaktır. İkinci önemli sorunun cevabını Hakkari'den alacağız... Çok bilinmeyenli denklemi andıran 3 Kasım seçimine kadar cevap bekleyen başka sorular da var. "Mesut Yılmaz'ın yönlendireceği küskünler seçimi erteletmeyle sonuçlanacak girişimlerinde başarılı olabilirler mi" bunlardan biri. Esas kafa kurcalayan soru ise 3 Kasım'da cevabını bulacak: "Sandıktan kim çıkacak, halk kimleri tasfiye edecek?" Bekleyelim, göreceğiz...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |