|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yeni yayın dönemine pekçok yerli diziyle 'merhaba' diyen TRT, büyük meblağlara malolan ve rating getirmesi beklenen drama ve sit-com tarzındaki yerli yapımları tek tek ekrana sürüyor. İşte bunlardan birisi de Hülya Koçyiğit'in başrolü Erdal Özyağcılar'la paylaştığı Mihriban. Mihriban, Necmi ve Yusuf arasındaki duygusal gerilimler, gel-gitler arasında hüzünlerin yaşandığı, yer yer de gülümseten ilginç olayları konu alan dizinin diğer rollerinde ise, Cevdet Arıcılar, Oktay Korunan, Suzan Aksoy, Tarık Köksal, Sevinç Gürsen, Beril Denli ve Ebru Vardal gibi isimler var. Dizinin konusu ise kısaca şöyle: Üç çocuklu, dul ve kocasına hâlâ âşık olan Mihriban, bankadaki görevinden emekli olur. Emekli ikramiyesiyle küçük bir cafe açmaya karar verir. Ancak henüz cafe açılmadan terslikler çıkmaya başlar. Marangoz söz verdiği halde masa ve sandalyeleri zamanında getirmez, aşçı kadından ise hâlâ bir haber yoktur. Bu arada Necmi yeni gözdesi olan Billur'u tavlamaya çalışmaktadır. Beceriksiz Sami'nin araba bulamaması üzerine Madam'ın kocasından arabasını, kendilerinin aslında gizli örgüt üyesi oldukları yalanını söyleyerek alırlar. Fakat işler Necmi'nin umduğu gibi gitmez. Çünkü Billur'un iki belalı ağabeyi vardır ve tabii bu durum Necmi'ye uygun düşmez. Otelde ise hayat her zamanki gibi devam etmektedir. Mihriban ve çocuklar babaları Yusuf'un Rusya'dan kesin dönüş yapacağı haberi üzerine büyük umutlarla onu beklemeye başlarlar. Tarık ve Eylül'ün babalarına olan özlemlerine karşın Deniz ona kızgındır. Ancak bir sürpriz olacak ve babaları yeni eşiyle gelecektir. Trt 1 / 20.30 SEYR-İ ŞAHANE Artık değiştirmek lazım Kültür muhabirimiz Hale Kaplan Öz'den ekran notu: "İki haftadan beri perşembe akşamları ekranları meşgul eden bir realty show'a rastlıyorum. Erman Toroğlu'nun yargıçlığında gerçekleşin show, dekoruyla Amerikan mahkemelerini andıran bir stüdyoda gerçekleştiriliyor. İlk programında, travesti öğretmen olarak gündeme oturan Nedim Uzun'u yargılayan Toroğlu, dün akşam da resimli falcı Kara Murat için hüküm verdi. Bu yayının değinmeden edemeyeceğim bazı önemli unsurları var. Bunların başında, top sakallı, kel, oldukça iri cüsseli, dövmeli, konukları ve sanığı yatıştırmakla görevli (ileride programın kahramanı olacağı kanısındayım) bir bodyguard geliyor. Cüssesi ile daha çok gerilim yayan bu vatandaş, zaman zaman hararetli anlarda (konuğa su atmak, üzerine yürümek, hakaretler vs.), araya giriyor, parmağını dudağına götürüyor ve 'sus' işareti yapıyor. Ekranda göründüğü anda 'karar anında olay var' yazısı yanıp sönmeye başlıyor ve ağır çekimle izleyiciye, heyecan duyumsatılmaya çalışılıyor.
Ben sadece gülüyorum. Değinmeden geçemeyeceğim bir diğer konu da yargıcımızın tavrı. Konuklarının medyatik olmasına özen gösteren Toroğlu konuğuna da sanığına da oldukça kaba davranıyor. Jürisi, mübaşiri, dekoruyla farklı bir yapım havası estirilen Karar Anı, daha önce defalarca tekrarlanan ve birçok oturumda tartışılan cin, hoca, fal, transeksüel gibi kavramların ekseninde dönüyor. Toplumun, bu anlamsızlıklara doyduğunu düşünüyor ve 'değiştir' diyorum.
|
|
|
|
|
|
|
|