T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Bugün Karamehmet'e yarın Aydın Doğan'a...

Nasıl unuturum o yazısını... Bakmayın, mahkemelik olduk, avukatlar aracılığıyla birbirimizi yiyip duruyoruz ama, onun her zaman müstesna bir yeri var bende.

Tabii ki Ertuğrul Özkök'ten sözediyorum.

Unutulmaz makalesinde Özkök, "Keşke o yatırım yapılsaydı da, ben de Yüce Divan'a gitseydim" diyordu.

Mesele ne?

Doğan Grubu olarak Kocaeli'nde bir karton fabrikası kurmak istiyorlarmış.

O sıralarda Romanya hükümeti, "Gelin" demiş, "Bu fabrikayı Köstence'de kurun. Size arsa verelim, vergi muafiyeti kazandıralım."

Ama kalbi vatan sevgisiyle dopdolu Özkök "Hayır" demiş, "Bu fabrika ille de Türkiye'de kurulmalı.".

Ama "yatırıma düşman" şer odakları bu işi engellemiş.

Aynı odaklar, aynı ayıbı SEKA meselesinde de işlemiş, Ford yatırımı için SEKA arazisini "bedelsiz" olarak Koç grubuna tahsis eden Mesut Yılmaz'ı "Yüce Divan" seçeneğiyle karşı karşıya bırakmışlar.

Özkök, "ANAP Genel Başkanı, yurdunu seven her Türk vatandaşının yapması gerekeni yaptığı için Yüce Divan'lık oldu" diyor.

"Bir gazetecinin, teşvik, yatırım, kredi gibilerden akçalı işlere bulaşması ahlakî midir?" sorusunu bir kenara bırakalım.

Söyledikleri özünden doğru.

Bu ülkede "müteşebbis" olmak zor.

Yatırım yapmak daha da zor.

Türkiye'nin yabancı yatırımları çekmek için böyle onlarca, yüzlerce karar alması gerekirken, devlet varolanı da engellemeye çalışıyor.

Özkök gibi söylersek, "Yüce Divan'a gönderilmek istenen, Mesut Yılmaz değildi aslında, ülkesine bu muazzam yatırımı kazandırmak isteyen sermaye gurubuydu."

Yani, Koç'tu...

İyi de Sayın Özkök, Koç grubuna yönelik devlet tutumunu ayıplıyorsunuz da, neden "topyekün savaş" stratejisinin öznesi ilan ettiğiniz Kombassan'a duyarlı değilsiniz?

Neden Çukurova Holding'e reva görülenleri düğün bayramla karşılıyorsunhuz?

Neden Murat Vargı'nın anlattıklarına kulak vermiyorsunuz?

Neden Pamukbank olayının arkasında çapanoğlu aramıyorsunuz?

Neden siyasi ayak oyunlarıyla batırılan Mehmet Emin Karamehmet'e bir tekme de siz vuruyorsunuz?

Kral Hüseyin'i defnetmiş "müstesna" bir gazeteci olarak, yaptıklarınızda Yüce Divan'a muhatap bir "değer" vehmedebilirsiniz. Çok çok yetenekli bir işadamı, bir müteşebbis olabilirsiniz.

Yılmaz'ı ve Koç'u savunurkenki celadetiniz de, ayrıca, her türlü takdirin üzerinde...

O halde gelin, siz de "yurdunu seven her Türk vatandaşının yapması gerekeni" yapın ve rekabet koşullarının tesis edilmesine hiç değilse "demokratik" çerçevede katkıda bulunun.

Dün Koç'a, bugün Karamehmet'e.

Hiç temenni etmem ama, yarın da bir bakmışsınız Doğan Medya Grubu'na...


26 Haziran 2002
Çarşamba
 
MEHMET E. YAVUZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED