|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Pazartesi günü akşamı ABD Başkanı W.George Bush günlerdir beklenen Ortadoğu Planıyla ilgili açıklamasını yapmak üzere Rose Garden'de basının huzuruna çıktı. İstanbul'da tam yatsı ezanı okunurken başlayan açıklamasını el-Cezire televizyonundan canlı yayında seyrettim. Bush bu açıklamasıyla insan hakları ve demokrasi gibi küreselleşme söyleminden ne kadar uzak olduğunu ve aslında özgürlükler ve insan hakları gibi söylemlerin sadece müslüman olmayanlara mahsus olduğunu da gözümüzün içine sokuverdi. Filistinlilerin işgal altındaki sıkıntılarını bir küçük cümleyle geçiştirip İsrail halkının güvenliğini esas alan bir plan sundu. Üzerine basa basa tekrarladığı öncelikli şartı Ariel Şaron'un Arafat'tan kurtulmak için öne sürdüğü Filistin yönetiminin değişmesi şartıydı. Ben daha önce de yazdım Arafat çok sevdiğim bayıldığım bir isim değil ama Arafat Filistinliler'in seçimle işbaşına getirdiği bir lider. Bush adını vermeden açıkça Arafat ve ekibinin tasfiye edilmesini ön şart olarak dayatıyor. Yani Filistinlilere Arafat'ı seçmeyin dayatması yapıyor sizin geleceğinizi siz değil ben belirliyorum diyor. İsrail tanklarının ve ABD yapımı Apaçi helikopterlerinin Filistin şehirlerine saldırdığı 6 kişi katlettiği bir günde Başkan Bush Filistinlilere işgal güçlerine mukavemeti derhal durdurmalarını şart koşuyor. Televizyon dizisi "Çocuklar Duymasın"ın Haluk'u arada bir "ba ba ba ba" diye hayretini izhar ediyor ya, bunları duyunca benim de içimden "ba ba ba ba ba." demek geldi. Bush, Filistin halkına liderinizi değiştirin ve işgal güçlerine sakın mukavemet etmeyin şartını koşuyor ama İsrail'e sen de saldırıları durdurmak ve işgali sona erdirmek zorundasın demiyor. Sadece İsrail'i yeni yerleşim birimi yapmamaya ve el koyduğu mülkleri tahliye etmeye çağırıyor. Dikkat edin birine en hayati konuları şart koşuyor ötekine şart koşmuyor sadece çağrıda bulunuyor. Bush bir adım daha ileri giderek, 18 ay içinde Filistin adında bir devletin kurulabileceğini ama Filistinlilerin kendilerine yeni bir lider seçmeleri ve demokratik kurumlar kurmalarının yanı sıra güvenlik tedbirlerini İsrail ile birlikte almalarını istiyor. "Ba ba ba ba ba...." İsrail zaten işgal etmiş yakıyor, yıkıyor, eziyor, öldürüyor. Başkan Bush kuzuyu kurta teslim edercesine İsrail ile birlikte güvenlik tedbiri alınmasını şart koşuyor. Bush'un planı, yaklaşık 3 yıl içinde geçici Filistin devletinden, bağımsız bir Filistin devletine ulaşılmasını da öngörüyor. Ancak Amerikan yönetimi, Filistin devletine desteğini, seçimle belirlenmiş yeni Filistin yönetiminin, tamamen reformları uygulaması ve terörizme karşı etkili önlemler almasına bağlıyor. Terörizm dediği Filistin halkının işgale karşı direnişinden başka bir şey değil! Terörle devlet kurulamaz diyerek Filistin direnişini kınayan Bush İsrail'in devlet terörüne temas bile etmiyor. (Onlar savunma yapıyormuş.) Sadece dostlar alışverişte görsün kabilinden İsrail'i bir şeyler yapmaya çağırıyor. Bir tarafa şart koşuyor öte tarafa hiçbir bağlayıcılığı olmayacak şekilde çağrıda bulunuyor. İşin garibi Filistin yönetiminin Bush'un bu İsrail ağırlıklı planını olumlu bir gelişme olarak değerlendirmiş olmasıdır. Arafat'ın Başkan Bush'un açıklamasından önce kandırılmış olduğu anlaşılıyor. Çünkü Arafat aynı gün Hamas'ın manevi lideri Ahmet Yasin ile sözcüsü Abdulaziz Rantisi'nin Gazze'edeki evinin kuşatılması talimatı veriyor. Hamas ile Filistin polisi arasında kısa bir arbede de yaşanıyor. Aynı saatlerde İsrail ordusu karadan tanklarla havadan apaçi helikopterleriyle Filistini bombalıyor. 6 Filistinli öldürülüyor. Nablus'ta bir Filistinlinin arabasını durdurup kurşuna diziyor. Ve Şaron teröre karşı ne yapacağımızı bugün gösterdik gibilerden açıklamalar yapıyor. İsrail'in bu saldırıları karşısında mukavemet güçleri de bir açıklama yayınlayarak bu oyuna gelmeyeceklerini duyuruyor. İsrail askerleri Tubas,Tomon ve Cenin de operasyonlar yapıyor. 50 tankla Ramallah'a tekrar giriyor ve sokağa çıkma yasağı koyuyor üstelik Arafat'ın karargahını da üçüncü kez kuşatıyor. İşte İsrail Filistinlilere bunları yaparken Bush Ortadoğu Planını açıklıyor. Filistin yönetimi değişecek, Filistinliler işgal kuvvetlerine karşı durmayacak, Filistin'de güvenlik tedbirleri İsrail kuvvetleriyle birlikte alınacak diyor. Ve Arafat karagahı kuşatma altındayken çıkıyor ve bu planın iyi bir gelişme olduğundan dem vuruyor. Aynı saatlerde cep telefonuma, "Coca Cola Mayıs ayı gelirini İsrail'e bağışlamış." yazılı bir mesaj geliyor. Elimdeki sanal Coca Cola kutusunu karşımdaki sanal Arafat'ın yüzüne fırlatıyorum. Neyse ki aynı saatlerde CNN'e konuşan Filistin Sözcüsü Saib Ureykat Filistin yönetiminin ve liderinin değişmesi talebinin kabul edilemez olduğunu söyleyerek tepki veriyor. Fakat öyle anlaşılıyor ki Bush'un Ortadoğu planı diye sunduğu şey Şaron'un Filistin planından başka bir şey değil.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |