|
|
|
'Ben imkânsız aşklar için yaratılmışım...'
Farkındasınız, böyle bir şey görülmedi bugüne kadar.
Diğer bütün partilerin ortak hedefi haline gelen ve milletvekilliği engellenerek saf dışı bırakılan, yasalara göre başbakan olamayacağı ilan edilen bir lider, seçimi "açık ara" kazanıyor.
Burun farkıyla, boy farkıyla birincilik değil bu.
En yakın rakibiyle arasına dokuz parti daha sığacak kadar açık ara.
56 ilde birinci.
*
Bir başka görülmemişlik de diğer parti liderlerinin seçim sonrasında çekilmeleri.
Ecevit çekiliyor...
Bir zamanlar Karaoğlan'dı. Halkın umuduydu.
Bahçeli çekiliyor...
MHP'yi Meclis'e taşıyan, en yüksek oy seviyesine ulaştıran lider.
Türkiye'nin ilk kadın başbakanı Çiller çekiliyor. Ana muhalefet lideriydi.
ANAP kuruluşundan bu yana ilk defa Meclis dışında kaldı ve Yılmaz da çekiliyor.
SP lideri Kutan da yetkili organların kararına göre göreve devam edebilir veya her an çekilebilir...
Geriye kim kaldı?
*
Görülen o ki, Türk siyaseti yeni bir yapılanmaya doğru gidiyor.
Başarısız olanlar, ilk defa böyle bir davranış içerisine girdi.
Daha önce yüksek oy alan partiler olmuştu.
Diğerleri muhalefet avantajdır diyerek yollarına devam etmişlerdi.
Kimsenin aklına gelmezdi, istifa etmek, kongreyi toplamak...
Onurlu olan tavır budur, tamam ama, evvelki seçimlerde yenik düşenler onursuz muydu?
EĞER...
Hortumcudan hesap sormayacaksanız...
Yolsuzluk yapanın burnundan getirmeyecekseniz...
Yetim hakkı yiyeni pişman etmeyecekseniz...
Hırsıza, üçkağıtçıya haddini bildirmeyecekseniz...
Milletin kanını emen vampirlere âlemi dar etmeyecekseniz...
Ülkeyi aydınlığa kavuşturmayacaksanız...
Adaleti tesis etmeyecekseniz...
Hızlı kalkınmayı sağlayamayacaksanız...
Fakirin ekmeğini, peynirini büyütmeyecekseniz...
Umutları yerine getirmeyecekseniz...
Her türlü zorluğun üstesinden gelemeyecekseniz...
Bu büyük milletin size gösterdiği teveccühün değerini bilemeyecekseniz...
Herkese eşit davranmayacaksanız...
Güçlü ve büyük Türkiye hayalimizi gerçekleştirmeyecekseniz...
Halkın yüzünü güldürmeyecekseniz...
İnsanımızı yeryüzünde alnı ak, başı dik yürütmeyecekseniz...
Onurumuzu korumayacak, ay-yıldızı şerefle dalgalandırmayacaksanız...
Kısacası, sözünüzde durmayacaksanız şimdiden vazgeçin yolunuzdan.
SEÇİM YEMEĞİ
Gazetede arkadaşlar seçim üzerine bahse girmişlerdi. Birisi AK Parti yüzde 30'u geçemez, diğeri geçer demiş.
Geçemeyeceğini iddia eden CHP'li arkadaşımız dün yemek ısmarladı. Böylece seçim sonuçlarının ilk yansıması alınmış oldu.
Oy oranı yüzde 30'un altında olsaydı da netice değişmeyecekti. Biz bahse ortak değilsek de kuru fasulye her halükarda nasibimizmiş.
HİÇ SÜRPRİZ DEĞİL
Gözler yalan söylemez derler. Buna bir de anketleri ekleyelim.
Seçim öncesi yapılan kamuoyu anketleri doğru çıktı.
Oy seviyesi yüksek olmayan parti mensuplarının o araştırmalardan rahatsızlık duyduklarını ve anket sonuçlarının gerçeği yansıtmadığını söylediklerini hatırlıyoruz.
Sandık gösterdi, demek ki gerçekmiş.
3 Kasım seçim sonuçları, hiç kimse için sürpriz olmadı.
Öyleyse paniğe de gerek yok; heyecanlı, coşkulu kutlamaya da.
Kabul, bu bir depremdir, patlamadır, devrimdir...
Ama Bülent Bey'in söylediği gibi "sessiz devrim".
Öyle böyle, memleket demokrasi yolunda tıngır mıngır ilerliyor işte.
GÜNÜN SÖZÜ
Tek hediye, fakirlere vermektir. Diğerlerinin tümü, mal değişimidir.
Thiruvalluvar, şair (M.Ö. 30)
GÜNÜN ŞARKISI
Eyvah, yine bana hüsran, yine bana hasret var...
SEÇİM KAYBEDENLER KOROSU
mseker@yenisafak.com
|
|
|
|
MEHMET ŞEKER
|
|