T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M
Aileden demokrat

Başbakan Abdullah Gül'ü, 1970'li yıllardan itibaren tanıyan arkadaşları, onun ılımlı, yumuşak, uzlaşmacı, uzlaştırıcı kişiliğine dikkat çekerken, sloganik şeylerden hoşlanmayan, demokrat, saygılı, sakin, kültürlü bir adam olduğunu vurguluyorlar.

Ailesi, her Kayserili gibi Abdullah Gül'ü de hayatla yüzyüze getirdi. Gül, yağ tenekelerinde buzlu su içinde gazoz satmayı denedi, olmadı. "Otuz iki dişe keman çaldıracak buz gibi gazoz" diye bağıramayınca, Gül'e ticaret yerine okul yolu açıldı. Kayseri Lisesi'ni bitirdikten sonra 1969'da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne girdi. Maliye ve Sosyal Siyaset Bölümü'nde öğrenime başladı. Prof. Nevzat Yaçıntaş, Prof. Sabahattin Zaim gibi hocalarıyla çok iyi ilişkiler kurdu. Gül, sosyal çalışmalarda aktif rol aldı. İstanbul Kayseri Yüksek Tahsil Cemiyeti Başkanlığı yaptı.

Önce DP sonra AP

Gül ailesi sıkı bir Demokrat Partili idi. Aile DP'den sonra Adalet Partisi ardından da Milli Nizam ve Milli Selamet Partisi'ne destek verdi. Baha Hamdi Bey, Milli Nizam Partisi yıllarında Necmettin Erbakan ile tanışır. 1973'de MSP'den aday olur. Gül'ün anne tarafı Kayseri'nin köklü ailelerinden Satoğulları'na dayanıyor. Anne tarafı okumuş, yüksek tahsilli, daha çok da öğretmen yetiştirmiş bir aile. Baba tarafı ise mütedeyyin, mülayim çalışkan bir aile olarak tanınıyor. Aileden Abdullah Satoğlu, Necip Fazıl'a destek veren ünlü Kayserililerden. Büyük Doğu Fikir Kulübü'nün ikinci şubesi 1957'de Kayseri'de açılıyor.

Sosyal çalışmalarda önplanda

Büyük Doğu Fikir Kulübü'nde fikri ve sosyal aktivitelere katılan Gül, İstanbul'da da çalışmalarına aktif olarak devam eder. Milli Türk Talebe Birliği'nin yöneticileri arasında yer alır. Gül, Ömer Öztürk'ün genel başkanlığı döneminde MTBB Merkez İcra Konseyi üyesi olur. Kayseri'den çok yakın arkadaşı Kocasinan Belediye Başkanı Bekir Yıldız, Prof. Mehmet Tekelioğlu, AK Parti milletvekili İrfan Gündüz de MTTB'nde hep birliktedirler. Kayseri Lisesi'nde birlikte okuyan iki arkadaş, İstanbul'da beraberdir. Tekelioğlu, İTÜ Uçak Mühendisliği bölümünde okuyor. Tekelioğlu, Abdullah Gül'ün kızkardeşiyle evleniyor daha sonra.

Çanakkale'ye öğrenci götürdü

1970'li yılların başında MTTB'nin her yıl düzenlediği Çanakkale Savaşı yıldönümlerinin organizatörü de Abdullah Gül'dür. Askeri ve mülki erkanın da katıldığı etkinliklerde öğrenci gençliği adına konuşmaları Gül yapar.

Yazları Kayseri'de Büyük Doğu Fikir Kulübü, MTBB ve sonraki yıllarda Söğüt Fikir Kulübü'nde geçirir. Prof. Ali Biraderoğlu, Ahmet Taşçı Kayseri'de yakın görüştüğü isimler arasında yer alır. 1970'lerin ortalarında Necip Fazıl'ın MHP'yi desteklemesi üzerine MTBB'de tartışmalar başlar.

Necip Fazıl'ın fikirlerini siyaset dışı tutmaya çalışan bir grup, Söğüt Fikir Kulübü'nü kurarlar. Tartışmaların dışında kalan Gül, akademik eğitimine ağırlık verir1970'li yıllarda MTTB'de bulunan bir yazar, "Abdullah Bey, çok ılımlı, yumuşak bir insandı. Sloganik şeylerden hoşlanmaz, cepheden konuşmazdı. Biz delikanlıyız, ateşliyiz. Bize çok uyarıları oldu, 'Bu devlet bizim, bu memleket bizim, sistemin içine girin, kendinizi dışlamayın, hizmet edin' derdi. Saygılı, sakin, kültürlü bir adamdı" diyor. Ağustos 1980'de Kayserili ailelerinden birine mensup olan Hayrunnisa Özyurt ile yaşamını birleştiren Gül, 12 Eylül askeri darbesinin ilk günlerinde kısa bir tutukluluk dönemi yaşar. Fatih'teki Vakıflar Yurdu'nda kalan ne kadar öğrenci varsa içeri alınıyor. Bunlara Abdullah Gül de ekleniyor.

Gül, Metris Askeri Cezaevi'nde konuk edilir. Gül ile Hayrunnisa Hanım evliliğinden Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre doğar. Askerliğini kısa dönem olarak 1981 yılında Tuzla'da yapan Gül, 1983'de İslam Kalkınma Bankası (İKB)'ndan teklif alıyor. 1991'e kadar İKB'nin Cidde'deki merkezinde İktisat Uzmanı olarak çalışan Gül 1991'de Uluslararası İktisat dalında doçent olur.

Abdullah Gül, aynı yıl oğlu Ahmet Münir'in sünneti için Kayseri'ye geldiğinde yaşamını değiştirecek bir süprizle karşılaşır...

Hocaları teşvik eder

Abdullah Gül üniversiteden mezun olunca akademik kariyer yapması içim Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Prof. Sebahattin Zaim gibi hocaları tarafından teşvik edilir. 1976-1978 yıllarında Fehmi Koru ve Kayseri'den arkadaşı Şükrü Karatepe ile birlikte Milli Kültür Vakfı'nın bursuyla doktora çalışması yapmak için İngiltere'ye gönderilen öğrenciler arasında Gül de vardır. Gül İngiltere'de akademik çalışmalarını sürdürürken sosyal faaliyetlerini de ihmal etmez. Müslüman Öğrenciler Birliği'nde Türk Öğrencileri Yardımlaşma Derneği'nin kurucuları arasında yer alır. İktisat Fakültesi'nden hocası Sebahattin Zaim, Sakarya Üniversitesi'nde Endüstri Mühendisliği Bölümünü kurduğunda Abdullah Gül de teklif alır. İstanbul İktisat Fakültesi'nde daha önce başladığı doktorasını İngiltere dönüşü tamamlar ve Sakarya Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi olarak göreve başlar. Doktora tezi: Türkiye ile İslam Ülkeleri Arasındaki Ekonomik İlişkilerin Gelişimi. Tez hocası ise Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'tır. 1977-1983 yılları arasında Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyeliği görevinde bulunur.

Hep denge unsuru oldu

AK Parti Milletvekili Prof. İrfan Gündüz'ün, Başbakan Abdullah Gül ile 1960'ların sonlarında başlayan bir arkadaşlıkları var. İki arkadaşın ilişkisi üniversite yıllarında gelişiyor. MTBB, MSP, Refah Partisi, Fazilet ve AK Parti ile devam ediyor arkadaşlık. AK Parti Milletvekili Prof. İrfan Gündüz İstanbul'da geçen ortak yılları şöyle anlatıyor:

"Abdullah Gül ile Kayseri Büyük Doğu Fikir Kulübü'nde tanıştık. Sonra İstanbul'da devam etti ilişkimiz. İstanbul'da Kayseri Yüksek Tahsil Cemiyeti Başkanı idi, ben de yönetim kurulu üyesiydim. O zamandan kucaklayıcı, mutedil kişiliği önplanda olan bir arkadaşımızdı. Aramızda bir denge unsuruydu."

İkimiz çok kız istedik

Abdullah Bey'le çok dünürlük yaptık, az kız istemedik. Mesela Yaşar Karayel'i Abdullah Bey'le ben evlendirdim. 1977'de Recai Kutan'ın Kayseri'de senatör adaylığı kampanyasını Abdullah Gül, Şükrü Karatepe, Talat Yılmaz, Bekir Yıldız ve ben birlikte yürüttük. İlk deneyimimizdi. Abdullah Bey'le beraber girmediğimiz köy kalmadı.

Üstad Gül'ü çok severdi

Necip Fazıl, Gül'ü çok severdi. 'Sultan fikir hassa ordusunu Kayseriliden kursa yeridir" derdi. Bir gün Üstad, Abdullah, ben ve bir kaç arkadaş ikindi namazı için Sultanahmet Camii'ne gittik. Ben hem okuyor hem de imamlık yapıyordum. Bu nedenle namazı da bana kıldırdılar. Üstad dışında hepimizin üstünde tiril tiril gömlekler, İspanyol paça pantalonlarımız. Üstad namazdan sonra ellerini havaya kaldırarak, "Şükürler olsun. Bu kubbelerin altı böyle züppelerle dolmadıkça Türkiye'nin kurtuluşu yoktur" dedi.



18 Kasım 2002
Pazartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Abdullah Muradoğlu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED