Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

R A M A Z A N
Ramazan ayını yaşamak istedim

Ramazan ayını yaşamak için Türkiye'ye gelen G.Afrikalı Nill Williomsan "Oruç tutan insanların ruhları ve bedenleri ile dinlerine konsantre olduklarını gördüm" diyor.

Ramazan ayı sadece evlerde değil sokaklarda da büyük bir çoşku ve heyecan içinde yaşanıyor. Gündüz saatlerinde yapılan telaşlı alışverişler ile cami ve türbe ziyaretlerinin ardından akşam ezanının okunmasıyla birlikte orucunru açmak için sabırsızlanan insanlar lokanta ve iftar çadırlarının önüne doluşuyor. Yenilen birbirinden güzel yemeklerin ardından çaylar yudumlanırken tüm bu manzarayı dünyanın dört bir yanından İstanbul'a gelen turistler de ilgiyle izliyor.

Biz de Sultanahmet Meydanı'na giderek turistlere Ramazan ayı ile ilgili görüşlerini sorduk. Bir otobüs şirketinin önünde sırt çantasıyla birlikte 10 dakika sonra gelecek olan otobüsünü bekleyen Güney Afrikalı Nill Williomsan, Ramazan'da neler yaşandığını merak ettiği için özellikle bu ay Türkiye'ye geldiğini söyledi. Ramazan ayı ile ilgili Batı'da bazı ön yargılı haberler okuduğunu söyleyen Williomsan, "Bu ayı okuduklarım ya da duyduklarımla yetinmeyip yaşamak istedim. İslam kültürünü daha yakından görmek için Türkiye'ye geldim. Oruç tutan insanların ruhları ve bedenleri ile dinlerine konsantre olduklarını gördüm" diyor.

Herkesin ortasında yemem

"Oruç tutmadığım için insanların bana yaklaşımında bir kötülük görmedim" diyen Williomsan, "Burada herhangi bir problemle karşılaşmadım. Ama birkaç dakika sonra Suriye ve İran'a gitmek için otobüse bineceğim. Orada sanırım herkes oruçlu olacak ve yemek yenilmeyecek. İran'da geçireceğim zamanlar İstanbul'dan farklı olacak gibi" diyerek duygularını dile getiriyor.

"İran'da Ramazan ayında bulunmaktan korku mu duyuyorsun" şeklindeki sorumuza ise Williomsan, "Korkmuyorum. Çünkü İslam dininin birçok kolaylık getirmiş olduğunu biliyorum. Müslüman olmayanlar, çocuklar, hamile kadınlar ve yolcular oruç tutmak zorunda değil. Yemek yiyeceğim tabiî ki ama herkesin ortasında bunu yapmam. Bu saygısızlık olur " diye cevap verdi.

Eğlenceler harika

Sultanahmet'te yapılan Ramazan eğlenceleri hakkında ise Williomsan "Bu mükemmel bir şey. Her tarafta yemekler, kahveler, mısırlar, macunlar, ve Türk müziği var. Sultanahmet bu bütünlük içinde çok güzel. Etrafa birçok koku yayılmış. Özellikle Sultanahmet ve Süleymaniye Camii beni çok etkiledi" dedi.

BÜYÜK SUÇLULUK DUYDUK

Güney Koreli öğrenciler: "Türkiye'ye ilk geldiğimiz gün otobüsten inerken çok acıktığımız için birşeyler yedik. İnsanların oruçlu olduğunu birkaç saat sonra öğrendik ve bundan dolayı büyük suçluluk duyduk. Herkes oruçluydu ve biz onların gözleri önünde yemek yemiştik. Bundan dolayı çok üzüldük. Güney Kore'de de birçok insan aç. Sadece küçük bir kısım zengin ve tok. Bu anlamda Ramazan'ın insanlara fakirleri hatırlatıyor olması çok manalı."

İNSANLAR BİZE KARŞI NAZİK

Hollandalı Nuhring ve John çifti Türkiye'ye iki gün önce gelmiş. Ramazan ayı olduğunu bilerek Türkiye'ye gelen çift, "Hollanda'da da çok sayıda Müslüman yaşıyor. Onlar da dini ibadetlerini yerine getirmek için oruç tutuyorlar. Hollanda'da insanlara inançları konusunda hiçbir şekilde baskı olmaz. Burada da bize karşı insanlar nazik davranıyor. Ancak çoğu restoranların kapalı olması nedeniyle bazen yemek bulmakta güçlük çekiyoruz" dediler.

  • SEVDA ALKAN/ İSTANBUL


    Baykuşlar ve Nuşirevan
    Adaletiyle meşhur İran hükümdarlarından Nuşirevan tahta geçtiği ilk yıllarda, halka karşı o kadar zalim ve gaddarca davranmış, o kadar zevk-ü sefasına düşkünmüş ki, millet artık canından bıkar hale gelmiş, en ufak ses çıkaran olsa kellesi gidermiş. İşte bu zalim hükümdar Nuşirevan, bir gün maiyetiyle beraber ava çıkmıştı. Yanında gayet zeki bir de veziri vardı. Avlanırken bir ara diğerlerinden ayrılan hükümdar, yanında veziri olduğu halde bir suyun başına varıp atından indi ve bir müddet istirahata çekildi. Yeşillikler üzerinde otururlarken, iki baykuş gelip yakınlarına kondu ve ötmeye başladılar. Baykuşların o nağmeleri Nuşirevan'ın hoşuna gitmiş olacak ki, vezirine: -İnsan şu kuşların dilinden anlasa da ne dediklerini bilse... Kimbilir bu kuşlar şimdi neler söylüyorlardır? dedi. Vezirin, derdini anlatması için büyük fırsat doğmuştu: -Sultanım ben bu kuşların ne dediklerini biliyorum. Eğer müsaade eder ve beni bağışlarsanız, bu kuşların ne söylediklerini size bildireyim, dedi.

    Nuşirevan, hayretle: -Gazabımdan emin olabilirsin, anlat, dedi. Vezir: -Sultanım affınıza sığınarak arzediyorum. Bu kuşların birisi, diğerinin kızını oğluna istiyor. Öbürü de; tabiiyeti icabı kızımı sana veririm, yalnız başlık parası olarak bir harabe isterim, diyor. Oğlanın babası ise bu halinden memnun vaziyette; deliye bak, Nuşirevan hükümdar olduğu müddetçe, ben sana bir değil on harabe veririm. Yeter ki sen kızı oğluma ver diyor. İşte padişahım kuşların konuştukları bundan ibarettir, dedi. Nuşirevan vezirinden memnun olmuştu, ne demek istediğini anladı ve doğruca avdan sarayına dönerek, o andan itibaren hal ve vaziyetini tamamen değiştirdi. Öyle adil, öyle halkını gözetir oldu ki öleceği zaman Nuşirevan'ın memleketinde bir tane harabe kalmamış, her yer mâmur ve müreffeh olmuştu. Nerede o şuurlu idareciler, nerede o hükümdarlar?


    İFTARA NE HAZIRLAYALIM?

    Mercimek çorbası, Tepsi kebabı,Çarşaf böreği, Şöbiyet
    ÇARŞAF BÖREĞİ
    MALZEMELER: 750 gr un. 1 tatlı kaşığı tuz, aldığı kadar su, bir miktar sıvıyağ. İç malzemesi: 250 gram kıyma, 3 soğan, tuz, biber, 1 demet maydanoz.
    YAPILIŞI: Unu aldığı kadar su, tuz koyup yoğurun. Hamurun üzerini örtüp 10 dakika dinlendirin. 4 parçaya ayırın. Her parçayı servis tabağı büyüklüğünde açıp üzerine sıvıyağ sürün. Sonra hamuru alıp temiz bir çarşaf üstünde elle çeke çeke büyütün. Hazırladığınız kıymalı içten hamura serpin. Yufkanın tam ortasından bıçakla kesin. Sofra bezini yukarı kaldırıp yuvarlayın. Çarşafın diğer tarafını da yukarı kaldırın. Böylece iki rulo meydana gelir. Uzun ruloları isterseniz oval isterseniz yuvarlak hale getirin. Yağlanmış tepsiye dizip fırına verin.

  •  
    Oruçlunun duası kabul olur
    Ebu Hureyre (r.a.) rivayet ediyor: Peygamber (s.a.s) Efendimiz buyurdular ki: "Üç kişi vardır ki; duaları reddedilmez (mutlaka kabul edilir). Oruçlunun iftar vakti yaptığı dua, Adaletle hükmeden hükümdarın duası ve mazlumun duası (bedduası). Allah mazlumun duasını hemen katına yükseltir. Ona sema kapıları açılır. Allah ta'ala o mazluma hitab ederek: "İzzetim hakkı için vakit uzasa da, sana yardım (duanı mutlaka kabul) edeceğim."
    Tirmizi 2526, 3598 numaralı hadis
    İbnu Maceh: 1752 numaralı hadis
    Ahmed b. Hanbel'in el-Müsned kitabı: 2/305
    Sahih b. Hibban: 8/215-3428 numaralı hadis
    Sahih b.Huzeyme: 1901 numaralı hadis
    Bu hadisi şerifte üç önemli husus nazarı dikkatimize arzedilmiştir.
    1-Oruç
    2-Adalet
    3-Mazlumun hakkının zalimden mutlak alınacağı.
    Üçünün de dualarının kabul olunacağıdır. Konumuz oruç olduğu için, bu ibadetin Allah (c.c) katında ne kadar değerli olduğunun açık ifadesidir. Burada oruçluya düşen, bu mübarek ayın mübarek vakitlerinde kendisine, efradı ailesine ve tanıdığı duaya muhtaç kişilere, bütün Müslüman kardeşlerinin sıkıntılardan kurtulmaları için dua etmesidir. Bu satırların yazarını da duanızı katacağınızdan eminim. İnşaallah bir gün dua konusunu da sizlere takdim edeceğim. Çünkü dua ibadetin özüdür.
    Dua ederken yanlız kendimiz için değil, başkasını da duamıza ortak etmeliyiz. Bir gün bir A'rabi (çöl Arabı) Peygamber (s.a.s.) Efendimiz'le beraber namaz kıldıktan sonra ellerini kaldırır ve şöyle dua eder: "Allahım! Yalnız Bana ve Muhammed'e rahmet et, bizden başkasına rahmet eyleme." Duasını duyan Peygamber (s.a.s.) Efendimiz ona şöyle buyurur: "Sen geniş olanı daralttın." Yani Allah'ın rahmeti geniştir, boldur, herkesi kuşatır. Onun için, bizden istenen başkasına da dua etmektir. Hatta bir Müslüman'ın diğer bir Müslüman kardeşi için gıyabında yaptığı duanın da kabul edilen dualardan olduğu yine hadisi şeriflerde beyan edilmiştir.
    Duanız, orucunuz, teravih namazlarınız kabul olsun. İki cihan saadeti sizin olsun.

    RAMAZAN ETKİNLİKLERİ
  • Feshane'de Bülent Ersoy sahne alacak.

  • Bayrampaşa Bel. Kültür Salonu'nda, saat 20.00'de Dr. Altuğ Ergin'in "Yaratılış gerçeği" konulu sohbeti var.

  • Büyükçekmece Kervansaray'da "Kumpanya yeni dünya oyunu" var. Metin Yıldırım'ın konseri de var.

  • Üsküdar Ramazan Çadırı'nda Ulvi Alacakaptan ekibi tarafından "Garip ama Türkiye" oyunu sahnelenecek.

  • Sultanahmet'te 20.30'da Hacivat Karagöz oynayacak.

  • 18 Kasım 2002
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED