|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
BANDROL renk mi veriyor?
Yaşanan ekonomik krizden en kârlı çıkanlar arasında şüphesiz korsan kitapçılar en başlarda yer alıyor. Kitapların alım gücü düşük Türk vatandaşına pahalı gelmesi, kaliteli kitap okurunu bile korsanların müdavimi haline getirdi. Korsan kitapçılar yayınevlerin hayal bile edemeyeceği satışlara imza atarken, Kültür Bakanlığı bu gidişata bir son vermek için yazılı eserlerde bandrol uygulamasını yasal kıldı. Yasa beraberinde, "korsan kitap ve sahte bandrol basma, satma, depolama gibi işlemlerde yer alan yayınevi çalışanlarına 4-6 yıl arası hapis, 50-150 milyar lira para cezası" uygulanacağı gibi ağır cezai yaptırımları da getirdi. Fakat bandrol yasası yürürlüğe girer girmez kitap piyasasında dolaşan çarpıcı iddialar zihinlerin karışmasına yol açtı. Türkiye'de tek bir şirket tarafından üretilen bandrolün üretim maliyetinin oldukça yüksek olduğu, bandrol işinde trilyonluk paraların döndüğü, bazı yayınevlerinin el altından korsan yayıncılara bandrol verdiği, iki kez bandrol ihalesinin yapıldığı ancak ihaleye tek bir şirketin katıldığı, bandrol alımına karışan naylon şirketlerin bulunduğu, TÜBİTAK'ın bandrolün tanesini 4.000 TL'den üreteceğini söylemesine rağmen Kültür Bakanlığı'nın bandrol ihalesini 10.000 TL'ye üreten özel bir şirkete verdiği, 20 milyon bandrolün esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolduğu gibi iddialar, bugünlerde kitap piyasasında dolaşan çarpıcı iddialar arasında yer alıyor.
Yayınevleri markaja alınacak
Alınan bandrollerin depolardakiler de dahil binlerce kitaba tek tek yapıştırılmasının büyük bir sıkıntı doğuracağını ifade eden Timaş Yayınları Genel Müdürü Osman Okçu, yine de yasayla birlikte yazar-yayıncı ilişkilerinin daha sağlıklı bir zemine oturduğunu belirtiyor. Okçu, bazı yayınevlerinin korsan kitapçılara bandrol sattığını ve korsan kitap devrinin henüz kapanmadığını da hatırlatıyor. Bandrol kanununa uymayan yayınevlerine uygulanacak yasal yaptırımların çok ağır olduğunun altını çizen Parantez Yayınları yetkililerinden Metin Celâl, bandrolün yayınevlerine ekonomik açıdan külfet getirmeyeceğini ancak hukuki açıdan külfet getireceğini söylüyor. Uygulamanın bürokratik işlemlerin yavaşlığı nedeniyle yayınevlerinin vakit kaybetmesine yol açacağını söyleyen Celâl, özellikle ileriki yıllarda denetim komisyonlarının denetime başlamasıyla birlikte yayınevlerinin hukuki açıdan markaja alınacağını düşünüyor.
Küçük yayınevleri yok olacak
Bandrolün yayınevlerine mali yük getirdiğini söyleyen Pınar Yayınları yetkililerinden Metin Çığrıkçı, bandrol uygulamaları için yayınevlerinden alınan paraların nerede kullanılacağı konusunda netlik olmadığını ve bu uygulamanın büyük dağıtımcılar için sorun yaratacağını söylüyor. Özgür Yayınları yetkililerinden Halit Karaoğlu da, bandrolün ileriki yıllarda sansür amacıyla kullanılacağını düşünen yayınevi sahipleri arasında bulunuyor. Bu yasanın, arkasında holding desteği bulunan yayınevlerinin işine yaracağını belirten Halit Karaoğlu, bandrol almak istediği halde yasal uygulamaların yavaşlığı nedeniyle alamayan yayınevlerinin bulunduğunu kaydediyor.
Depodaki kitaplar ne olacak?
Bandrol yasasının tek başına olumlu bir uygulama olmadığını düşünen Birey Yayınları sahibi Mahmut Balcı, "Yayıncı satılmayan, depodaki her kitap için de bandrol almak zorunda. Milyonlarca kitabın varlığı dikkate alındığında şu kriz döneminde trilyonlarca lira haksız kazanç için yeni bir formül bulunduğunu iddia edenlere hak vermemek elde değil" diye konuştu. Çivi Yazıları Yayınları, Broy Yayınları, Belge Yayınları bandrol uygulamalarının sonuç vermeyeceğini düşünürken İnkilap Kitabevi, İletişim Yayınları, Everest Yayınları ve Yapı Kredi Yayınları uygulamaya sıcak bakan yayınevleri arasında bulunuyor.
KÜLTÜR BAKANLIĞI: İDDİALAR ASILSIZ Konuyla ve yayınevlerinin şikayetleriyle ilgili görüşlerini aldığımız Kültür Bakanlığı Basın Müşaviri Nafiz Şahin, yasanın korsan kitapçılarla mücadele amacıyla çıkarıldığını söylüyor. 5846 sayılı Kanun'un 81. maddesinde yapılan değişiklikle İçişleri, Maliye ve Kültür Bakanlıkları ve ilgili meslek birliklerinin temsilcilerinden oluşan bir komisyona takip yetkisi verildiğini belirten Şahin bandrol uygulamasının kısıtlayıcı, içerik denetleyici veya sansür uygulamaya yönelik bir özelliğinin olmadığının altını çizerek şöyle diyor: "Eserin içerik kontrolüne ilişkin hiçbir işlem yapılmadığı gibi bu işleme neden gösterilecek herhangi bir bilgi de istenmemektedir. Bandrol eserin basım öncesinde veya sonrasında alınabildiğinden, eserin basılmasıyla ilgili bir ön izin niteliği taşımamaktadır. Bakanlık, eserin adı, yazarı, hangi yayınevince kaç adet basıldığı, matbaanın adı gibi bilgileri istemektedir." Bandrolün yayınevlerine ekonomik açıdan külfet getirmediğini ve bandrollerin pahalıya malolmadığını ifade eden Şahin, bandrol ihalesini alan şirketlerin şaibeli faaliyetlere karıştığı iddialarını ise yanıtsız bırakıyor.
YABANCILAR PİYASAYA GÖZ DİKTİ
Ötüken Yayınları, bandrol uygulaması hakkında çıkarılan dedikoduların büyük kısmının yasanın uygulanmasını saptırmak amacıyla korsan kitapçılar tarafından çıkartıldığını ve kendilerinin bandrol uygulamasından memnun olduklarını söylerken Yöneliş Yayınları, bu uygulamaya ilişkin tehlikelerden bahsediyor. Bandrol uygulamasının küçük yayınevlerini kitap piyasasından silmeye yönelik bir uygulama olduğunu, özellikle kitap piyasasında yelpazenin en sağında ve solunda yer alan, ideolojik yayınlara ağırlık veren yayınevlerinin, yasa bahanesiyle faaliyetlerine son verileceğini belirten Yöneliş Yayınları, uluslararası çapta faaliyet gösteren yayınevlerinin bundan sonra rahatlıkla Türkiye piyasasına girebileceklerini, kitap piyasasının tamamen büyük holdinglerin tekelindeki yayınevlerine kalacağını belirtiyor. Mehmet Varış / Basın Yayın Birliği Yönetim Kurulu Başkanı "Yürürlükteki bandrol uygulaması devletin dürüst vatandaşından peşin olarak aldığı bir haraçtır. Satılmayan, satılıp satılmayacağı da şüpheli olan kitaptan belli bir ücret alıyor devlet. Piyasadaki DVD, CD, kaset gibi yayınlarla bir tutuluyor kitaplar. Oysa kitabın getirisi yoktur. Batılılar'ın dayatmasıyla, Microsoft'un hakkını korumak için çıkarılmış bir yasa olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca gizli bir sansür yasası olarak da görüyoruz bu uygulamayı. Yarın birgün Türk kültürüne ilişkin yayınlamak istediğimizde kitaplara bandrol alamayabiliriz. Birçok belirsizliği var ve kabul etmiyoruz."
BANDROL UYGULAMASINDA DEĞİŞİKLİK...
Kültür Bakanlığı, kitapçılar, kitap toptancıları, market gibi satış noktalarında bulunan süreli olmayan yayınlar için bandrol yapıştırma süresini 3 ay daha uzattı. Bandrol Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişiklik, Resmi Gazete'de yayımlandı. Değişikliğe göre, kitapçılar, kitap toptancıları, market gibi satış noktalarında bulunan süreli olmayan yayınlara bandrol yapıştırılması için tanınan süre 3 ay daha uzatıldı. Zorunlu hale getirilen uygulama bugünden geçerli olacak.Yönetmelik uyarınca kitapçı, kitap toptancısı ve marketler gibi satış noktalarına tanınan bandrol yapıştırma süresi, 8 Mayıs 2002 tarihinde sona ermişti.
|
|
|
|
|
|
|
|