T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A

Katliama ABD sansürü

Arap ülkelerinin Cenin katliamının incelenmesi için Güvenlik Konseyi'ne sunduğu tasarıyı veto edeceğini açıklayan ABD, katliamlardaki rolünü kendisi ifşa etti. Washington, ABD-İsrail ortak planı olan işgal ve cinayetleri gizleme telaşında.

Filistin topraklarına yönelik işgali İsrail ile birlikte planlayan ancak kendi rolünü gizleyen Amerikan yönetimi, özellikle Cenin'deki katliamlardaki rolünü kendisini ele vererek ifşa etti. Filistin Yönetimi, İran, İngiltere, Danimarka, Avrupa Birliği ve İslam Konferansı Teşkilatı'ndan sonra Arap ülkeleri tarafından hazırlanan ve Suriye'nin BM Güvenlik Konseyi'ne sunduğu Cenin katliamının soruşturulmasını isteyen karar tasarısı ABD tarafından veto edildi. Amerikan yönetimi, insanlık tarihinin en vahşi katliamlarından biri olan Cenin katliamının soruşturulmasını engelleyerek, katliamda kendi rolü olduğunu bütün dünyaya ilan etti.

Arap Birliği üyesi ülkelerin ortaklaşa hazırladıkları tasarı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne sunuldu. Tasarı, Filistin topraklarına uluslararası bir güç konuşlandırılmasını ve Cenin'de katliam soruşturmasını öngörüyor. Tasarıda İsrail birliklerinin Batı Şeria'dan derhal çekilmesi çağrısı da yer alıyor. Tasarıyı veto edeceğini resmen açıklayan ABD, veto etmek yerine 6 ülkeyi tasarıya çekimser oy vermeleri için de yoğun çaba harcadı.

Amerika deşifre oluyor

Diplomatik gözlemciler, ABD'nin, en yakın müttefiklerinden İngiltere'nin bile son dönemde İsrail'in 'çizmeyi aştığını' düşünmesi nedeniyle yalnız kaldığına dikkat çekiyor. ABD, Güvenlik Konseyi'nde İngiltere, Fransa, Norveç, Kamerun, Kolombiya ve Meksika'nın çekimser oy kullanması için çalıştı. Eğer Güvenlik Konseyi'nde 7 ülke tasarıya çekimser oy verirse, tasarı, veto kullanılmadan da devre dışı bırakılabiliyor. Tasarı, Genel Sekreter Kofi Annan tarafından desteklendi. Annan, Filistin topraklarına uluslararası güç konuşlandırılmasını istemiş, İsrail ve ABD, Filistin topraklarına uluslararası güç gönderilmesine karşı çıkıyor.

Tasarıda Cenin'de inceleme yapılmasına izin verilmesi ve İsrail'in Batı Şeria'dan derhal çekilmesi isteniyor. Tasarıda ayrıca Filistin lideri Yaser Arafat'ın karargahına ve Beytüllahim'deki Nativitas Kilisesi'ne uygulanan kuşatmaların kaldırılması isteği yer alıyor.

BM Güvenlik Konseyi'nde bugünden itibaren bir strateji savaşı başlıyor. Belki bugün oynanıp sonuca ulaşılacak, belki haftalar sürecek fakat ABD'nin Ortadoğu konusunda gerçek tutumu dünya kamuoyuna mutlaka ifşa edilecek. Tasarıyı hazırlayan Arap yönetimlerinin amaçlarından biri de ABD'nin tasarıyı veto etmesini sağlamak. Müslüman ülkeler, ABD'nin haftalardır sürdürülen işgal ve katliamların arkasındaki güç olduğunu ifşa etmek için bu tasarıyı hazırladığı belirtiliyor. ABD'nin tercih hakkını İsrail'den ve insan hakları ihlallerinden, baskıdan, şiddetten yana kullandığının 'tescillenmesinden' kortuğu belirtiliyor.

Danimarka da inceleme istedi

Danimarka, pek çok Avrupa ülkesi gibi, İsrail'in Cenin'deki Filistin mülteci kampındaki saldırılarının soruşturulmasını istedi. Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Möller, İsrail ordusunun uluslararası yasaları ihlal edip etmediği ya da Filistinli sivillere katliam yapıp yapmadığını belirlemek amacıyla yapılmasını istediği soruşturmanın, Birleşmiş Milletler'in yürütmesi gerektiğini belirtti. Möller, bu talebini Avrupa Birliği'nde dile getireceğini söyledi.

CENİN'DE ÖLÜ SAYISI TESPİT EDİLEMİYOR

Kızılhaç, İsrail saldırılarında enkaza dönen Cenin kampından şu ana kadar yıkıntı yüzeylerinde 26 kişinin cesedinin görüldüğünü, yıkıntılar altında kaç kişinin bulunduğu konusunda ise bir öngörülerinin olmadığını bildirdi. BM Filistinli Mültecilere Yardım Örgütü (UNRWA) da, kampta 800 mülteci evinin yıkıldığını, ancak kaç kişinin öldüğünün bilinmediğini söyledi. Yıkıntılar altındaki insanların kurtarılması ve felaketler sonrasındaki kurtarma-enkaz kaldırma çalışmaları için 7 ülkeden ekibin bölgede çalışmalara katılacağını duyuran UNRWA, insanlara dün gıda, su ve ilaç yardımı yapıldığını bildirdi. Yardımların yeni yeni ulaşmaya başladığını açık layan UNRWA sözcüsü, bölgede geçici yerleşim yerlerinin kurulmaya başlandığını, sadece Cenin kampında değil Nablus, Beytüllahim ve Ramallah'ta da durumun çok iyi olmadığını kaydetti. Toprak üstünde bulunan 26 cesedin dışında kaş kişinin yaşamını kaybetmiş olabileceğinin 2-3 gün içerisinde belli olacağı bildirildi. Enkaza dönen kampa giren yardım örgütleri, camilerin bile yerle bir edildiğini söylediler 20 YIL SORGULASANIZ DA HİÇ BİR ŞEY SÖYLEMEM

Yaser Arafat'ın Fetih Hareketi'nin Batı

Şeria Lideri Mervan Barghuti'nin İsrailli gardiyanlar tarafından baskı altında tutulduğu bildirildi. El Hayat gazetesinin verdiği habere göre, Barghuti'nin eşi Fadva kocasının tutuklandıktan sonra götürüldüğü Shin Beth hapisanesinin kötü bir hücresinde ağır psikolojik baskıya maruz kaldığını belirtti. Fadva, Filistin intifadasının önemli isimlerinden biri olan Barghuti'nin, "Beni 20 yıl sorguya çekselerde hiçbir şey elde edemeyecekler. 18 aydır televizyonlarda söylediklerimden farklı bir şey konuşmayacağım" dediğini kaydetti. 37 yaşındaki Fadva Barghuti, Fetih Hareketi'nin kolu olan El Aksa Şehitleri Tugayı'nın eylemlerinden sorumlu tutulan kocasının İsrailli sorgu yetkilileri ile işbirliği yapmayı reddettiğini ifade etti

 
Refah'ta katliam korkusu
Cenin katliamından sonra dün Gazze Şeridi'ndeki Refah mülteci kampını işgal eden İsrail ordusunun, bu kampta da Cenin'deki gibi katliam yapmasından endişe ediliyor.
KAHİRE'DE BİNLERCE ÖFKELİ GENÇ
Filistin'deki katliamlar İslam dünyasını ayağa kaldırdı. Başta Körfez ülkeleri olmak üzere İslam coğrafyasında İsrail'e ve Amerika'ya öfke çığ gibi büyüyor. Arap ülkelerinde ise öfkenin bir başka adresi var: İsrail vahşeti karşısında hiç bir şey yapmayan yöneticiler. Mısır'da cuma namazı sonrası Ezher Camii'nde toplanan binlerce kişi, İsrail'i protesto etti. Ezher Şeyhi Muhammed Seyyid Tantavi ve Müslüman Kardeşler'den Muhammed Gazali, Dr. Cemal Abdül Hadi, Hasan El Benna'nın oğlu Seyful İslam Benna'nın cami içinde yaptığı ateşli konuşmalar halkı harekete geçirdi. Tantavi'nin yönettiği gösterilere katılan öğrenciler başlarına "Şehit Olmak İstiyoruz" yazılı şeritlerle katıldılar. "Cihat Kapısı Açılsın" diye slogan atan göstericiler, ABD ile ilişkilerin kesilmesini istediler.
DARBEYİ NEREDEYSE ABD ATAŞESİ YÖNET MİŞ
Venezüella'da Devlet Başkanı Hugo Chavez'e karşı yapılan askeri darbenin hazırlığı sırasında, ABD askeri ataşesinin, cuntacılarla birlikte olduğu ortaya çıktı. Başkanlık sarayından bir yetkili, ABD ataşesinin, darbenin açıklandığı günden bir önceki gece sabaha kadar darbeyi yapanlarla birlikte olduğunu açıkladı. Yetkili, askeri ataşe John Law'ın 11 Nisan Perşembe gününden darbenin açıklandığı 12 Nisan'a sabahına kadar cuntacılarla birlikte bulunduğunu duyurdu. Emekli bir Venezüellalı amiral de, bu haberi doğruladı.
ÇOCUKLARI CANLI KAL KALKAN YAPIYORLAR
İsrail'i Filistinli sivilleri canlı kalkan olarak kullanmakla suçlayan İnsan Hakları İzleme örgütü, "Bu taktiğin savaş suçu" olarak değerlendirildiğine dikkat çekti. Human Rights Watch'un raporunda "Canlı kalkanların arasında 18 yaşından küçük çocuklar da var" denildi. Raporda, askerlerin silah zoruyla, Filistinlileri şüpheli paketleri açmaya, savaşçıların evlerini aramaya zorladığı anlatılıyor. Cenin kampından bir çocuk, İsrail askerleri tarafından gözaltına alınmıştı. Aynı çocuk üç saat boyunca şüpheli evleri aramaya zorlandığını, ancak kendisi girdikten sonra köpeklerin evlere salındığını anlattı.
20 Nisan 2002
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED