|
|
|
|
Türkiye Serbest Güreş Şampiyonası'nı izlemek üzere İstanbul'dan Antalya'ya doğru yola çıktığımda kafam karma karışıktı. İnönü Stadı'nın adı "Carlsberg İnönü" olacak ve Beşiktaş'ın kasasına da böylece 15 milyon dolar girecekmiş. Kimileri bu teklife balıklama atlamış, sevinçten uçuyorlarmış. Demek ki artık bundan böyle herşey "para" olacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bazı önlemler alması gerekiyor, spor kulüpleri nasıl içki reklamı yapabilir? İşte bu yüzden hayli afalladım. Bereket versin ki ülkemizde sağduyu sahibi kişiler de var. Dileyelim de bu konuda sağduyu galip gelsin. Rotayı bozmadan şimdi minderlere bir göz atalım: Sakıp Sabancı, Antalya'da kızı Dilek'in adına mükemmel bir spor salonu yaptırtmış. Tam 360 güreşçi Türkiye Şampiyonluğu için işte bu salonda mücadele etti. Salon güzeldi ama bakımsızdı, ayrıca sıcak su olmadığından güreşçiler duş yapamadılar. Salonun bazı bölümlerinde telefon hatları olduğu görülüyordu ama makineleri sökülmüştü. Antalya Valisi Ertuğrul Dokuzoğlu, Güreş Federasyonu Başkanı Osman Şansal'la birlikte şampiyonayı dikkatle izledi. Genç ve dinamik Vali, federasyonun "Stratejik Plan" adlı açıklamalarını içeren kitabı bir gecede okumuş. "Prensipleriniz mükemmel. Anladım ki güreş sevgisi bir tutku. Sonra sporcuların % 90'ının üniversite öğrencisi ya da mezunu olduklarını öğrendiğimde mutluluk duydum. Bundan böyle her zaman güreşin yanında olacağım" dedi. Antalya İl Müdürü Ünal Yurtçu, ancak pazar günü salona gelebildi. Üstünde eşofman vardı, bu kıyafetle gelip Vali Dokuzoğlu'nun yayına kuruldu. Doğrusu hayret ettim. 360 güreşçinin kozlarını paylaşmaları pek o kadar kolay değil. Bu yüzden yorgunluk ve sinir doruğa çıktı. Harun Doğan, Zekeriya Güçlü, Arif Kama, Nuri Zengin, Ali Özen ve Yüksel Şanlı gibi seçme serbestçiler rakiplerine yenildiler. Sadece Ahmet Gülhan'la Aydın Polatçı ayakta kalabildiler. Bu şampiyonanın münakaşasız en iyi ekibi Gaziosmanpaşa idi. Başkan Recep Koral, antrenör Ahmet Ceylan'a destek olunca fırtına bir takım ortaya çıkmış. Fatih Çakıroğlu, Serhat Balcı, Orhan Binboğa, Mehmet Özmuş unutulmaz maçlar yaptılar. Tekel Ambalaj Fabrikası Müdürü ve İstanbul Tekelspor Kulübü Başkanı Dr. Feride Metal'ın sporcuları da iyi idiler. Tekel, bütün spor dallarında sponsorluk yapıyor ama göğüs reklamıydı, şuydu-buydu, her ne hal ise, "içki reklamı" yapmıyor. İnönü'nün adının başına bir bira markasının konulmak istenmesi bu yüzden bana "ahlaksız teklif" gibi geldi. OĞLUM REŞİT
1983 Avrupa Şampiyonu Reşit Karabacak da Antalya'daydı. Eski 52 kilolardan Kamil Özdağ'ı yakın arkadaşlarına "Kamil benim babamdır" diyerek tanıştırıyordu ki, sonradan bunun nasıl olduğunu da şöyle anlattı: "Avrupa Şampiyonu olduktan sonra bana ceza verdiler, ben de Alman liglerinde güreşmek için yurtdışına gittim. Kulüp yöneticileri eşimle çocuklarımı yanıma getirmekte nazlbanıyorlardı. Kamil, tuttu bir mektup yazdı: "Oğlum Reşit, 10 gün için aileni yanıma bıraktın, aradan bir ay geçti. Şayet 2 hafta içinde aileni almazsan onları kapının önüne koyacağım. Baban..." imzalı bu mektubu yanıma bir tercüman alıp kulübe giderek başkana verdim. Onlar mektubu okurken ben de rol yapıyor, kafamı duvarlara vuruyordum. Kamil Özdağ'ın yazdıkları etkisini gösterdi ve dileğim yerine getirildi. Bu olayı hiç unutmadım ve Kamil'i her gördüğümde işte böyle babacığım diye sarılıp duruyorum." HARUN DOĞAN
Dünya ve Avrupa Şampiyonu güreşçimizin üstüne giden gidene. Harun, Antalya'da 66 kiloda güreşti ve Selahattin Şahin'e yenilince minderde ufak-tefek hadiseler çıktı. Fakat işin içinde "tahrik" vardı. Selahattin Şahin ne demişti de Harun alevlenmişti. Bunu öğrenmeden O'na kızmağa hakkımız yok. EYÜP ÜNLÜ
Kırkpınar'da Baş'a güreşen pehlivanlardan Eyüp Ünlü, güreş sporunun gazetelerde çok az yer almasına kızanlardan. Antalya'da anlattı: "Baktım kimse güreş hakkında yazmıyor, arkadaşlarla anlaşıp şakadan kavga çıkardık ve ertesi gün gazetelerin manşetine geçtik."
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |