T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A

AK Parti bir dünya partisi

AK Parti lideri Tayyip Erdoğan, ABD ve dünyada yakın hissettikleri partilerle daha da yakınlaşma çabası içine girerek bir dünya partisi olmayı hedeflediklerini belirtti.

ABD'de bulunan AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Washington'da temsilcilik açmayı planladığını bildirdi. Erdoğan, Washington'da kaldığı Swiss Otel'de Türk basını için düzenlediği sohbet toplantısında, yurtdışında Türkler'in yoğun olarak yaşadığı bölgelerde partisinin temsilcilik açmayı planladığını ve bunun için Washington'ın düşünüldüğünü kaydetti.

New York`ta yapılacak "Dünya Ekonomik Forumu" toplantısına katılmak üzere ABD'de bulunan Erdoğan, bunun için önce yasal düzenlemeler üzerinde çalışılacağını belirtirken, parti temsilciliğinin amacını, "ABD'deki aktiviteleri takip ile partinin attığı adımları nakletme" olarak özetledi.

Yurtdışında yaşayanlara oy hakkı

AK Parti Genel Başkanı, yurt dışında yaşayan Türkler'e oy hakkı verilmesinin destekçisi olduklarını da vurguladı.

Erdoğan, ABD ve dünyada yakın hissettikleri partilerle daha da yakınlaşma çabası içine girerek bir dünya partisi olmayı hedeflediklerini belirtti.

Tayyip Erdoğan, 11 Eylül olaylarından sonra laik, demokratik ve Müslüman bir ülke olarak Türkiye'nin özellikle İslam dünyasına model olarak gösterilmesine ilişkin bir soru üzerine ise Başbakan Bülent Ecevit ile kendilerinin model anlayışı arasında fark olduğunu söyledi. Erdoğan, "hak ve özgürlük anlayışımız Ecevit ile örtüşmüyor. Ecevit, seçimden önceki söylemini bıraktı" diye konuştu.

Halk sandıkta hesap soracak

ABD'deki demokrasi standardının Türkiye'den daha ilerde olduğunun inkar edilemeyeceğini söyleyen AKP lideri Tayyip Erdoğan, "159 ve 312`yi Türkiye hala halledemiyor. Biz, Kopenhag kriterlerine göre hareket istiyoruz. Yargıçları şaibe altında bırakmanın gereği yok. Yargıç, kitaba bakıp karar vermeli. Kamuoyu bundan çok rahatsız. Düşüncelerin rahat söylenmediği bir ortamda gerginliğin kalkması mümkün değil. Ama seçim sandığında millet onun bedelini ödetir" dedi.

Değişim inkar değil gerçekleri görmektir

Bir gazetecinin, "değiştik diyorsunuz ancak sizi burada hala İslamcı görüyorlar`` yönündeki sorusu üzerine Tayyip Erdoğan, şöyle konuştu: "Ben (değiştim) diye bir ifadeyi hiçbir zaman kullanmadım. Eğer (değiştim) demek, değerlerini inkar ise bu ifadeyi kullanmam mümkün değil. Benim kendime ait değerlerim var. Toplumun gerçeklerine uygun kabuk değişimi derseniz, bu benim gençliğimden beri uyguladığım bir şey"

ABD`nin eski Ankara büyükelçilerinden Morton Abramowitz, tarihçi Graham Fuller ve Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komitesi danışmanlığı olan Alan Makovsky ile kahvaltılı bir toplantıdabiraraya geldiğini anlatan Erdoğan, yararlı bir görüşme yapıldığını kaydetti.

AKP lideri, daha sonra basına kapalı bir toplantıda, düşünce kuruluşu Rand Corporation'da da uzmanlarla biraraya geldi. Erdoğan, ayrıca Ulusal Demokrasi Enstitüsü (NDI) adlı düşünce kuruluşunda bir konuşma yaptıktan sonra Dünya Ekonomik Forumu zirvesine katılmak için New York`a geçti.

GÜL: DERSİMİZİ ALDIK, DİKKATLİYİZ

AK Parti lideri Erdoğan'ın Middle East Institute'deki konuşmasından sonra katılımcıların sorularını Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül cevapladı. Gül, Türkiye'nin hem İsrail hem de Filistin ile ilişkilerini geliştirmek istediğini belirterek, "Terörü haklı çıkaran hiçbir şey yoktur. Biz bütün terör eylemlerini kınıyoruz. Filistinliler'in intihar bombaları da kabul edilemez" dedi.

Irak lideri Saddam Hüseyin'e ilişkin bir soru üzerine Gül, "Irak'ı ve Saddam'ı çok iyi biliyoruz. Saddam kendi insanlarını ezdi, 1 milyon insanın ölümüne neden oldu. Bizim otoriter rejimlere sempatimiz yok. Ancak komşumuz olduğu için dikkatli olmalıyız, özellikle de ekonomik nedenlerle" diye konuştu. Türk-Yunan sorununa da değinen Gül, her iki taraf da yeterince akıllıysa iyi ilişkiler kurulması gereğini anlayacağını söyledi.

Bir katılımcının iktidara gelmeleri halinde nasıl bir politika izleyeceklerini sormaları üzerine Gül, "Eğer demokratik bir ülkeysek, seçimin sonucunu kabul etmeliyiz. Önümüzdeki hedef önce halkın oyunu almak. İktidara gelen parti ülkenin gerçeklerini de tanımalı. Şimdi yeni bir partimiz var. Dersimizi aldık, deneyimliyiz. Kesinlikle daha dikkatli olacağız. Herkes dikkatli olmalı. Biz dini bir parti değiliz. Bunda da çok samimiyiz. Biz muhafazakar demokratik bir partiyiz" dedi.

 
Ecevit Filistin'i erteledi
Başbakan Ecevit, 3 gün önce "acil yardım" çağrısı yapan Filistin lideri Arafat'a Bulgaristan dönüşü cevap vereceğini söyledi.
Orgeneral Özkök: KKTC'nin yanındayız
Hükümete diyalog çağrısı
AK Parti ve SP, hak ve özgürlük alanını daraltan yasa tasarıları konusunda iktidar-muhalefet arasında işbirliği istedi.
Çiller 'uyum'a dokunmadı
DYP lideri Çiller, antidemokratik uyum yasaları konusunda ilk kez konuştu, ancak tasarıyı değil, tasarıya karşı çıkan AK Parti ve SP'yi eleştirdi.
İktidar ortakları 'uyum'da MHP'yi iknaya çalışıyor
Demokratikleşmeye engel olduğu gerekçesiyle AB ve kamuoyu tarafından ağır eleştirilere uğrayan Uyum Yasaları üzerinde yapılacak değişiklikleri belirlemek üzere DSP ve ANAP tarafından kurulan komisyonlar uzlaşma zemini arıyor. DSP tarafından oluşturulan komisyon tarafından "Orta yol" olarak ifade edilen bir teklif hazırlandı. DSP'nin koalisyon ortaklarına sunacağı öneriler arasında, 312. ve 159. Madde de tartışma konusu olan "Olasılık" ve "bir kısım" ibarelerinin kaldırılması isteniyor. Koalisyon ortağı MHP'nin tepkisini çekmemek için "Orta yol" adı verilen öneride, TCK'nın 312. Maddesinde yer alan ve tartışma konusu olan, "Olasılık" ibaresi kaldırılarak, yerine hiçbir hüküm konulmadan yasakların kapsamın daraltılması önerildi. 159. Maddeyle ilgili olarak hazırlanan teklifte ise madde kapsamında yer alan, "bir kısım" ifadesinin de metinden çıkarılması kararlaştırıldı. DSP kurmayları hazırladıkları teklifleri dün akşam Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'a, Pazartesi günü yapılması beklenen liderler zirvesine sunulmak üzere ilettiler. Öte yandan ANAP'ın oluşturduğu komisyon da, AB Genel Sekreter Yardımcısı Volkan Bozkır ve iki uzmanla biraraya geldi. Komisyon üyeleri toplantı sonrası Genel Başkan Mesut Yılmaz'a bilgi verdi. Hazırlanan tasarıda yer alan "olasılık" kelimesi yerine, "kamu düzenini tehlikeye düşürmek" deyiminin önerilmesinin AB mevzuatına daha uygun olduğu ifade edilir edildi

31 Ocak 2002
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED