|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
'Kirli savaş' yargıda
150 bin kişinin öldüğü iç savaşı başlatan, İslamcı kılığında katliamlar yapan Cezayir cuntasının cinayetlerine tanık olan 9 subay, 11 generali mahkemeye verdi. Duruşmalar Paris'te devam ediyor.
Cezayir iç savaşının kiritik isimlerini yargılayan Fransız adaleti, tarihinin en önemli davasına tanıklık ediyor. 1992-2000 yılları arasında Cezayir'i kana bulayan iç savaşta ordunun onbinlerce sivili katlettiği iddiasıyla açılan dava Fransa'da devam ediyor. 150 bin kişinin öldüğü iç savaşta Cezayir ordusunun işlediği katliamlara tanıklık eden 9 subay, içlerinde eski Savunma Bakanı General Halid Nezzar'ın da bulunduğu 11 generali ülkede işledikleri katliamlardan sorumlu oldukları iddiasıyla geçen yıl mahkemeye verdiler. Pazartesi günü Paris'te başlayan duruşmalar haftasonuna kadar devam edecek. İnsan hakları grupları, katliamlardan sorumlu olan generallerin Lahey'e gönderilip, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nde, insanlık suçundan yargılanmasını istiyor. Bu görüşe bazı Fransız yargıçların da katıldığı bildirildi. Generalleri mahkemeye verenler arasında geçen yıl "Kirli Savaş" adıyla kitap yazıp Cezayir "derin devleti'nin temsilcileri olan "generaller çetesi'nin işlediği katliamları ortaya koyan eski subay Habib Suadiya da bulunuyor. Emekli General Nezzar, Cezayir ordusunun katliamlarını teşhir ettiği için "Kirli Savaş" kitabının yazarı Habib Suadiya hakkından Paris'te iftira davası açtı. İki dava birleştirildi.
Bir gecede 400 insanı katlettiler
Duruşmaya katılmak için Paris'e giden General Nezzar'ın mahkemeye arka kapıdan girdiği belirtildi. İlk celsede Nezzar'ın babasının Fransızlar'ın Cezayir'i işgal ettiği dönemde Fransız ordusu içinde yüksek rütbeli bir komutan olduğunu belirten Nezzar'ın avukatlarından Jean-Rene Farthouat, Habib Suadiya'nın anlattıklarının iftira olduğunu öne sürdü. Cezayir'de 1992 İslami Selamet Cephesi'nin kazandığı seçimlerinin iptal edilmesinde kilit isim olan Nezzar hakkında Fransa'da açılan davalar düşürülmüştü. Cezayir'in yaşadığı dramı "İç savaş" yerine "İçeri karşı savaş" olarak tanımlayan 'Kirli Savaş 1992-2000' adlı kitabın yazarı Suadiya, savaşın asıl bedelini yoksul Cezayirliler'in ödediğini kaydetti. Çok çarpıcı olayların anlatıldığı kitapta, Cezayir özel kuvvetlerinin İslamcılar'ın kılığına girip Bentalha'da dört yüzden fazla kadın, çocuk ve erkeği bir gecede nasıl canice öldürdüğü, anlatılan olaylardan sadece biri. Suadiya'nın belirtiğine göre, 1992-2001 yılı arasında Cezayir'de 150 bin kişi öldürüldü, binlerce kişi hâlâ kayıp, yüzbinlerce dul, yetim ve yaralı insan var. Suadiya, bu olayların tek sorumlusunun Cezayir ordusu içinde bulunan "generaller çetesi" olduğunu vurguluyor.
Ordu-siyaset-mafya üçlüsü
Ocak 1992 yapılan askeri darbeden dolayı cuntacı generaller "Ocakçılar" diye tanımlanıyor. Cezayir ordusu içindeki çetenin tüm katliamları para için yaptığını belirten Suadiya, 1990'dan bu yana iktidardaki farklı çetelerin petrolden ve doğalgazdan gelen paralar için sürekli birbirleriyle kavga ettiklerini belirtiyor. Yolsuzlukların kaynağının generaller olduğunu belirten Suadiya, ekonomiyi elinde bulunduran genareller çetesinin, ihracat ve ithalat gelirlerini de kontrol ettiğini kaydediyor.
İslamcı kılığında katliam yaptılar
1992 genel seçimlerde iktidarı kaybetme ihtimaline karşı demokrasiyi rafa kaldırıp yönetime el koyan asker-sivil cunta, "İslamcılar'ın kökünün kazınması" için başlattığı "silindir harekatı" ile onbinlerce kişiyi katletti. Her türlü yöntem kullanıldı; evlerin dinamitlenmesi, cinayetler, cami çıkışlarında silahlı tarama, gizli tutuklamalar veya adam kaçırmalar. Cezayir cuntasının, bugün hâlâ İslamcı kılığındaki özel kuvvetleri katliam yapıyor. Cezayir cuntasının işlediği katliamlarla ilgili detaylı bilgiler içeren "An Inquiry Into the Algerian Massacres" adlı kitabın Türkçesi, yakında Pınar Yayınları tarafından yayınlanacak.
Tüyler ürpertici cinayetler, diri diri yakılan gençler...
'Kirli Savaş 1992-2000' adlı kitabında Habib Suadiya, özel birliklerin İslamcılar gibi giyinip sakal bıraktıktan sonra katliamlara giriştiğini, yakaladıkları kişileri ölünceye kadar işkenceden geçirdiklerini anlatıyor. 7 Nisan 2000'te Fransa'ya sığınan ve 100 cinayete tanıklık ettiğini belirtien Suadiya "Kirli Savaş" kitabının yazış nedenini şöyle açıklıyor: "Meslektaşlarımın 15 yaşında bir çocuğu diri diri yaktıklarını gördüm. Askerlerin sivilleri katlettiklerini ve bu suçları İslamcılar'ın üstüne attıklarını gördüm. Sadece şüpheli olan insanları soğukkanlılıkla öldüren albayları gördüm. Subayların İslamcılar'ı öldürünceye dek işkence yaptıklarını gördüm. Çok fazla şey gördüm. Susamam. Bunlar, suskunluk duvarını kırmam için yeterli nedenler."
Amerika rüşvet önerdi
Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne savaş başlatan ABD, kendisiyle birlikte diğer daimi üyeler için dokunulmazlık istedi. Teklif kabul edilirse UCM bitecek.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne savaş başlatan Amerika, BM Güvenlik Konseyi'ne yenibir teklif sunarak, kendisiyle birlikte diğer daimi üyelerin de bu mahkemenin yargı alanından çıkarılmasını önerdi. ABD'nin teklifi, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri olan ABD, İngiltere, Rusya, Fransa ve Çin'in, yurtdışında görev yapan asker ve personelinin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasını veto hakkına sahip olmasını öngörüyor. Öneri, UCM'nin otoritesini daha başlangıçta yok ediyor ve mahkemeyi işlevsiz hale getiriyor. Ayrıca uluslararası hukuk açısında bu ülkelerin dokunulmazlığını sağlıyor. ABD, teklifin kabul edilmesi halinde, Bosna'daki BM barış gücü misyonundaki askerlerini geri çekmeyecek.
UCM ölü doğacak BM diplomatları, sözkonusu uzlaşma önerisinin yeni mahkemenin ölü doğmasına ve çifte standarda neden olacağını belirtiyorlar. ABD'nin önerisine İngiltere destek veriyor. ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, UCM'nin kurulmasına karşılık olarak, Washington'ın uluslararası operasyonlardan çekilme niyetinde olmadığını, ancak bunun Amerikan askerleri için oluşturduğu riskleri inceleyeceklerini söyledi.
ABD'nin, Amerikan askerlerine UCM'de yargılanmama ayrıcalığı tanınmasını istediğini yineleyen Rumsfeld, "Buna karşılık, güçlerimiz hakkında dava açılmamasını garanti altına almak için, bundan sonraki taahhütlerimizi yakından inceleme niyetindeyiz" dedi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |