T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

İstanbul bu yaz da CAZIRDAYACAK

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlediği 9. Caz Festivali yarın başlıyor. Onbeş gün boyunca dünyanın en önemli caz ustalarını ağırlayacak olan festival İstanbul'u caz rengine boyayacak.

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı, sinema, tiyatro ve müzik festivallerinin ardından en az onlar kadar coşkulu bir etkinliğe daha imza atıyor.

Sekiz yıl boyunca caz, rock ve caz etkileşimli modern müziklerin usta isimlerini İstanbul'da ağırlayan ve Temmuz ayını müziğin coşkusuyla dolduran Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nin dokuzuncusu, 5-20 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın düzenlediği festival, bu yıl 39 topluluk ile 400'ün üzerinde yerli ve yabancı müzisyeni ağırlıyor.

Boğaz'da caz püfür püfür

Garanti Bankası'nın sponsorluğunda gerçekleşecek 9. Uluslararası İstanbul Caz Festivali'ne Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Esma Sultan Yalısı, Venue, Babylon ve Roxy ev sahipliği yapacak.

Yine festival tarihinde bir ilk olarak etkinlikler için, Kız Kulesi ve bir Şehir Hatları vapuru da kullanılacak. Cazın yaşayan en önemli sanatçılarını bir araya getiren büyük projeleri, klasik ve çağdaş cazın en başarılı örneklerini, Latin müziğinin yıldızlarını, elektronik ve modern müzik etkileşimli türleri ve dünya müziğinin en hareketli gruplarını cazın sınırsızlığı ve özgürlüğüyle kucaklayan festival, dans ve görsellik dolu özel projeler ve ücretsiz sokak gösterileriyle tüm İstanbul'u caz rengine boyayacak.

Yarın akşam New Orleans'ın marching bandi geleneğini hip-hop ve funk gibi özgün türlerle buluşturan Coolbone'un İstiklal Caddesi turu ile başlayacak olan festival dünyaca ünlü yerli ve yabancı müzisyenleri İstanbullu cazseverlerle buluşturacak.

Kimler yok ki?

Rio'nun davulcuları Funk'n Data, Norveçli caz ustası Jan Garbarek, usta Türk sanatçıları Okay Temiz ve Laço Tayfa, Küba'dan Gonzalo Rubalcaba Trio, Arjantin'den Tango Azul, Norveç'ten esen soğuk ama iç ısıtan rüzgar Mari Boine, Mexico City'den çıkan yeni cevherler Los de Abajo ve İngiltere'nin rock ve caz divası olarak nitelendirilen Sarah Jane Moris ülkelerindeki sıcak rüzgarları İstanbul'a taşıyacaklar.

Ve biletler...

Lütfi Kırdar konserlerinin 19.00'da, Venue konserlerinin 22.00'de, Roxy ve Bablyon konserlerinin 23.00'de başlayacağı festivalin biletleri, BİLETİX'ten satışa sunuluyor. 5 Temmuz'dan itibaren de saat 12:00-17:00 arasında, Açık Hava Sahnesi Gişesi'nde de bilet satışı yapılacak.

Konserlerin bilet fiyatları 10 milyon ile 55 milyon arasında değişiyor.
Bilgi için Biletix tel: 0 216 454 15 55 / www.biletix.com

Cazır cazır bir program

Caz Festivali, cazın eski efsanelerini de unutmadı. Cazın önemli ustaları Charli Parker, (8 Temmuz), Miles Devis ve John Coltrane (10 Temmuz) Açıkhava Tiyatrosu'nda düzenlenen konserlerle anılacak.

Cazseverler Önder Foçan'la 7 Temmuz'da Kız Kulesi'nde, Coolbone'la 9 Temmuz'da Boğaz'da gerçekleştirilecek vapur yolculuğu esnasında birlikte olacaklar.

Festival kapsamında gerçekleşecek konserleri Avrupa'nın önde gelen sanat ajanslarından menajerleri ile uluslararası plak şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin takip etmesi bekleniyor.

Festivalde rock da unutulmadı. Rock tarihinin en büyük santçılarından Marianne Faithfull'un 15 Temmuz'da vereceği konser buna en büyük delil. İlk kez İstanbul'da konser verecek olan Faithfull, Harbiye Açıkhava'da gerçekleşecek konserde yeni ve şimdiden klasik olmuş eserlerini seslendirecek.

  • ÖMER ÇAKKAL

  •  
    Tatil günlerinde bir yol komedisi
    "Aptallar komedisi" olarak da nitelenebilecek olan 'Sessiz ve Derinden'in hedefi ille de kahkaha.
    Urartu kültürüne doğru bir adım daha Van'da bulunan ve Urartular dönemine ait olan Ayanis Kalesi kazıları başladı.
    Samanyolu'na hüzünlü göç...
    Ufuk Onursal'ın kendi içinde hüzünlü bir öyküyü barındıran "Samanyolu'na Göç" isimli eseri Beyan Yayınları arasından çıktı. Roman kadar çıkışı da hüzünlü aslında. Samanyolu'na Göç ne yazık ki yazarı tarafından görülemeyecek bir kitap. Onursal, üzerinde uzun yıllar çalıştığı kitabının yayın hazırlıkları sırasında genç sayılabilecek bir yaşta aramızdan ayrıldı. Samanyolu'na Göç'ü farklı kılan bir başka boyut, klasik anlamda eğitim görmemiş bir yazarın kitabı oluşu. Ufuk Onursal, içinde bulunduğu şartlar nedeniyle ancak ilkokul dördüncü sınıfa kadar okuyabilmiş bir yazar. Buna rağmen kendi çabalarıyla oluşturduğu bilgi birikimiyle edebiyatın en zor alanlarından biri olan roman türünde eserler kaleme almış. Yazdığı iki romandan ilki olan Samanyolu'na Göç, Tuzla Belediyesi Roman Yarışması'nda mansiyona, ikinci eseri ise üçüncülük ödülüne layık görülmüş. Samanyolu'na Göç, ayrıca edebiyat alanında farklı bir anlatıma sahip olmasıyla da özel bir önem taşıyor. Kitaba bir sunuş yazan Prof. Dr. Orhan Okay'ın ifade ettiği gibi "Romanın içinde romanın yazarı, romanın kendisi, romanın oluşma macerası da yer alıyor. Roman, romanın içinde kahramanlardan biri olarak mevcut." Bilgi tel: 0 212 526 50 10
    Oscar'da unutulan film kalmayacak
    Akademi organizatörleri, Hollywood camiasının Oscar için her yıl uzun bir bekleme dönemi geçirdiği görüşünde birleşti. Bu nedenle akademinin yönetim kurulu, 2004'te Oscar takvimini bir ay öne, yani Mart'tan Şubat'a alma önerisinde bulundu. Bu fikrin, sezonun başında piyasaya çıkan ve Oscar'a kadar unutulan filmler için de iyi bir şans olacağı düşünülüyor. 2003 yılı Oscarları yine de 23 Mart'ta.
    4 Temmuz 2002
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED