|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ülke batıyor, lütfen gereğini yapın. Siz Meclis'i tatile sokuyorsunuz ama ülke bir bataklığın, bir karanlığın ortasına doğru gidiyor. Aklınızı başınıza toplayın. Meclis'i olağanüstü mü toplarsınız, olağan mı toplarsınız ne yaparsanız yapın toplayın ve Çiller'in önerisini hayata geçirin. Çünkü başka çıkış yolu yok. Ne diyor Çiller? "Ana muhalefet partisi lideri olarak diyorum ki; artık bütün Kopenhag Kriterlerini gelin, şartsız, seçimsiz hükümet modeli dışında hep birlikte kucaklayalım ve bu büyük atılımı oluşturalım." İşte muhalefetten size açık çek. Türkiye'nin kısa dönemde kurtuluşu Avrupa Birliği'ne girmekten geçiyor. Başka çaresi ve başka yolu yok. Çünkü, son üç yılını MHP ile birlikte geçiren ve 5 yıldır iktidarda olan bu hükümet "başarısızlığı" artık gizlenemez. IMF'ye teslim olup, "çıpalı kur" dediler, ülke ekonomisini peş peşe krizlere soktular. Olmadı IMF istedi bu kez "dalgalı kur" dediler, ekonominin geldiği yer belli. İşte bataklığın ilk ıslaklıkları ayaklarımıza değmeye başladı. Biraz sonra daha da ileriye gidip bataklığa saplanıp kalacağız. Bu bataklıktan kurtulmanın tek yolu Avrupa Birliği'ne girmektir. Eğer iktidar partileri AB'ye girmeyi gerçekten istiyorlarsa Çiller'in uzattığı açık çeki alıp Kopenhag Kriterlerini hemen hayata geçirecek önlemleri almalılar. Yoksa kendi "siyasi çıkarları" için AB'ye girişi kullanıyorlarsa bu "tarihi vebal" onların yakasını hiçbir zaman bırakmayacaktır. Türkiye'nin ve Türkiye ekonomisinin AB'den başka seçeneği yoktur. Ekonominin büyümeye geçebilmesi için mutlaka ve mutlaka doğrudan yabancı sermaye yatırımları şarttır. Çünkü bizde ne devlet ne de özel sektörün yatırım yapacak gücü ve olanağı yoktur. Yabancı sermayenin gelebilmesi için de, Türkiye'nin, en azından AB ile müzakerelere başlaması şarttır. İşte o zaman yabancı sermaye "Tamam Türkiye de Avrupa Birliği üyesi" diyerek kendini "güvende" hissedecek ve yatırım yapma arzusu duyacak. Yoksa? Yoksasını Kemal Derviş şöyle söylüyor: "Avrupa Birliği'ne tam üyelik için gerekli Kopenhag Kriterleri'nin yerine getirilmemesi halinde Türkiye'yi karanlık günler bekliyor. Yurtdışından kredi kaynakları kesilecek, yabancı sermaye kaçacak." Bunun sonu Türkiye ekonomisinin batması olacak. Hem de ne Arjantin gibi ne de Brezilya gibi. Ondan sonra iktisat kitaplarında bir ülke ekonomisinin batmasına örnek olarak gösterilecek "Türkiye ekonomisinin batışı." Ecevit'ten artık herkes umudunu kesti. Amerika'dan gönderilen Kemal Derviş'in "siyasi nezaket kuralları içersinde" söylemek istediği de bu. Kimse Ecevit'i istemiyor. Artık Amerika da, Avrupa da, asker de halk da, Ecevit'i Başbakan olarak görmek istemiyor. O hükümetin başında kaldığı her gün Türkiye milyonlarca dolar zarar ediyor. Türkiye ekonomisi batağa saplanıyor. Türkiye'deki şirketler batıyor, borsa düşüyor, tüketim harcamalarını kesen halkımız aynen 19 Şubat Krizi'nde olduğu gibi, elindekini, avucundakini dolara yatırıyor. Türkiye ekonomisinden ümidini kesen dış yatırımcılar ellerindeki hisse senetlerini satıp dolar alıyorlar. Bunu gören bizim yatırımcılar da aynı yolu seçiyor. Bu hükümet zaten gidici. Dur desen duramaz. Aylar öncesinde "seçim sathı mailine" girildi. Yani eğik düzeyde yuvarlanıyor. Ecevit her ağzını açtığında, bu eğik düzey, daha da dikleşiyor ve ekonomi tepe taklak oluyor. Ey!... MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli. Ey!... ANAP Gernel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz. Ey!... Gözü kapalı Bülent Ecevit'e kendilerini adayan DSP'liler. Tarihi görev sizi bekliyor. Bu ülke ekonomisi batmadan, Türkiye daha fazla itibar kaybetmeden işin gereğini yerine getirin. Nasıl yaparsanız yapın ve Ecevit'i başbakanlıktan uzaklaştırın. Derhal Siyasi Partiler Yasası'nı ve Seçim Yasası'nı değiştirip "erken seçim" kararı alın. Bu karar bile ülkedeki belirsizliği giderecek ve ekonomideki makro dengelerin yerli yerine oturmasını sağlayacaktır. Haydi Avrupa Birliği ve "Türkiye'nin kurtuluşu" için tarihi görevinizi yerine getirin.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |