|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
BİR BAŞLADIK BİZ BİTİRDİK
Milli Takımımız'ın başarısındaki görünmez kahramanlarından Doç.Dr. Turgay Biçer, mentörlük görevinde zirveye ulaşırken, futbolcularımızın kişiliklerini farklı bir gözle yorumladı.
Röportaj: Salih Sezer
Ama önce Biçer'in "KİŞİSEL LİDERLİK" kitabından bir hikaye; Bir adam Okyanus kıyısında yürüyüş yaparken, denize telaşla birşeyler atan birine rastlamış. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin sahile vurmuş denizyıldızlarını denize attığını farketmiş. Ve "Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsun" diye sormuş. İşini hızla sürdüren kişi, "Yaşamaları için" yanıtı verince, adama şaşkınlıkla "İyi ama burada binlerce denizyıldızı var. Hepsini atmanıza imkan yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki?" demiş. Yerden bir denizyıldızı daha alıp denize fırlatan adam "Bak şimdi onun için çok şey değişti.." diye cevap vermiş. DERİN TANIŞMA - Milli Takımımız 48 yıl aradan sonra katıldığı Dünya Kupası'nda oldukça yoğun duygular yaşadı. Bunları tanımlar mısınız? "Öncelikle kamp, normal dışı bir yaşamdır. Burada uyulması gereken kurallar vardır. Kimse tam anlamı ile özgür değildir. Bu da stres ve sıkıntı demektir. Ama aynı zamanda insanların birbirlerini derin tanıması için de fırsattır. Biz ikincisini gerçekleştirdik. Milli Takımımız bilinçli bir şekilde istenilen düzeye geldi. Bu düzeyi Brezilya bile yakalayamadı." - Birey olarak en çok hangi futbolcumuz etkilendi. "Kuşkusuz Hakan Şükür'dü. Bir kere kendisinden artı görev bekleniyordu. Kaptanlığın verdiği sorumluluk da omuzlarındaydı. Ve en önemlisi Hakan Şükür hassas bir yapıya sahipti." TERAPİ YAPMADIK - Bu etkileşim nasıl giderildi. Gurup ya da bireysel terapi mi uyguladınız? "Terapi yapmadık. Gelişim çalışmaları yaptık. Zorlukları nasıl aşacağımız konusunda bireysel danışmanlık yaptık. Her akşam yaptığımız eğitimlerin dökümanlarını da kendilerine verdik, okudular." GÜÇLÜ KİŞİLİKLER - Hiç etkilenmeyen ve size bu konuda yardımcı olan oyuncular var mıydı? "Elbette.. Örneğin Tayfur, Okan, Ergün, Hasan Şaş, Hakan Ünsal ve Arif kişilikleri çok güçlü oyuncular." - Çalışmalarınızı "tedavi" şeklinde yorumlayabilir miyiz? Yoksa siz başka türlü mü isimlendiriyorsunuz? "Daha çok spor psikolojisinin metodlarını kullandık. Klinik çalışma yapılmadı. Buna gerek de yoktu. Mental Training çalışmaları yaptık. Yani eğitim, danışmanlık, zihinsel yönden güçlendirme.." - Şenol Güneş bazı yorumcuların hedef adamı haline geldi. Kendisine yardımcı oldunuz mu? "Benim görevlerim arasında Sayın Güneş ve yardımcılarına da yardımcı olmak vardı. Güneş, bunlardan çok etkilenmedi demek doğru olmaz. Her insan gibi o da kızdı. Bu doğaldır.. Ama asla umutsuzluğa kapılmadı. Sakin yapısı ve mantığını ön plana çıkarması önemli bir kişilik özelliğidir." - O'na nasıl yardımcı oldunuz? "Ben bir spor bilim adamıyım. Kendisine danışmanlık yapmaktan da onur duydum." ULUSOY ESPRİLİ - Sayın Haluk Ulusoy da sıkça eleştiri oklarına hedef oldu. Etkilendi mi? "Federasyon Başkanımızın benim de hayranlıkla izlediğim bir özelliği var. Her durumda sakin ve esprili kalabilmeyi başarıyor. Bunu güçlü kişiliğine bağlıyorum." - Medya-Milli Takım ilişkilerinde medyanın yanlışları var mıydı? "Genelleme yapmak doğru olmaz. Ancak bir sürü asılsız haber çıktı. Ve insanlar buna doğal olarak tepki gösterdi. Çünkü bazı medya mensupları eleştiri boyutlarını aşmıştı. Yazılanlar saldırı niteliği taşıyordu. Bir çoğunu futbolcularımızdan uzak tutmaya gizlemeye çalıştık. Üzücü bir durum çıktı ortaya." POZITİF MESAJLAR - Sizce hangi yazarlar olumlu etkiledi? "Pozitiv mesajlar veren yazarlar arasında Deniz Gökçe, Turgay Renklikurt, Yılmaz Özdil, Halil İbrahim Ekiz'i sayabiliriz. İnternet sitelerinden izlediğimiz kadarıyla Mehmet Atalay'da ropörtajlarıyla katkıda bulundu." - Mesela bir gazetede "Senegal'in hakkından İ.Mansız geldi" şeklinde bir başlık yeraldı. Milli takım bundan etkilendi mi? "Etkilenmedi ama, ben de bunun doğru olduğunu düşünmüyorum. Kişilik haklarına saygı gösterilmeli. Onur kırıcı yayın yapılmamalı.." - Bir de namaz ibadet konusunda yaşanan problemler vardı. Futbolcularımız bundan etkilendi mi? "Futbolcularımızın bu isteği çok doğaldı. Müslüman bir ülkede yaşıyoruz. İbadet etmek kadar doğal bir şey olamaz. Polemik gereksizdi. Zaten futbolcularımızın asıl görevlerini de etkilemedi." OLUMSUZLUK AŞISI - Bazı futbolcularımız ve Şenol Güneş'i eleştirenlerin faydalı olduğunu düşünebilirmiyiz? "Gerçek cevabı Güneş ve futbolcularımız verebilir. Ancak, Bazı olumsuzluklar insana aşı gibi gelir. Onları eğitir, korur ve geliştirir." - Hakemlere itiraz etme alışkanlığımızın asgariye indiğini gördük. Bu konuda bir çalışma yapıldı mı? "Bu konuda her açıdan yoğun çalışma yapıldı. Futbolcularımızın enerjilerini yapamayacaklarına değil, yapabileceklerine odakladık." YOĞUN DUYGULAR - Akdeniz insanı olmamız nedeniyle görevinizi yapmanızda zorluklar yaşadınız mı? "Mesleğim çok yeni. Oturması da zaman alacak. Bazen benim görevimi başkası üstleniyor. İşte o zaman hatalar başlıyor. Akdeniz iklimi insanları tez canlı oluyor. Bilmiyorum demek bize zor gelir. Eğitim almamış, refleksi gelişmemiş insanlar her işe soyunmamalı. Özellikle de böyle hassas konularda. Zaman zaman akıl toplumu olmakta zorlanıyoruz. Duygularımız ağır basıyor. Akıl ve duyguyu aynı anda kullanmayı öğrendiğimizde bizi kimse tutamaz. Türk Ulusu'nun diğer Dünya ülkelerine kıyasla o kadar çok artıları var ki... - Peki sayın Biçer, ekibinizde Cem Yılmaz, ya da Yılmaz Erdoğan gibi birinin de görev almasını ister miydiniz? "Ooo çok hoş bir soru. Moral güçlendirmesi açısından bu tür insanların bulunmasında yarar var. Ancak üst düzey futbolcuların morali bozuk da olsa mükemmelliği ortaya koymak zorundadır. Asıl bu bilincin gelişmesi gerekir. Bu da bizim işimiz."
|
|
|
|
|
|
|
|