T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Bıçak kemiğe dayanmadı mı?

İsteyen yalanlasın.. İsteyen "Böyle gelmiş, böyle gider" desin.. Değişim rüzgarı, yine fırtına şiddetinde esiyor..

Bu "Değişim"belki gerektiği kadar "kökten" olmayacak.. Ama "Tepe"de, eskisinden farklı bir tabloyu görmeye hazırlanmalıyız..

Ne bu "Başbakan"la, ne de bu "Koalisyon"la, Türkiye'nin bir yere gidemeyeceğini, artık Mısır'daki sağır sultan da duydu.. Türkiye şu anda yine "Hasta Adam" görünümünde..

Bunun böyle olduğunu, dış basını izlerken okuyorsunuz.. Ama bir Türk olarak, hepimiz her gün hücrelerimizde hissediyoruz sosyo-politik ve ekonomik hastalığın çapını..

İstanbul'da Levent'ten İstinye'ye doğru gidin.. Sağda-solda uzanan görkemli gökdelenleri dikenlerin, çoğu battı..

İşsizlik, yoksulluk dizboyu..

En eğitimli gençler, 300-400 milyon lira aylıkla çalışmaya hazır..

Aylardır evlerine kuruş götürememiş milyonlarca emekçi yaşıyor bu ülkede..

Ve ülkenin 21'inci yüzyıla dönük en büyük projesi olan "Avrupa Birliği Üyeliği" de, askıya alınmış durumda..

Sanki Kıbrıs Sorunu, Avrupa Birliği ile ilgisizmiş gibi, rest üstüne rest çekiliyor ve çözümsüzlük, bağımsızlığımızın mütemmim cüzü gibi sunuluyor..

Daha ötesi var mı?

Kıbrıs Rumları'nın kişi başına düşen ulusal gelir payları, Türkler'in ve Kıbrıs'lı Türkler'in 6-7 katı..

Bu böyle gitmez..

Bu Koalisyon, içindeki uyumsuzlukları ve Başbakanı'nın hem sağlıksızlığı, hem etkisizliği yüzünden, Türkiye'yi dibe vurdurdu..

Herkes, Ecevit'in sağlığının, ekonomik ve siyasi belirsizliklerin nedeni olduğunu biliyor..

Herkes, MHP koalisyonda bulundukça, Türkiye'nin Kopenhag Zirvesi'ne kadar, gerekli uyum çalışmalarını tamamlayamayacağını biliyor..

Anlamsız, havanda su dövmekten başka işe yaramayan "zirve"lerle, nereye kadar taşınabilir bu enkaz?..

Hepimizin, 65-70 milyon insanın yaşam düzeyini indiren ve yarına dönük ümitlerimizi karartan "Ecevit İktidarı", mutlaka sona erecek..

Bunun çok açık işaretleri var..

İşte Mesut Yılmaz da, nihayet baklayı ağzından çıkardı..

-Başbakan'ın sağlığı konusundaki açıklamanın, bir sağlık heyeti tarafından yapılması lazım, diye konuştu dün..

İşte Kemal Derviş de, "Siyasete müdahale etmek durumundayım" diye mesajlar vermeye başladı..

-Bundan sonra daha aktif siyaset yapacağım.. Siyasetin içine çekiliyorum.. Ben de siyasi çözüm arayacağım..

Böyle konuştu Derviş dün, geride ayakta kalan bankaların patronlarına..

İstedikleri kadar "zirve"ler toplasınlar..

İstedikleri kadar, Ecevit'in görüntülerini kapatmaya çalışsınlar..

Herkes biliyor ki, ekonominin krizi, siyasetin krizinden kaynaklanıyor..

Türkiye, hiç olmazsa "Tepe"deki değişimi hemen başlatmak zorunda..

Birinci önceliği "Avrupa Birliği Üyeliği" olan, yeni bir siyasi yapılanma şart..

Belirsizliklerin yerine, tarihlendirilmiş, bir siyasi takvim bekliyor toplum..

Bekleyin göreceksiniz..

Bir ay sonra, bundan başka bir "Ankara" olacak önümüzde..

ŞAKA

Arkası ve önü!..

İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Derviş'le yapılan toplantıdan sonra, şöyle demiş..

-Artık önümüze net olarak bakabilecek durumdayız!..

Buna karşı biz de şöyle diyoruz..

-Arkamıza baktıkça, önümüze bakmaktan net olarak ürkmüş durumdayız..

KANALLARDA HAREKET

Medyada takım kurmak sağlıksızdır!..

Tuncay Özkan, Çukurova Medya Grubu'nun ve dolayısıyla Show-TV'nin de yönetimine geçti.. Fatih Altaylı da, Kanal-D haberlerinin yönetimini üstlendi.. Reha Muhtar'ın da Star Grubu ile bir anlaşma yaptığı söyleniyor..

Çeşitli medya kuruluşlarında, yenilenmenin işareti olduğu için, bunlar iyi haberler..

Bizler televizyon izleyicileri olarak, yeni yöneticilerle, kanalların daha yoğun rekabete girdiğine tanık olacağız..

Rekabet, tüketicilere (veya izleyicilere) daha iyi ürünler getirir..

Bu işin iyi yanı..

Ancak bir basın emekçisi olarak, endişe ile izlediğimiz bir durum var..

İşyerlerinden ayrılıp, yeni müesseselere giden yöneticiler, beraberlerinde "takım"larını da taşıyorlar..

Bu, yöneticiler açısından da, çalışanlar açısından da, çok sağlıklı değil..

Elbet "arkadaşlık", "takım ruhu" gibi kavramlar, çok önemlidir.. Ancak profesyonel yönetimde, kişilere çok fazla bağımlı olunursa, sonunda bir insanın problemi, tüm takımın problemi haline dönüşür.. "Eskiler", huzursuz olur..

Bunu geçmişte çok yaşamış bir gazeteci olarak, işaret etmeyi gerekli gördüm..


6 Temmuz 2002
Cumartesi
 
MEHMET BARLAS


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED