T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Ülkeyi batırıp bu hale bunlar getirmedi mi?

Medyanın da desteği ile "Özkan-Cem-Derviş" rüzgarı" estiriliyor. Sanki "Ecevit hükümeti" yıkılıp "yeni oluşumcular" hükümet kurarsa, bütün dertler bitecek, Türkiye güllük gülistanlık olacak.

"Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" ama bu kadar da malul değildir. Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne sokacak, ülke ekonomisini büyütecek, enflasyonu düşürecek, bütçe açığını kapatacak, faizleri makul düzeye çekecek, borsayı şahlandıracak denilen bu "yeni oluşumcuların" neresi yeni, bana anlatır mısınız?

Halen Başbakanlık yapan Ecevit ve adamları, 1997 yılından beri bu ülkenin kaderini elinde tutmuyor mu? Refahyol iktidarının yine böyle "medya rüzgarları", "üst düzey bir komutan dedi ki" hesaplarıyla alaşağı edilmesinden sonra iktidara bu zevat gelmedi mi? Kurdukları hükümete "ANASOL D" demediler mi? Seçimler yapıldıktan sonra ANASOL M" olmadı mı?

Bunların neresi yeni anlayamadım. Bunları medya yeni mi keşfetti. Yoksa "keşfettirenler" mi var? Bunların yaptıkları yapacaklarının göstergesidir. Türkiye bunların zamanında tarihin en ağır krizlerine uğradı. Türkiye bunların zamanında "dünyanın en borçlu ülkesi" oldu.

Ecevit'in iktidara geldiği 1997 yılında 152 bin 779 lira olan dolar, bugün yine Ecevit sayesinde 1 milyon 700 bin lira sınırına geldi. Ecevit'i kendi defterlerinden silenler o günlerde Ecevit'in en yakın çalışma arkadaşlarıydı. Türkiye'ye ve Türkiye ekonomisine yapılan bütün kötülüklerde "Ecevit ile ortak" hareket ettiler.

Zamanında elbirliği ile ülkeyi batıracaksınız, sonra "Ecevit ile çalışılmıyor. Türkiye'ye yeni bir vizyon gerekiyor" diyerek bayrak açıp, "iktidara el koymaya" kalkışacaksınız.

Halktan kopuk, halkı hiç önemsemeden, bir "kadro harekatı" olarak, her çeşit "siyasi nezaketi" bir kenara bırakarak "Bizans oyunlarıyla" ülke yönetmeye kalkışacaksınız.

Aklı başında olanlar, sizin sırtınızdan "vurgunlar vurma peşinde olanların" dışındaki herkes size güler. Siz halkın karşısına çıkıp ondan "izin" istemelisiniz.

Gelelim Troyka'nın bir başka ayağına, Kemal Derviş'e.

Ne yaptı Kemal Derviş?

"Ekonomi iyiye gidiyor" demekten başka yaptığı bir şey var mı? Gerçi ekonominin "iyiye gitmediği" ayan beyan ortada, ama Derviş'e bakılırsa iyiye gidiyor. Nasıl gidiyorsa?

Amerika'dan gönderilen Dünya Bankası çalışanı, IMF'nin "güvenilir ve has adamı" Kemal Derviş'in ekonominin dümenini eline aldığı yıl Türkiye -9.4 oranında küçüldü. Dolar, o geldiğinde 1 milyon lira dolaylarındaydı şimdi 1 milyon 700 bin lira oldu. İç borcumuz 59 katrilyon liraydı şimdi 125 katrilyon lira oldu. Dış borcumuz 114 milyar dolardı, şimdi 120 milyar dolar oldu.

Ne yaptı Kemal Derviş? "IMF'nin emriyle" onun hükümet üyelerine yaptığı baskı sonucu 20'den fazla banka battı. Diğerleri sıraya girdi. Milyonlarca insan işsiz kaldı. Yüzlerce şirketimiz yabancılar tarafından "bedavaya" satın alındı. Kemal Derviş'in döneminde önemli büyüklükteki 59 bin şirket kapandı.

Kemal Derviş, IMF'den hem de "daha yüksek faizle" borç almaktan, daha doğrusu "iyi bir tahsilatçı" olmaktan başka hangi başarıyı gösterdi? Faiz oranları "daha makul" olan borçları, daha "ağır faizli" borçlara çevirmek ve Türkiye'yi "dünyanın en borçlu ülkesi" yapmaktan başka hangi başarıyı gösterdi de şimdi "hükümet üstü bir konumda" kalıp bizi yönetmeye talip oluyor?

Benim bu "yeni oluşumdan" hiç umudum yok. Önceki gece bir TV yorumcusu arkadaşımı dinlerken aklıma 12 Eylül darbesinden sonra yapılacak ilk seçimlerde "asker destekli" MDP'nin lideri Turgut Sunalp Paşa geldi. TV yorumcusu arkadaşım o yıllarda çalıştığı Güneş Gazetesi'nde Sunalp Paşa'yı da çok desteklemişti. Gerçi şimdi Derviş'e söylediği gibi, Sunalp Paşa'ya "Vatanın sana ihtiyacı var" dememişti ama desteğini vermişti.

Medyadaki bu büyük destek Turgut Sunalp Paşa'yı etkilemiş ve üniversiteden hocam olan, o yıllar Günaydın Gazetesi'nde beraber bulunduğumuz Prof.Dr. Memduh Yaşa'yı "İktidara geleceğiz ve sen Maliye Bakanı olacaksın" diyerek partisine davet etmişti. Sonuçta medyanın büyük desteğine rağmen Turgut Sunalp Paşa da, partisi de seçimlerde "hezimete" uğramıştı.

Tarih yine tekerrür edecek, "halktan kopuk" halk adına iktidar etme heveslileri yine kaybedecek.


13 Temmuz 2002
Cumartesi
 
CAN AKSIN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED