T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Kıbrıs, Irak'a saldırı planı ve 'ulusalcı cephe'nin tasfiyesi

Amerika'nın Irak'a askeri harekat hazırlıklarını yoğunlaştırdığı, Kıbrıs'ta Haziran hedefinin başarısızlıkla sonuçlandığı, Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakereleri için tarih alma hedefinin zora girdiği, ABD'nin 'küresel savaş'ının Kafkaslar ve Orta Asya'dan sonra Ortadoğu, Güney ve Güneydoğu Asya'ya doğru genişlediği, ABD ile AB arasında Ortadoğu'dan Kafkaslar'a, Orta Asya'dan Güneydoğu Asya'ya, enerji pazarlıklarından güvenlik sorunlarına kadar geniş bir yelpazede rekabetin şiddetini artırdığı bir dönemde ABD'nin stratejik müttefiki ve AB üyeliği yolunda ilerlemeye çalışan Türkiye'de yaşanan siyasi deprem bütün dünyada çok yakından izleniyor.

"Ulusal refleks"lerle hareket eden, otoriter eğilimleri ağır basan, "ABD-İngiltere-İsrail üçlüsü"nün küresel savaşına yamanan ancak Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin kurulması kaygısıyla ABD'nin 'Irak'a saldırı planı'na karşı bölgesel tavır alan kesim ile AB'ye üyelik yolunda reformlardan yana tavrını koyan, 'Kıbrıs defterinin kapatılması'nı isteyen, özgürlükler konusunda esnek olan küresel sermayenin desteklediği kesim arasında zaten varolan çatışmanın şiddetinin bir anda böylesine tırmanması Başbakan Bülent Ecevit'in rahatsızlığı veya DSP içindeki uyumsuzluklardan kaynaklanmıyor.

Türkiye 'ertelenen' yol ayrımında

Türkiye uzun süreden beri "ertelenen yol ayırımı"na nihayet geldi. Ya ulusal reflekslerini bir tarafa bırakıp AB'ye tam üyelik yolunda sancılı müzakereler başlayacak ya da Avrupa'yı unutup ABD'nin stratejik müttefiki olarak "ABD-İngiltere-İsrail üçgeni"ne daha bağımlı hale gelip otoriter eğilimlerini artırarak kendisine verilecek misyonu yerine getirmeye devam edecek. Tam üyelik yolunda pazarlıklarına girişmesi halinde geleneksel iktidar aygıtlarındaki ciddi kaymaların ve Kıbrıs, Kürt sorunu gibi hassas konuların "bedelini" ödeyecek. Ardından Ortadoğu sorunundan Kafkaslar ve Orta Asya'ya kadar bir çok alanda politika değişikliklerine gitmek, daha doğrusu ABD'den ziyade Avrupa'nın bölgesel projelerini öncelemek zorunda kalacak.

Ankara'daki deprem zamanlaması önemli. AB açısından hayati önemdeki Kıbrıs görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı ve Haziran hedefi tutturulamadı. BM, bu başarısızlıktan Türk tarafını sorumlu tuttu. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Kıbrıs'ta çözüm isteyen AB taraftarlarına yönelik zehir zemberek suçlamalar yaptı. Ada'nın bütün olarak AB'ye üyeliği, AB'nin Ortadoğu ve Doğu Akdeniz'e yönelik politikaları açısından vazgeçilmez önceliğe sahip. Dolayısıyla, Kıbıs AB'nin Doğu Akdeniz'e yönelik genişleme projesinin önemli bir parçasıdır. Kıbrıs'ta direnen 'ulusalcı cephe'yi oluşturan DSP-MHP iktidarı, aynı zamanda AB üyeliği ve reformlar konusunda da aynı direnci gösteriyor.

AB-ABD kapışması ve Türkiye

Türkiye'nin AB üyeliği Avrupa açısından özgürlükler temelinde değil, ekonomik/güvenlik ekseninden değerlendirilen bir süreçtir. Balkanlar'da, Ortadoğu'da, Kafkaslar'da ve Orta Asya'da ABD otoritesini sorgulayan Avrupa, Kıbrıs konusunu da Türkiye'nin üyelik konusunu da bu açıdan değerlendiriyor. 11 Eylül öncesi Rusya ve İran'la kurduğu yakın işbirliği ile Kafkaslar ve Orta Asya'da öne çıkan, enerji projelerinde atağa geçen, Irak, İran ve Suriye ile işbirliği içindek ABD ambargosunu boşa çıkaran Avrupa, Amerika'nın Afganistan ile birlikte Orta Asya ve Kafkaslar'a yerleşmesiyle büyük yara aldı. AB, "terörle savaş" ile ABD'nin küresel hegemonya savaşı arasındaki farklılık netleştikçe ABD'ye muhalefetini tırmandırıyor. En şiddetli rekabet ise Rusya, Türkiye ve Ortadoğu üzerinde yaşanıyor.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu bu çatışma, bugünlerde Irak konusunda açıkça kendini gösteriyor. ABD'nin İngiltere ile başlattığı hegemonya savaşı Afganistan kapısıyla Orta Asya ve Kafkaslar'da "şimdilik" başarılı olurken Irak'ta açılacak cephe hem bölge ülkelerini hem de AB, Rusya ve Çin'i derinden endişelendiriyor. Avrupa, Türkiye ve bölge ülkeleri, Rusya ve Çin 'ikinci Irak savaşı'na karşı olduklarını açıkça dile getirdiler. ABD'nin küresel hegemonyasına karşı olan güçlerin 11 Eylül sonrası en ciddi tepkiyi Irak konusunda göstermeleri bekleniyor. Avrupa, dünya nüfusunun yüzde yirmisini oluşturan Müslümanlarda toptan bir batı karşıtlığının ortaya çıkmasından endişe ediyor. Başta Suudi Arabistan olmak üzere bölge ülkeleri Irak'ın artık kendileri için bir tehdit oluşturmadığını ifade ederken, her alanda ABD ile birlikte hareket eden Türkiye, Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti'nin kurulur endişeyle bu sefer ABD planlarına karşı çıkıyor.

Türkiye-İran-Suriye inisiyatifi

Kasım'daki Kongre seçimlerinden önce Irak'ı vurmak için planlar yapan ABD, harekatı Türkiye, Ürdün, Katar, Umman, S.Arabistan, Kuveyt ve Bahreyn gibi bölge ülkelerini kullanmayı planlıyor. Burada iki kilit ülkenin önemi öne çıkıyor: Türkiye ve Ürdün. Her iki ülke de ABD-İsrail ekseni içinde. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfovitz yarın bu amaçla Türkiye'ye geliyor. Ardından Mark Grossma'ya gelecek. Ancak Ankara, Irak harekatına karşı bölgesel tavır geliştiren ülkeler arasında yer almakla ABD'yi endişelendirdi. Türkiye-İran-Suriye arasındaki yakınlaşma ve üç ülkenin Irak planına karşı cephe almaları ABD'de ciddi rahatsızlık oluşturdu. DSP-MHP ulusalcı cephesi bu açıdan ABD'nin hedefi oldu.

Kıbrıs, AB'ye üyelik müzakereleri ve ABD'nin Irak harekatı Ankara'daki hareketliliğin en önemli sebepleri. DSP-MHP ortaklığı, Kıbrıs ve AB konularında AB'yi Irak konusunda ise ABD'yi rahatsız ediyor. Kıbrıs defterinin kapatılması ve Türkiye'nin ABD'nin Irak'a saldırısına katılması içi'daki mevcut yönetimin tasfiye edilmesi gerekiyor. Yaşanan siyasi depremin özeti bu. Bu aşamada Ankara'da AB taraftarı bir hükümet mi yoksa Amerikancı bir hükümet mi kurulacağı ikinci derecede öncelikli.

Birinci öncelikli hedef, ulusal reflekslerle hem AB'yi hem de ABD'yi rahatsız eden "milliyetçi cephe"nin tasfiye edilmesi. Bundan sonra artık moda haline gelen küresel sermayenin bir çok ülkede benzerlerini kurduğu bir "şirket hükümeti" de Ankara'da kurulacak.


13 Temmuz 2002
Cumartesi
 
İBRAHİM KARAGÜL


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED