|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Gazetelerde pek çok fotoğraf... Birinde Kemal Derviş (ceketli), Hüsamettin Özkan ve İsmail Cem (ikisi de ceketsiz) ile tokalaşıyor; bir diğerinde Cem (ceketsiz) Derviş (ceketli) ile beraber; bir üçüncüsünde Özkan (ceketli), Cem (ceketsiz) ile vedalaşıyor... Bir gazeteci bu üçlünün elinden çıkacak yeni bir parti ve yeni bir hükümeti "Avrupa koalisyonu" olarak niteliyor... Bir başka gazeteci (ilkinden çok daha iyimser!) henüz ortada olmayan siyasi oluşuma biraz daha ileri giderek "bütün Türkiye'nin partisi" sıfatını uygun buluyor... Gazeteciye göre, bundan iyisi can sağlığı! Ekonominin dümeninde Derviş, dışişleri ve siyasetin dümeninde Cem, parti teşkilatı, devlet yapısı ve bürokrasinin dümeninde Özkan. O Özkan ki, "Hem sivil kesimle, hem askerlerle çok iyi ilişkisi var." Aslında gazeteci de işin farkında; bu üç şahsiyetle "bütün Türkiye'nin partisi"nin oluşamayacağının o da farkında... Madem öyle biraz daha adam toplayalım: "Bu tamamen kişisel görüşüm. Mehmet Ali Bayar, İlhan Kesici, Erkan Mumcu, Ertuğrul Günay, hatta Mehmet Ağar gibi isimler de bu oluşum içinde yer almalı." Fena değil, kervan yavaş yavaş düzülmekte... Peki hepsi iyi güzel de, bu "bütün Türkiye'nin partisi"nin yelpazedeki (siyasi olanından söz ediyorum) yeri ne olacak, bu güzellik yelpazenin neresinde duracak? Sağcı Bayar, Mumcu, Özkan ve sağcının sağcısı Ağar ile solcu Günay, Derviş ve Cem yelpazenin aynı alanında nasıl buluşacak? Gazetecinin cevabı hazır: "Böyle geniş bir perspektife, böyle güçlü bir vizyona sadece 'Sol' kelimesi dar gelir." (!) Yani öyle bir "güzellik" ki, "haykırsam seni kelimelere sığmazsın" gibi bir şey (!) Gazetecinin kendisini göstermekte olan bu "bütün Türkiye'nin partisi"ne bu derece iddialı bir misyon yüklerken diğerleri unuttuğunu sanmayın... Aslında onlar da "iyi çocuklar": "Tayyip Erdoğan'ın AKP'sinde çok olumlu gelişmeler var."/Devlet Bahçeli, seçim atağı ile, kararlı ve ilkeli bir siyasetçi olduğunu bir kere daha göstermiştir."/"DYP ve ANAP, merkezde ciddi birer alternatif olmaya devam etmektedir." Çok tuhaf bir siyasi analiz doğrusu... Herkes iyi, herşey yolundaysa yeni oluşuma bu derece umut bağlamak niye? Yok eğer illâki "Özkan da Özkan!" diyorsanız o başka tabii... Hadi gelin gazetecinin umutlarını geçici olarak biz de paylaşalım ve çok taze bir anket sonucundan kalkarak sözü edilen "bütün Türkiye'nin partisi"ne seçmen bulmaya çalışalım: "SONAR" adlı kuruluşun yaptığı anket sonuçlarına göre. Bugün seçim olsa birisi kıyısından olmak üzere sadece üç parti barajı geçebiliyor: AK Parti yüzde 20.55, CHP 17.37, DYP 10.06. Hepsi bu, gerisi sumen altına... Yani diyeceğim, seçmenlerin yarıya yakın bir bölümü zaten çoktan seçimini yapmış durumda. Kimsenin "Ah bir yeni oluşum olsa da onu desteklesek!" diye hayal kurduğu filan yok. Ayrıca unutmayalım ki, geriye kalan yüzde ellinin de "sahibi" var. MHP, ANAP, SP, HADEP başta olmak üzere diğer partiler seçmenlerini serbest mi bıraktılar? Hadi diyelim ki AK Parti'nin ve HADEP'in istikbaline ilişkin bazı senaryolar kimilerinin iştahını kabartıyor. Peki CHP'yi ne yapacağız? Siyasi işlerinden Özkan'ın sorumlu olduğu "sol gösterip sağ vuran" bir partinin CHP seçmenine sempatik gelebileceğini kim söyledi? Görünen o ki, büyük medya Özkan'ı (belki de "kendisine rağmen") ülke yönetiminde söz sahibi yapmaya uğraşıyor. Medyanın bu ısrarının nedenlerini epeyce sezsek de açık olarak bilmiyoruz. Bütün yayınlar Özkan'ın büyük bir "siyasi şahsiyet" haline getirilmesi yönünde. Ama bana sorarsanız, bunca çabaya rağmen bu boş bir hayalden ibaret. Her ülkenin (beğenelim beğenmeyelim) siyasi hayatının ana damarları olduğunu ve bu damarların ortaya (yine beğenelim beğenmeyelim) uzun yıllar sonra pek çok "siyasi şahsiyet" çıkardığını ve nihayet çok büyük "depremler" dışında hiçbir ülkede siyasetin "hızlı çekimi" kabul etmeyeceğini bilmiyor muyuz? Yeri gelmişken şunu da hatırlatayım: Ortaya çıktığında büyük medyanın büyük bir gayretle üzerini kapadığı "Süper Kaynana" skandalının kimilerince "günü geldi" denerek tekrar açılmayacağını kim garanti edebilir? Bir de bakarsınız ki bu kez büyük medya altta kalmış... Hele durun bakalım, acele etmeyin; burası Türkiye, "Osmanlıda oyun bitmez"miş!
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |