|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Çanakkale Lapseki'den Bursa'ya doğru yol alıyoruz. Yol dar. Peşpeşe, Almanya plakalı araçlar gelip geçiyor solumuzdan. Mersedes, BMW, Audi... Bizimse hiç acelemiz yok. Hızla yaklaştığını gördüğümüz her araca yol veriyoruz. Yol kenarındaki 'Trafik canavarı olmayın' levhaları, hızımızı düşürüyor. Manzarayı seyrederek gitmek, hız yapmaktan daha keyifli. Biga'ya gelmek üzereyken, bir virajdan sonra yolun kapandığını, araçların tespih tanesi gibi arka arkaya dizildiğini görüyoruz. Yolun iki tarafına dizilmiş araçların orta yerinde bir kurtarıcı seçilebiliyor. 'Kaza olmuş.' Polisler, olayı kontrol altına almaya çalışıyor. Az sonra yol açılıyor. Almanya plakalı bir mersedes, virajı alamayıp aşağıya uçmuş. Fazla hasar yok göründüğü kadarıyla. Cankurtarana ihtiyaç duyulmamış. Tekrar ilerlemeye başladığımızda, bütün araçlar -kazanın etkisinden olacak- yavaş gidiyor. Önde bir kamyon, otomobiller onun arkasında. Konvoy halinde yol alıyoruz. Kamyon, kendisini lider gibi hissediyor olmalı. Kaza noktasından uzaklaştıkça, hız artıyor. Kamyon birer birer sollanıyor. Araçların aşırı hız yapmaması için, on kilometrede bir kaza görmeleri mi gerekiyor? DENİZİ KIRBAÇLATAN KRAL
Yunanistan'a büyük bir sefer düzenleyen Pers kralı Serhas, milattan önce 480 yılında Çanakkale Boğazı'ndaki Abidos'ta büyük bir ordu topladı. Ordunun toplam iki milyon savaşçıdan oluştuğu kaydedilir. Bu orduya ayrıca İyon, Fenike ve Karyalılar'dan oluşan 1200 kadar irili ufaklı savaş gemisi de katılmıştı. Bu büyük orduyu boğazdan Gelibolu yarımadasına geçirmek için Abidos (Nara Burnu) ile Sestos (Akbaş limanı) arasına büyük bir köprü kurdurdu. Heredot bu köprünün kuruluşunu şöyle anlatır: "Köprünün yapımı bittikten sonra şiddetli bir fırtına koptu. Köprüyü parçaladı ve ne var ne yoksa herşeyi alıp götürdü. Serhas bu felaketi duyunca çok kızdı. Denizin üçyüz kırbaç ile dövülmesini emretti. Ayrıca adamlarını gönderip denizi kızgın demirle dağlattı. Adamlarına, denizi kırbaçlarken şöyle bağırmalarını emretti: - Tuzlu ve acı su, sana hiç dokunmayan efendine zarar verdiğin için bu cezaya çarptırılıyorsun. İzin ver ya da verme, Kral Serhas üstünden geçecek. Kimse sana kurban kesmeyecek. Çamurlu ve acı sularınla buna layıksın!" Çanakkale Boğazı'nı böyle cezalandıran Serhas, ayrıca köprüyü kurmakla görevli olan adamlarının da başlarının kesilmesini emretti. Köprü ikinci kez kuruldu. Bundan sonra Serhas, "Ülkemizi koruyan tanrılara dua edip köprüden geçelim" dedi. Köprünün üzerinde güzel koku veren bitkiler yaktılar, üstünü mersin ağaçlarının dalları ile süslediler... (Mehmet İrdesel, "Gelibolu", Pers Savaşlarında Gelibolu) HATIRA ORMANI
İstanbul'dan Şarköy'e doğru giderken, 'Çıktım Şarköy yoluna, sıra sıra zeytinler...' türküsünü söyleyebilirsiniz. Her ne kadar fazla zeytin ağacı yoksa da, başka ağaçlar var. Sarı sarı açmış çiçekleriyle gündöndü tarlaları, buğday tarlaları... Karşınıza çıkan söğüt, ceviz yahut armut ağaçlarının serin gölgesinde mola vermek, çeşme başında serinlemek mümkün. Şarköy'e yarım saatlik mesafede bir 'Hatıra Ormanı' karşınıza çıkar. Tema Vakfı tarafından oluşturulan orman için bir de tabela dikilmiş. Trakyalı hemşehrilerimiz, tabeladaki 'Hatıra'nın ilk harfini silmiş ve kendi söyleyişlerine uydurmuşlar: "Atıra Ormanı" Gülmeden geçmeyin. VATANSEVER DEVE
Denizli'den Ömer Asal, "deve" muhabbetine katkıda bulunuyor: Deveye sormuşlar "Neden boynun eğri?" diye, "Söylemem" demiş. "Neden?" demişler; "Söylersem borsa düşer, faizler ve döviz yükselir, neme lazım" demiş. PARTİYE İSİM
İsmail Cem, Kemal Derviş, Hüsamettin Özkan üçlüsünün kuracakları yeni partiye hangi ismi vereceklerini tahmin edebilir misiniz? Benim aklıma bazı isimler geliyor ama, hiç biri cazip değil. Aklımdan geçen isimlerden herhangi birisi seçilmiş olsa, barajı bile zor geçer o parti. En iyisi hiç karışmayalım. Daha kurulmadan kötülük etti demesinler. KANAT
Bülent Bey, partiden ayrılanları ak güvercinin kanatları altında toplanmaya çağırıyor. Kaç kişiyi alır bir güvercinin kanatları? İki tane minik kanadı var garibin. Birinin altına Bülent Bey, diğerine değerli zevceleri, tamam. Hepi topu iki kişi. F16 değil ki bu, her kanadının altına yüz kişi sığsın! ŞARTLI İKTİDAR
Tansu Hanım, Saddam'ı devirmek için, başbakanlığı istiyor. Saddam kolay... 57'yi devirmek için ne istersiniz?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |