T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
DSP'de deprem! Erken seçimde; MHP'liler ne desin?

5 gün önce 8/7/2002'de Sayın Ecevit ile Sayın Hüsamettin Özkan görüşmesinden sonra DSP'de deprem yaşandı.

Bunun sonucunda, esasen DSP'den kovulacak duruma düşürülmüş Hüsamettin Özkan ve ekibi denilebilecek Bakanlar ile birlikte şimdilik 35 Milletvekili hemen istifa etti. İstifalar hala devam ediyor. Daha bazı Bakanlar ile, epey Milletvekilinin de istifa edecekleri haberleri kulislerde konuşuluyor. Bütün bunlara rağmen Sayın Ecevit hala gitmemekte direniyor.

Bu son gelişme ile ilgili olarak fazla söze gerek yok.

Sayın Ecevit herşeye rağmen gitmemekte ve Millete çok çektiren Hükümette kalmaya direniyordu.

Bakmayın; Liderler zirvesinde "Hükümetin devamı" kararı almalarına,

Hükümetin kalması ve Sayın Ecevit'in Başbakanlıkta durması artık mümkün değil.

Hükümetin işi bitti. Şimdi; Hükümet fiilen yok. Sanal bir Hükümet var.

Oh be! Millete çok çektiren bu Hükümetten ve Sayın Ecevit'ten kurtuluyoruz.

Bu gelişme olmasaydı da iş bitiyordu; Nasıl mı?

Artık denizin bittiğini görüp, korkunun ecele faydası olmadığını anlayarak ve Milletin, bu koolisyon ile batıştan kurtulmak yolundaki yoğun baskılarına dayanamayarak, geçen hafta sonu MHP lideri Sayın Bahçeli, "3 Kasım'da erken seçime gidelim" diyerek bu Hükümetten kurtuluş kapısını aralamıştı.

Ancak, bu seçimde MHP'nin çok büyük bir handikapı var:

Çünkü; eskiden MHP'liyiz diyenler, şimdi göğüslerini gererek bunu diyemiyorlar. Ne diyebilecekleri de belli değil.

MHP, seçimlerden önce, seçim meydanlarında; Özellikle başörtüsü ve inanç hürriyetleri konusunda diğer bazı partileri (ürkeklikle) suçlayıp, kendilerinin iktidar olduklarında bu sorunları çözeceklerini iddia ederek "Biz (ürkek) değil (erkekiz)" sloganı ile oy istedi. Ancak, erkeklikleri seçim meydanlarında kaldı, iktidara gelince ürkek oldular ve DSP'nin dümen suyuna girdiler.

Bunu içine sindiremeyen MHP'nin tabanındaki samimi kişiler, "Hala MHP'li misiniz? sorusuna, pişmanlık içinde "Hayır biz ülkücüyüz" cevabını veriyorlardı.

Şimdi, "Ülkücüyüz" de diyemeyecekler.

Çünkü; bir hakim, kendisine Gazetemiz Yeni Şafak'ta kendisine "Ülkücü" denilerek hakaret edildiği iddiası ile Gazetemiz aleyhine tazminat davası açmıştı. Mahkeme de birisine "Ülkücü" denilmesini hakaret kabul ederek, tazminata hükmetti.

Mahkeme kararı ile "Ülkücü" olmak çok kötü bir şey ve hakaret kabul edildiğine göre; seçimlerden sonra MHP'li olduklarını söylemeyip, "Biz ülkücüyüz" diyenler; artık ülkücü olduklarını nasıl söyleyebilecekler?

Bu davayı açan hakim kendisi tazminat parasını alacak ama, farkında mı bilmem?

Koskoca bir ülkücü camiayı da mahkeme kararı ile mahkum ettirdi. "Ülkücü" kelimesinin hakaret elfazı olduğunu tescil ettirdi.

Böyle bir gerçeği mahkemenin tesciline vesile olan kişiye tazminat helal olsun!

Sayın Bahçeli hiç Koolisyonda bir şey yapamadı ise de, şimdi erken seçimi telaffuz ederek bu Koalisyondan kurtulmamıza vesile olacaktı. O da olmadı, Ondan evvel DSP ve Sayın Ecevit, kendi kendisini ve Hükümetini ifna etti.


13 Temmuz 2002
Cumartesi
 
OSMAN MÜFTÜOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED