T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Değişim rüzgarı TOBB'da erken esmiş

Ben artık geleceğe "daha bir umutla" bakabiliyorum. Bu ülkenin geleceğinde ve refahında büyük bir payı olacak olan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin yani kısaca TOBB'un "yeni yüzünü" gördükten sonra bu umudum daha da arttı.

Hani sık sık "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diyoruz ya, gerçekten artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Çünkü, "eyyamcılar" gidecek, bu ülkeyi sahiplenenler, yeni heyecanlarla, yeni vizyonlarla dünyanın her yanında boy göstermeye başlayacaklar. İşte bu değişimi TOBB'da gördüm.

TOBB yöneticileri ve üyeleriyle, 4 gün İspanya'nın Madrid ve Toledo kentlerinde birlikteydim. Başkan Rifat Hisarcıklıoğlu, "Türkiye'nin içinde bulunduğu önemli durum" nedeniyle geziye son iki gün katıldı. O gelene kadar başkanlığı, başkan vekili Mehmet Balduk yaptı. Zaten bütün yönetim kurulu üyeleri oradaydılar. Başkan vekili askerlik ve fakülte arkadaşım Halim Mete, muhasip üye ve "fıkra uzmanı" Bülent Koşmaz, (tabi bu görüşüme Halim Mete karşı çıkabilir. O da onun bileceğu şeydir.) yönetim kurulu üyeleri Nail Kalemci, Özcan Tülümen, Hüseyin Üzülmez, benim "yakışıklı ve akıllı" arkadaşım Nejat Koçer, İbrahim Yamak, sık sık beraber olduğum İlhan Parseker ve valiliği bırakarak TOBB'a genel sekreter olan ve "Türkiye için bir şeyler yapmak istiyordum. Vali iken zor oluyordu, şimdi memnunum" diyen genel sekreter Doç. Dr. Yusuf Erbay çok iyi bir "ekip" oluşturmuşlardı.

Gördüğüm kadarıyla TOBB'da herkes TOBB başkanı ve herkes üyesi idi. Çok iyi bir "uyum" vardı. Sürekli olarak birbirleri ile "istişarede" bulunuyorlar ve başkanın açıkladığı görüşün arkasında "tek yürek" olarak bulunuyorlardı. Çünkü daha önce bu konuyu enine boyuna tartışıyorlardı.

Başkan Rifat Hisarcıklıoğlu'nun AB üyeliği konusunda "inançlı ve samimi" olduğunu görmek bana mutluluk verdi. Hatırlarsınız bu köşede "Türkiye ekonomisinin krizden çıkıp büyümeye geçebilmesi için yabancı sermayenin şart olduğunu, çünkü bizde ne özel sektörün, ne de kamu sektörünün yatırım yapabilecek gücünün kalmadığını, yabancı sermayenin de AB üyeliği olmadan asla Türkiye'ye gelmeyeceğini, hatta daha önce gelenlerin de çekip gideceğini" yazmış ve "mutlaka AB üyesi olmalıyız" demiştim.

Aynı şeyi Başkan Hisarcıklıoğlu'nun da söylemesi sevindirici oldu. Hem söylemesi hem de bu üyeliğin sağlanabilmesi için TOBB nezdinde "seferberlik" başlatması olumlu bir yaklaşım. Zaten İspanya'ya da bu yüzden gidildi.

Avrupa Birliği yolu, "zor ve engebeli" bir yol. Bu yolda ilerliyormuş gibi gözüküp "kıvıranlar" da var. Bu yolun sonunda "çıkarları bozulacak" olanların engelleri de var. Bu yol bizi gerçekten "esenliğe" çıkaracak tek yoldur. Hem de her açıdan.

TOBB bu yolda büyük emek veriyor. İspanya'daki toplantıda İspanya Ticaret Odaları Yüksek Konseyi Başkanı Fernandez Norniella, bir süre önce Türkiye'de bir konuşma yapan Bill Clinton gibi konuşuyor ve "Girene kadar zorluk çekeceksiniz ama girdikten sonra çok rahatlayacaksınız" diyor.

Gerçekten de öyle. İspanya özellikle yabancı sermaye konusunda büyük atılım yapmış. Yabancı sermayenin girişini "serbest" bıraktıktan ve bürokratik engelleri kaldırdıktan sonra çok önemli yabancı sermaye girişine sahne olmuş.

AB üyeliği İspanya'ya refah getirmiş. Bizde 2 bin 160 dolar olan Kişi Başına Gayrı Safi Milli Hasıla, onlarda 18 bin dolara kadar yükselmiş. Gerçi özellikle lokantalarda garsonların durumunu görüp, "Bunlar hizmet sektöründe böyle mi ileri gitmişler? Bunlar servis yapmayı bilemiyor" diyoruz ama ne yapalım ki, AB üyeliği onları her geçen gün ileriye götürüyor.

İspanyollar bizim AB üyesi olmamızı gerçekten "yürekten" istiyor. Bunu da açık açık söylüyorlar ve "Gelin bizim deneyimlerimizden yararlanın" diyorlar. AB üyeliğinin kolay olmadığını savunuyorlar ve "Biz Avrupa'nın kapısını uzun süre çaldık. Size söyleyebileceğimiz şu: Çabalarımızın sonucu bize çok olumlu yansıdı. Bugün İspanya dünyanın sekizinci büyük ekonomisi. AB'ye üye olmasaydık bunu, bu kadar sürede başaramazdık." diyorlar.

İspanya seyahati Avrupa Birliği konusunda bana umut verdi. Devam edelim ve "ülkenin makus talihini" yozlaşmış politikacılara karşı kıralım.


20 Temmuz 2002
Cumartesi
 
CAN AKSIN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED