|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Marianne Faithfull'un Harbiye Açıkhava Tiyatrosundaki konserini kaçırsaydım yanardım. 1960'larda rock müziğinin ikonu olan Marianne Faithfull, 1970'lerde Mick Jagger'le yaşadığı fırtınalı aşkın ve uyuşturucuyla geçen zor yılların ardından yıkılmadan 1980'lerde müziğin en büyük geri dönüşümlerinden birini yaşamış bir isim. Yükseliş düşüşlerle örülü bir hayat. O zor yıllarda genç kızlara kötü örnek olan biriydi, kısacası ebeveynlerin kabusu... Adı şeytanla birlikte anılan Faithfull'un yaşamı Jagger'la, Richards'la, Dylan'la, Jones'la, Burroughsíla, Ginsberg'le, Bowie'yle ve daha niceleriyle örülü bir yolculuk... Uzun bir sessizliğin ardından 80'lerin ikinci yarısında dinleyicisinin karşısına farklı bir ses ve farklı bir bakışla yeniden çıktı. Çünkü, yorumundaki o "yakıcı derinlik"le 'As Tears Go By'ı söylüyordu. Yeni şarkılarında, dünyanın dışına kapatılmış bir kadının gözyaşlarının tadı vardı bir bakıma... Ve o şimdi hala bir efsane... Geçen sene bu sahnede Rock müziğinin efsane ismi Nick Cave'in "Stagger Lee"yle başlayıp, hüzünlü bir aşk mektubu olan "Love Better"la "soğuk beyaz bir zarfı" öpüp, bir aşk mektubuna yazılmıştık... Ancak Marianne Faithfull bir başkaydı... O bir "ilham perisi", çığlıklar ve fısıltılar arasında her türlü insani derinliğin ve deliliğin sınırlarında gezindik bütün gece... Şarkı sözlerindeki her kelimeyi, her heceyi, her harfi Marianne'nin yüzünden okuyorsunuz. Şarkılarla trans haline geçerek, yeri göğü deldi adeta. Şarkılar ağırlıklı olarak son albümü Kissin' Time'dan. Biraz fazla sigaradan olsa gerek, tok ve çatlak bir ses. Ballad'larla başlayan rock yolculuğu birdenbire 'Broken English'le çıldırıyor... Keşke hiç bitmese diye yalvardığım bu şiir tadındaki gecede Marianne, 'Slidin' through Life on Charm'larla sıkı rock hayranlarını biz kez daha yıldızlarda uçurdu... Ve John Lennon'ın bestesi Working Class Hero gibi şarkılarla ütopyaların büyülü günlerine götürdü... Kimbilir belki de ütopyalar hep yanıbaşımızda ve bizmle birlikte... Bizi yaşayan bir efsaneyle buluşturduğu için, konserin sponsoru Emirates'e teşekkür etmek gerekiyor. Geçen yıl Nick Cave, bu yıl da Marianne Faithfull... İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı ile ve Emirates'ten seneye yeni bir efsane bekliyoruz. Mesela Tom Waits... Neden olmasın, biz uçuşa hazırız...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |