|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkçemizde "Bulunmaz Hint kumaşı" ve "Bulunmaz Hint kumaşı mısın?" diye iki deyim var. Zamanında, dünyanın en kıymetli kumaşlarının üretildiği Hindistan ile ulaşım zorlukları nedeniyle, coğrafi olarak çok uzaklardaki Hindistan'dan getirilen bu kumaşlar çok zor bulunuyordu. Bunun için de aşırı değer verilen kişi ve eşyaya "Bulunmaz Hint kumaşı"; gereğinden fazla değer verilen eşya ile, kendisini olduğundan fazla göstererek veya öyle kabul ettirerek naza çekenlere de, Dünya'da sadece kendisinin olmadığını, aynı işi yapacak başkalarının ve başka eşyanın da bulunduğunu anlatmak için "Bulunmaz Hint kumaşı mısın?" ve "Bulunmaz Hint kumaşı mı?" denir. Türkiye'de ekonomiyi bilen ve yönetecek hiç kimse yokmuş gibi; Sayın Başbakan Ecevit, ABD'den, adeta Koalisyonun 4. ortağı olarak Sayın Kemal Derviş'i ithal etti geçen haftalarda. Geçen hafta sonlarında Sayın Ecevit'le, yardımcısı Sayın Hüsamettin Özkan arasındaki ihtilaftan sonra bazı bakanlarla, birçok milletvekili DSP'den ve bakanlıktan istifa etti. Sayın Derviş, Sayın Hüsamettin Özkan tarafında yer alarak (11.7.2002)'de bakanlıktan istifa etti. Ancak; istifası daha sonra geri aldırıldı. İstifasını geri aldı ama, ertesi gün 12.7.2002'de; "İstifamı Sayın Cumhurbaşkanı'nın talebi üzerine geldim. İlelebet hükümette kalacak değilim", "Yeni oluşumun henüz üyesi değilim ama, destekliyorum" deyip Hüsamettin Özkan ve ekibine destek verdi. İstifa eden bakanlardan İsmail Cem de, açıklamasında (Hüsamettin Özkan ve Kemal Derviş ile kendisinin yeni oluşum içinde yer aldıklarını) söyledi. Bu nasıl iş ve anlayışsa? Bakanlıkta devam ediyor ve devam ettiriliyor. Bu nasıl iş ve anlayışsa? Bakanı olduğu hükümetin Başbakanına karşı çıkıyor. Sonunda da, hükümet 276'nın altına düşerek TBMM'deki çoğunluğunu kaybetti. Millete çok çektiren Ecevit'ten de, hükümetinden de, Derviş'ten de kurtuluyoruz. Sayın Derviş, ABD'den ithal edilip ekonominin başına getirildiğinde, dolar 900 bin lira idi, şimdi 1 milyon 700 binlerde. O da Sayın Derviş'in benimsediği serbest kur politikasının aksine olarak Merkez Bankası'nın müdahalesi ile... Türkiye -9,4 oranında küçüldü. İç borcumuz 59 katrilyon liraydı, şimdi 125 katrilyon liralara çıktı. Bu dönemde; önemli büyüklükteki 59 bin şirket kapandı. Ekonomimizin perişanlığı, zam ve vergi furyaları ise, apaçık ortada. IMF'den aldığımız krediler; nerede ise, kredi faizlerini bile karşılayamıyor. Bir köşe yazarımızın ifadesi ile; "Kemal Derviş, İMF'den hem de daha yüksek faizle borç almaktan, daha doğrusu -iyi bir tahsilatçı- olmaktan başka başka hangi başarıyı gösterdi?" Sayın Derviş'in nesinden vaz geçilemiyor? "Bulunmaz Hint kumaşlığı" bunun neresinde? Ben anlayamıyorum. Anlayan ve anlatacak varsa, beri gelsin!.. Nerede ise, fısıltı gazetesinde yayılan ve çok üzücü bulduğum, egemenliğimizi zedeleyici "ABD, Derviş'in bakanlıkta kalması karşılığında Türkiye'ye para verecek" dedikodularına inanacağım. Tabii; inanmak istemediğim ve fakat, anlayamadığım bir konu daha var. Bunca olanlara rağmen koalisyon ortaklarının kalmakta direnmelerinin sebebi ne? Bu konudaki fısıltı gazetesindeki dedikodulara da insan inanmak istemiyor ama, bu direniş, "Devleti ve devletin olanaklarını paylaştıkları ve bundan dolayı gitmemekte direndikleri" söylentilerine nerede ise hak verdiriyor. İnsan çıldırıyor. Her ne hal ise; Artık, hükümetin işi bitti. İki haftadır, zaten sanal bir hükümet vardı. Oh be! şimdi o da kalmıyor artık. Millete çok çektiren bu hükümetten ile Sayın Ecevit'ten ve Derviş'ten kurtuluyoruz.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |